Babalık izni nedeniyle maaş kesintisinin hukuka aykırılığı ve sözleşmeli aile hekimlerinin izin haklarının Anayasa’ya aykırı yönetmelikle düzenlenememesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başvuranın kullandığı babalık izni nedeniyle maaşından yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 2014 tarihli kararı, sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının izin haklarının yönetmelikle düzenlenemeyeceğini belirterek, bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğunu ortaya koymuştur. Başvuranın talebi doğrultusunda, Aile Hekimliği Kanunu’nun ilgili maddeleri ve Sözleşmeli […]

→

Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarının kesinliği ve idari yargı denetimiyle geri alınmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarının başkan ve üyeler tarafından imzalanarak kesinleştiğini ve bu kararlara karşı idari yargı yolunun dışında bir itiraz yolu bulunmadığını belirterek, davacının “etiğe aykırı davrandığı” yönündeki kararın geri alınması talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Dava, davacının etik ihlali nedeniyle alınan kararın geri alınması isteminin, Kurul gündemine […]

→

Geçici görevle görevlendirilen belediye personeline yapılan harcırah ödemelerinin mevzuata uygunluğu ve kamu zararı iddialarının değerlendirilmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, geçici görevle memuriyet mahalli dışına görevlendirilen belediye personeline yapılan harcırah ödemeleri incelenmiştir. 6245 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince, ikamet veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil masraflarının ödenebileceği belirtilmiş, bu ödemenin yalnızca görevlendirmenin ilk ve son günleri için geçerli olduğu vurgulanmıştır. Ancak, taşınan malzemelerin resmi vazife için gerekli olduğu […]

→

İlk atama işlemi yürürlükteyken yapılan ikinci atamanın hukuki dayanağının kalmaması nedeniyle iptali ve davanın kabulü kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının (mülga) Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde il müdür yardımcısı olarak görevden alınarak araştırmacı unvanıyla atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk atama işleminin hukuki dayanağının kalmadığına hükmetmiştir. Dava sürecinde, davacının öğretmen olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından bozulduğu ve bu bozma kararının […]

→

Eş durumu mazeretiyle naklen atanma talebinin, kadro durumu ve idarenin hizmet ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, eş durumu mazeretiyle yapılan naklen atanma başvurusunun hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, eşinin astım hastalığı nedeniyle farklı bir ilde atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Mahkeme, eş durumu özrüne dayalı başvurunun, ilgili mevzuat çerçevesinde, davacının ve eşinin kadro durumları ile idarenin hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, […]

→

Zabıta müdürü kadrosuna sınavsız atamanın 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Balıkesir İdare Mahkemesi’nin zabıta müdürü kadrosuna atanma işleminin iptali yönündeki kararını onayladı. Dava, davacının zabıta müdürü kadrosuna atanmasının 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporu ile mevzuata uygun bulunmaması gerekçesiyle açılmıştı. İdare Mahkemesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde belirtilen atama şartlarının ihlal edildiğini belirterek, davacının zabıta müdürü kadrosuna atanma şartlarını […]

→

CİMER başvurularında yetkili kişinin kimlik bilgilerinin paylaşılması bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın CİMER aracılığıyla yapılan başvurularda yetkili kişinin kimlik bilgilerinin paylaşılmasını talep etmesi üzerine, bu talebin hukuki dayanakları ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bilgi edinme hakkı, bireylerin idareden bilgi alabilme yetkisini güvence altına alırken, aynı zamanda idareye bilgi verme yükümlülüğü getirmektedir. Ancak, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği gibi hakların da göz önünde bulundurulması […]

→

Başarısızlık sonrası muafiyet sınavı başarısı, bursun öğrenim kredisine dönüşümünü engelleyebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, bursunun başarısızlık gerekçesiyle öğrenim kredisine çevrilmesine itiraz ederek, bursun devamını ve oluşan borcun silinmesini talep etmiştir. İdare, başarısızlık sonrası elde edilen başarıların durumu değiştirmeyeceğini savunmuştur. Ancak, başvuranın 2018-2019 eğitim yılında yapılan muafiyet sınavında başarılı olduğu ve bu başarıyla bir üst sınıfa geçtiği tespit edilmiştir. Uyuşmazlık, başarısızlık durumunun sonraki dönemlerdeki başarılarla telafi edilip edilemeyeceği […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları ve güvenlik durumları dikkate alınarak nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Elazığ 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta olup, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin 5275 sayılı Kanun, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması ve aile bağlarının sürdürülmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Ancak, mevcut mevzuat, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesine yönelik emredici […]

→

Danıştay’ın ihale şartnamesine aykırılık nedeniyle tahliye işleminin adli yargıya bırakılması ve idari yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacı şirketin 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca yapılan ihaleye ilişkin özel şartnamenin hükümlerine aykırı davrandığını belirlemiştir. Bu durum, kira süresi dolmadan 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi gereğince tahliye talebini gündeme getirmiştir. Ancak, kira sözleşmesinin feshedilmediği ve davacının ihale şartlarına uymadığı için tahliye işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme, davacının ihale […]

→

Danıştay’ın ihale şartnamesine aykırılık nedeniyle tahliye işleminin adli yargıya bırakılması ve idari yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı şirketin 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca yapılan ihaleye ilişkin özel şartnamenin hükümlerine aykırı davrandığını tespit etmiştir. Bu durum, kira süresi dolmadan 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca tahliye talebine yol açmıştır. Ancak, kira sözleşmesinin feshedilmediği ve davacının ihale şartlarına uymadığı gerekçesiyle, tahliye işleminin adli yargı tarafından değerlendirilmesi gerektiğine karar […]

→

Ferî müdahilin asıl tarafın iradesine bağlı olarak temyiz talebinde bulunmasının hukuki geçerliliği ve adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ferî müdahillik kavramının adil yargılanma hakkı bağlamında önemine vurgu yaparak, bu mekanizmanın etkili bir şekilde uygulanmasının gerekliliğini belirtmiştir. Ferî müdahil, davanın doğrudan tarafı olmamakla birlikte, yanında katıldığı tarafın menfaatlerini koruma amacı taşır. Ancak, asıl tarafın yargılamayı sürdürmeme iradesine rağmen ferî müdahilin davayı devam ettirmesi hukuken mümkün değildir. Bu durum, adil yargılanma […]

→

Ruhsat yenileme sürecinin tamamlanmaması nedeniyle işyeri kapatma ve para cezası işlemlerinin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği gerekçesiyle işyerinin kapatılmasına ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlgili mevzuata göre, işletmecinin değişmesi durumunda yeni işletmeci adına ruhsat düzenlenmesi için gerekli başvurunun süresi içinde yapılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı şirketin ruhsat yenileme başvurusunun yapılmasına rağmen, gerekli işlemlerin tamamlanmadığı ve denetimlerde eksikliklerin […]

→

Tahliye işleminin 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca hukuka uygunluğu ve kira sözleşmesinin etkisi üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir İli, Bornova İlçesi’ndeki bir işyerinin tahliyesine ilişkin işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararını değerlendirmiştir. Dava, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca yapılan tahliye işleminin hukuka uygun olup olmadığını sorgulamaktadır. İdare Mahkemesi, kira sözleşmesinin 01/01/2000 tarihinde yapıldığını ve bu sözleşmede 2886 sayılı Kanuna atıf yapılmadığını belirterek, tahliyenin ancak özel […]

→

Ruhsatsız Faaliyet ve İşyeri Kapatma: 1608 Sayılı Kanun’un Uygulanabilirliği Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Ankara’nın Keçiören ilçesinde ruhsat olmadan besi hayvanı yetiştiriciliği yaptığı gerekçesiyle faaliyetten men edilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulmuştur. 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işyerlerinin kapatılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği tespit edilen işyerinin kapatılmasına yönelik işlemin iptalini […]

→