onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre ve delil sunma yükümlülüğünün incelenmesi ile eksik araştırmanın usul ve yasaya aykırılığına ilişkin hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 1989-2010 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ederek sigorta başlangıç tarihinin tespitini istemesi üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay, bu kararın yanılgılı bir değerlendirmeye dayandığını belirterek, davacının iddialarını somutlaştırması ve 1989-2010 tarihleri arasında başka işyerlerinden bildirimi bulunduğu için bu çalışmaların davalı şirketle ilişkisini […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği için makul süre içinde takip edilmemesi, talebin reddine neden olur mu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğu tarihin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 26.07.2019 tarihli borçlanma talebinin geçerli olduğunu savunurken, davalı Kurum, süresinde tamamlanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, davacının borçlanma talebinin geçerli olmadığını, zira makul süre içinde takip edilmediğini […]

→
onecikan-yargitay

Sendika üyeliği tespiti için dava açma yetkisi, hukuki yarar kavramı çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, kamu görevlisi olan bir dekanın sendika üyeliği hakkının tespiti üzerinedir. Davacı sendika, müvekkilinin sendika üyeliğinin kabul edilmesi gerektiğini savunurken, davalı rektörlük, dekanın sendika üyesi olamayacağını belirterek üyelik başvurusunu reddetmiştir. İlk derece mahkemesi, sendika üyeliğinin kabul edildiği yönünde bir karar vermiş, ancak davacı sendikanın bu davayı açamayacağına hükmetmiştir. Yargıtay, hukuki yarar kavramını değerlendirerek, sendikanın […]

→

FETÖ ile irtibat iddiasıyla meslekten çıkarılan yargı mensubunun savunma hakkının ihlali ve yeterli delil bulunmaması nedeniyle Danıştay kararıyla reddi. (Danıştay)

ÖZET: Dava, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca, FETÖ ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan bir yargı mensubunun, bu karara itirazı üzerine açılmıştır. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, bağımsız ve tarafsız bir yargı mensubu olarak görev yaptığını, FETÖ ile irtibatının bulunmadığını ve bu durumu destekleyen tanıkların […]

→

İmar planı değişikliğinde sosyal donatı ve otopark alanı yetersizliği, hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Konya İli, Meram İlçesi’nde bulunan parsellerin 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, yapılan bilirkişi incelemesi ve keşif sonucunda, mevcut imar planlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne uygun olduğunu belirtmiş, ancak sosyal donatı alanlarının yetersizliği ve otopark ihtiyacının karşılanmadığı gibi önemli aykırılıkların bulunduğunu tespit etmiştir. Bu durum, imar […]

→

Rödövans sözleşmesinin maden sicil kayıtlarına şerh edilmesi talebinin reddi, idarenin takdir yetkisini kamu yararı gözeterek kullanma yükümlülüğünü ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, maden ruhsatı ile ilgili rödövans sözleşmesinin sicil kayıtlarına şerh edilmesi talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, rödövans sözleşmesinin maden sicil kayıtlarına şerh edilmesi talebinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığını araştırmadan yapılan reddin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptal kararı vermiştir. Bölge […]

→

Maden ruhsatı talebinin reddinde Genelge ile yetki devrinin hukuken geçerli olup olmadığı ve gerekçelerin yeterliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, IV. Grup saha için arama ruhsat talebinin reddine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu kararını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, işlemin sebep unsurlarının yeterince açıklanmadığını ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na aykırı olarak, Genelge ile yetki devrinin mümkün olmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle, davalı idarenin ruhsat talebini reddetme gerekçesinin yetersiz olduğu sonucuna […]

→
onecikan-yargitay

Kapalı faturanın borcun ödendiğine dair karine teşkil etmesi, ispat yükünün davacıda olması durumunda nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı yüklenici ile davalı belediye arasında akdedilen iki ayrı ihale sözleşmesine dayanan alacak davası incelenmiştir. Davacı, sözleşmelere ilişkin düzenlediği kapalı faturaların ödenmediği gerekçesiyle icra takibi başlatmış, ancak davalı itirazda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ve kapalı faturanın bedelin ödendiğine dair karine teşkil ettiğini belirterek […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hakedişlerde cep harçlıkları için yapılan kesintilerin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hakedişlerden yapılan kesintilerin hukuka uygunluğu incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, SGK prim ödemelerinin İŞKUR tarafından karşılandığı ve bu nedenle kesintilerin yerinde olduğu sonucuna varmış, ancak cep harçlıkları için yapılan kesintinin haksız olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacı yüklenicinin işçilerine ödenen cep harçlıklarının hak edişlerden kesilmesinin uygun olmadığını belirtmiştir. Ankara Bölge […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davalarında mahkemenin delil toplama yükümlülüğü ve eksik inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu ortaya çıkan hukuki sorunlar (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Mucur Belediyesi bünyesinde 29.11.2011-26.01.2015 tarihleri arasında çalıştığına dair hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davacının belirttiği tarihlerde çalıştığını kısmen kabul etmiş, ancak eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar vermiştir. Kamu kurumlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi esastır; dolayısıyla davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmaları yeterince araştırılmamıştır. Hizmet tespit davaları, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından kamu […]

→
onecikan-yargitay

İmar kirliliğine neden olma suçunda temyiz hakkının sınırları ve 2863 sayılı Kanun’un özel norm niteliğinin etkisi nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesi gereğince temyiz edilemeyeceğine karar vermiştir. Hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar, temyiz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin iade edilmiştir. Bu durum, sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün de temyiz edilemeyeceğini ortaya koymaktadır. […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin zamanında takip edilmemesi, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde geçersizlik sebebi midir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği konusunda önemli bir karara imza atmıştır. Uyuşmazlık, davacıların 29.07.2019 tarihinde yaptıkları borçlanma talebinin geçerli olup olmadığını belirlemeye yöneliktir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, davacıların borçlanma talebini zamanında takip etmemeleri nedeniyle, talebin geçersiz […]

→

Vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının ayrı kesilmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının 2018 yılına ait yasal defter ve belgelerini süresi içinde ibraz etmemesi nedeniyle re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Vergi Mahkemesi, davacının belgeleri sunmaması nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının geçerli olduğunu, ancak aynı fiil nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı […]

→

Maden Kanunu’na aykırı beyan nedeniyle uygulanan ceza tutarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmaması nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin 2013 yılında 31.460 ton linyit sevkiyatını idareye beyan etmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezalarını incelemiştir. Maden Kanunu’nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca maktu 62.743,00 TL ve 12. maddenin 4. fıkrası uyarınca nisbi 327.561,52 TL olmak üzere toplam 390.304,52 TL ceza verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, maktu cezanın hukuka […]

→

Tutanaklarda kabahat bilgileri eksikse, idarenin trafikten men işlemi hukuken geçerli sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının izinsiz olarak servis taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının araçla belediye sınırları içinde ruhsat olmaksızın faaliyet gösterdiğini, bu durumun denetim sırasında kaydedilen video ile kanıtlandığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, düzenlenen tutanakta “men nedeninin” belirtilmemesi ve harici bir […]

→