İtirazen şikâyet başvurusunun yasal süreyi aşması durumunda başvuru sahibinin hak kaybı yaşaması söz konusu olur mu (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, Aydiz Catering Gıda Temizlik Tekstil Otomotiv Taşımacılık Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin itirazen şikâyet başvurusunu değerlendirirken, başvuru sahibinin iddialarının zamanında yapılmadığını tespit etmiştir. İhaleye ilişkin ilk komisyon kararının 20.12.2023 tarihinde tebliğ edilmesiyle, başvuru sahibinin şikâyete konu hususları farkına varması gerektiği belirlenmiştir. Ancak, başvuru sahibi 26.02.2024 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda […]

→

Aşırı düşük teklif açıklama talebinde önemli teklif bileşenlerinin net belirlenmemesi mevzuata aykırılık teşkil eder mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin aşırı düşük teklif sorgulamasına ilişkin iddialarını değerlendirirken, ihale komisyonunun açıklama talebinin mevzuata uygun olmadığını tespit etmiştir. İlgili yönetmelik ve tebliğ hükümlerine göre, aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin tüm istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Ancak, idarenin […]

→

İhale katılımcılarının TS EN 12368:2015 belgesi ve test raporlarını sunma zorunluluğu teklif değerlendirmesini nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazını değerlendirirken, İdari Şartname’nin 7.5.3.2 maddesinin önemini vurgulamıştır. Bu madde, ihale katılımcılarının 200 ve 300 mm sinyal vericilere ait TS EN 12368:2015 belgesini ve bu belgeye ilişkin güç tüketimi, PF (Power Factor), THD (Total Harmonic Distortion) gibi değerleri içeren test raporlarını sunmalarını zorunlu kılmaktadır. İhaleye katılan isteklilerin bu belgeleri […]

→
onecikan-yargitay

5510 Sayılı Kanun Kapsamında Hizmet Tespiti Davalarında Mahkemenin Delil Toplama Yükümlülüğü ve İşverenin Belge Sunma Sorumluluğu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir ve bu tür davalar, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından kamu düzeni ile ilgili özel bir duyarlılık gerektirmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici hükümleri uyarınca, sigortalı çalışma sürelerinin saptanması için mahkemelerin tarafların sunduğu kanıtlarla yetinmeyip, gerektiğinde kendiliğinden delil toplaması zorunludur. Mahkeme, davacı ile ilgili tüm […]

→

Ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, idari yargıda irtibat ve iltisak incelemesine engel teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan bir davacının itirazını değerlendirirken, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunun, idari yargı mercilerinin irtibat ve iltisak incelemesi yapmasına engel teşkil etmediğine hükmetmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemlerinin iptali için, terör örgütleriyle olan irtibatın somut delillerle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. […]

→

Etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ByLock verilerinin hukuka aykırılığı iddiası, terör örgütü üyeliği tespitinde delil olarak değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Davacı, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanlarının silahlı terör örgütü ile ilgili olmadığını, delil olarak kabul edilen MİT tarafından elde edilen ByLock verilerinin hukuka aykırı […]

→

FETÖ/PDY İltisakı Nedeniyle Kamu Görevinden Çıkarma: Kesinleşmemiş Mahkumiyetin Masumiyet Karinesi Üzerindeki Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Davacı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığını, bu nedenle kamu görevinden çıkarılmasının masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ileri sürdü. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu tespitini […]

→
onecikan-yargitay

İş kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatında kusur oranlarının belirlenmesi ve ispat yükümlülüğünün etkisi üzerine Yargıtay içtihadı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, iş kazası sonucunda vefat eden bir sigortalının ailesinin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, olayda kusur oranlarını belirleyerek, Karayolları Genel Müdürlüğü ve … İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’yi %40, davacı …’ı ise %20 oranında kusurlu bulmuş, bu doğrultuda maddi ve manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye […]

→

Kanuni temsilciliğin sona erdiği tarihten sonraki borçlar için haciz işlemi yapılması hukuka uygun mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, 2013 yılına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına tesis edilen haciz işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, davacının kanuni temsilci sıfatının sona erdiği tarihten sonra yapılandırılan borçlar üzerinden yapılmış olup, haciz işleminin hukuka uygunluğu sorgulanmıştır. İlk Derece Mahkemesi, haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin iptaline yönelik açılan davanın süre aşımından reddedilmesi […]

→

Öğrencilik statüsüne geçiş tarihinden önceki suçlar disiplin cezası gerektirir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, bir öğrencinin yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet almasına rağmen, bu fiilin öğrencilik statüsüne geçişinden önce işlendiğini öne sürerek disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Mahkeme, davacının mahkumiyetine dayanan disiplin cezasının, öğrencilik statüsüne geçiş tarihinden önceki bir eyleme dayandığını belirterek, bu […]

→

Zaman aşımına uğramış vergi borçları için düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, asıl borçlu olan … Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsil edilememesi nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2011 yılına ait özel tüketim vergilerine ilişkin ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle tahsil zaman aşımının […]

→
onecikan-yargitay

Kıymet takdirine itirazların usulüne uygun değerlendirilmemesi ve eksik inceleme ile hüküm tesisinin hukuka aykırılığı. (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, şikayetçi borçlunun kıymet takdirine itiraz davasının usulüne uygun bir şekilde değerlendirilmediği gerekçesiyle ihalelerin feshi talebini incelemektedir. Şikayetçi, icra mahkemesine yaptığı başvuruda, kıymet takdirine itirazlarının birleştirilmesine rağmen, bu itirazların hükme bağlanmadığını ve taşınmazların düşük bedelle ihale edildiğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, şikayetçinin talebini reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, birleşen dosyalar hakkında […]

→

Kesinleşen amme alacaklarına itiraz edilemeyeceği ve ödeme emrinin hukuka uygunluğu bağlamında vergi mükellefiyetinin etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, davacının bandrolsüz sigara bulundurduğu gerekçesiyle re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile ilgili ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini ve bu nedenle kesinleşen amme alacağına itiraz edemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de, katma değer vergisi […]

→

Manevi tazminatın belirlenmesinde davalı idarenin kusur oranının dikkate alınması hakkaniyet gereği midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, davacıların çocuğunun bir motor iskelesinden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, davalı belediyenin hizmet kusurunu ve davacıların yaşadığı acıyı dikkate alarak 200.000 TL talep edilen manevi tazminatın, 50.000 TL olarak belirlenmesine karar vermiştir. Ancak, davacının çocuğunun %40 oranında kusurlu olması nedeniyle bu miktar, her bir davacı için 15.000 TL […]

→

Zaman aşımının dolması nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, 2010 ve 2012 yıllarına ait vadesinde ödenmeyen kamu borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, tahsil zaman aşımının dolduğunu belirterek hukuka aykırılık tespit etmiştir. Asıl borçlu şirketin vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle önceki iptal kararlarının geçerliliğini koruduğu, ancak zaman aşımının dolması nedeniyle yeni düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun […]

→