Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları sonrası Aile Araştırma Kurumu ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü işlemlerinin hukuki geçerliliği ve yeni düzenleme gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 1. Dairesi, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı ve Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü’nün hukuki varlıklarının devam edip etmediği ve bu kurumlarca yapılan işlemlerin hukuki geçerliliği konusundaki duraksamayı gidermek amacıyla inceleme yapmıştır. 514 ve 536 sayılı KHK’lerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, bu kurumların hukuki varlıklarının sona erdiğini ortaya koymuştur. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye […]

→

Başörtülü fotoğrafların basın kartlarında kullanılmasının laiklik ve eşitlik ilkelerine aykırılığı nedeniyle kabul edilmemesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, basın-yayın mensubu kadınların sarı basın kartlarında başörtülü (türbanlı) fotoğraflarının kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bir değerlendirme yapmıştır. Basın Kartları Yönetmeliği uyarınca, basın kartı sahipleri çeşitli ayrıcalıklara sahip olup, bu kartlar kimlik belgesi olarak kullanılmaktadır. Ancak, başörtülü fotoğrafların kullanımıyla ilgili olarak Yönetmelikte bir düzenleme bulunmamaktadır. Danıştay, bu durumun Anayasa’nın laiklik ve eşitlik ilkelerine aykırı olabileceği sonucuna […]

→

Hazineye ödenecek %15 payın hesaplanmasında brüt gelir tanımına KDV ve diğer ücretlerin dahil edilmesi gerektiği kararlaştırıldı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Ulaştırma Bakanlığı ile mobil iletişim şirketleri arasında imzalanan imtiyaz sözleşmelerinin 8. maddesi uyarınca Hazineye ödenecek %15 payın hesaplanmasında brüt gelir tanımının kapsamını belirlemiştir. Sözleşmelerde brüt gelir, her türlü vergi, resim, harç ve fonlar dahil olmak üzere tesis ücretleri, aylık sabit ücretler ve haberleşme ücretlerini kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. Bu bağlamda, katma değer vergisi (KDV), […]

→

Kıyı kenar çizgisi tespitinde 3621 sayılı Kanun’un önceki mevzuat hükümlerini geçersiz kılmadığı ve hukuki belirsizliklerin giderilmesi gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte önceki mevzuat hükümlerine dayanarak belirlenen kıyı kenar çizgisinin geçersiz olduğuna dair Yargıtay kararlarının varlığına rağmen, 3621 sayılı Kanun’da böyle bir geçersizlik hükmü bulunmadığını belirtmiştir. Bu durum, hukuki belirsizlikler ve farklı uygulamaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Danıştay, bu belirsizliklerin giderilmesi için İstişari görüş talep edilmesine karar vermiştir. […]

→

Yarış ikramiyelerinin hesaplanmasında önceki yıl gelirinin esas alınması ve fazla gelirin Tarım Bakanlığı fonuna yatırılması gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 6132 Sayılı At Yarışları Hakkında Kanun’un 3. ve Ek 1. maddelerine dayanarak, yarış ikramiyelerinin hesaplanma şekli üzerine bir değerlendirme yapmıştır. Karara göre, yarış ikramiyeleri, bir önceki takvim yılında elde edilen gayri safi yarış gelirinin toplamı üzerinden %40 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanmalıdır. Ayrıca, cari yıl yarış gelirinin bir önceki yıl yarış gelirinden fazla […]

→

Etibank’ın holding olarak yapılandırılması ve bor tuzu sahalarını işletmesinin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Etibank Genel Müdürlüğü’nün yeniden yapılandırılması ve bağlı ortaklık olarak kurulan … A.Ş.’nin bor tuzu sahalarını işletme yetkisi konusunda hukuki bir değerlendirme yapmıştır. 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi gereğince, iktisadi devlet teşekküllerinin anonim şirket şeklinde kurulması mümkün değildir. Bu durum, Etibank’ın holding olarak yapılandırılmasının hukuka aykırı olduğunu ortaya […]

→

657 sayılı Kanun’a göre kamu personeline ödenecek ikramiyelerde aylık tanımı dışındaki unsurların dikkate alınmaması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bazı büyükşehir belediye başkanlıklarına bağlı kuruluşlarda çalışan personele ödenen ikramiyelerin hesaplanmasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylık tanımının dışında kalan diğer ödeme unsurlarının dikkate alınıp alınmayacağı konusundaki duraksamayı incelemiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, ikramiyelerin hesaplanmasında yalnızca 657 sayılı Kanun kapsamında tanımlanan aylık tutarlarının esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. 657 sayılı […]

→

İlköğretim okullarında görevli öğretmenlerin 4357 sayılı Kanun kapsamında Sandığa üye olma zorunluluğu bulunmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtilen İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığına üye olma şartlarını değerlendirirken, 4306 sayılı Kanun ile ilkokul ve ortaokul kurumlarının birleştirilip ilköğretim kurumu haline getirilmesi nedeniyle ortaya çıkan belirsizlikleri ele almıştır. Bu değişiklik, ilkokul öğretmenliği unvanının kaldırılmasına ve dolayısıyla ilköğretim kurumlarında görevli tüm öğretmenlerin Sandığa üye olma durumunun […]

→

Siyanür liçi yöntemiyle altın madeni işletilmesine izin veren işlemin kamu yararına uygun olmadığı ve çevresel risklerin dikkate alınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, çevre sağlığı ve insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle siyanür liçi yöntemi ile altın madeni işletilmesine izin veren Çevre Bakanlığı işleminin kamu yararına uygun olmadığını belirlemiştir. İlgili mahkeme, siyanürün çevre ve insan sağlığı üzerindeki risklerini değerlendirerek, bu yöntemin uygulanmasının ciddi tehditler oluşturduğunu vurgulamıştır. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları ve bilirkişi görüşleri ışığında, bu […]

→

Sulh yoluyla anlaşmanın hukuka uygunluğu ve belediye hizmetleri açısından uygunluğu nedeniyle Valilik onamama işleminin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 70. maddesinin 13. fıkrası uyarınca, aşevi ve sosyal tesis inşaatında keşif bedelinin %30’unu aşan işlerin sulh yoluyla ödenmesine dair Belediye Meclisi’nin kararının Valilik tarafından onanmamasını incelemiştir. İtiraz, Valilik onayının alınmaması üzerine yapılmış olup, 1580 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince Danıştay’a başvuru hakkı doğmuştur. Danıştay, sulh yoluyla anlaşma sağlanmasının, yargılama […]

→

Belediye meclisinin parselasyon iptali kararı ve imar uygulamalarında belediye encümeninin yetkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. ve 19. maddeleri çerçevesinde, imar uygulamalarının yetkili organ olan belediye encümeni tarafından yapılması gerektiğine hükmetmiştir. İlgili mevzuata göre, imar hududu içindeki arsa ve arazilerin yeniden düzenlenmesi, belediye meclisinin yetkisi dışında kalmaktadır. Bu bağlamda, 2.11.1998 tarihli ve 179 sayılı Belediye Meclisi kararı, hukuka aykırı olarak belediye encümeninin onayladığı parselasyon […]

→

Yap-işlet-devret modeli kapsamında köprü gelirlerinin yüklenici firmalara finansman desteği olarak tahsis edilemeyeceği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul-Bursa-İzmir otoyolunun Orhangazi-Bursa-İzmir kesiminin yapımında, yüklenici firmalara İstanbul boğaz köprüleri gelirlerinin finansman desteği olarak tahsis edilip edilemeyeceği konusunda bir duraksama yaşandığını belirtmiştir. Yap-işlet-devret modeli, 3996 sayılı Kanun çerçevesinde, yüksek mali kaynak gerektiren projelerin gerçekleştirilmesi için geliştirilmiş bir finansman modelidir. Bu modelde, yatırım bedeli, hizmetten yararlananlar tarafından ödenmesi öngörülmektedir. Danıştay, 3996 sayılı Kanun’un 6. […]

→

Maden işletme döneminde özel mülkiyete konu taşınmazlarda irtifak ve intifa hakkı tesisinin Anayasa’ya aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 46. maddesinin kamulaştırma ile ilgili son fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde maden işletme döneminde irtifak ve/veya intifa hakkı tesisinin mümkün olup olmadığını değerlendirmiştir. Maden Kanunu’nun ilgili maddesi, arama ve ön işletme dönemlerinde ruhsat sahibinin, mülkiyet sahibinin rızası olmaksızın irtifak veya intifa hakkı […]

→

Mücavir alan içindeki köylere 3202 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, belediye mücavir alanları içinde kalan köylerin tüzel kişiliklerini kaybetmeyen ve 442 sayılı Köy Kanununa tabi hak ve yükümlülükleri devam eden köylere, 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetlerin hangi kurum tarafından götürüleceği konusundaki duraksamayı incelemiştir. Bu çerçevede, mücavir alan sınırları içinde kalan köylerin, yalnızca imar mevzuatı bakımından […]

→

Danıştay, T.R.T.’den devredilen personelin emeklilik ek göstergelerinde 5434 sayılı Kanunun ek 67. maddesinin uygulanmasına karar verdi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda çalışmakta iken 3517 sayılı Kanunla Posta İdaresi Genel Müdürlüğüne geçen ve bu Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında 4000 sayılı Kanunla Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye devredilen personelin emekliliklerinde uygulanacak ek göstergeler hakkında bir karar vermiştir. 5434 sayılı Kanunun ek 67. maddesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve T.C. Emekli Sandığı […]

→