onecikan-yargitay

Tanık beyanlarıyla hizmet tespiti davasında delil yetersizliği, hak düşürücü süre ve eksik inceleme nedenleriyle kararın bozulmasını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.12.1993 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını ve bu çalışmanın Kuruma bildirilmediğini iddia etmesi üzerine açılan hizmet tespiti davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının tanık beyanlarına dayanarak davasını kabul etmiş, ancak davalı taraf ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve tanık beyanlarının yeterli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davasında işverenin belge sunma yükümlülüğünün geç sürede yerine getirilmesi, davanın kabul edilmesine engel teşkil eder mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespiti davasında davacının 15.12.1993 – 01.01.1995 tarihleri arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalıştığını iddia etmesi üzerine şekillenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığı döneme ait belgelerin eksikliği ve işyeri kayıtlarının zayi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı taraf ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını ve tanık […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro tespitine itirazda zilyetlikle kazanım koşullarının eksik araştırma ile değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kadastro tespitine itiraz davasında, davacı tarafından Hazine adına tescil edilen taşınmazların iptali ve kendi adına tescili talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının zilyetlikle kazanım iddiasını kanıtlayamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, eksik araştırma ve inceleme nedeniyle kararı bozmuş, yeniden yargılama yapılmasını istemiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, bazı taşınmazların uzun yıllar davacı […]

→
onecikan-yargitay

Taşınmazların Kadastro Tespitinde Zilyetlik Koşullarının İncelenmesi Yeterli Bilgi Sağlar mı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Sivas ili Divriği ilçesinde bulunan taşınmazların kadastro tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacılar, miras yoluyla gelen haklara dayanarak taşınmazların kendilerine tescilini istemiş, ancak mahkeme, taşınmazların uzun yıllardır ekilip biçilmediği ve meraya özgü bitki yapısına sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, mahkeme kararını onarken, zilyetlik koşullarının 1989 tarihine kadar […]

→

Teminat alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuki dayanağının iptali ve Anayasa Mahkemesi kararının yargılamada dikkate alınması değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi uyarınca istenilen teminat alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali talebini değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 22/03/2023 tarihli kararıyla, anılan maddenin bazı hükümleri iptal edilmiştir. Bu iptal kararı, teminat istenilmesine ilişkin hukuki dayanağın kalmadığını ortaya koyarak, davacı şirketin teminat talebinin hukuka aykırı olduğunu belirlemiştir. […]

→

Maden işletme ruhsatı süresinin uzatılması talebinin reddinde idarenin somut gerekçe sunma yükümlülüğü var mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maden işletme ruhsatının süresinin uzatılması talebinin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacı tarafından yapılan temdit başvurusunun mevzuat gerekliliklerini yerine getirip getirmediğinin denetlenmediğini ve idarenin takdir yetkisinin objektif kriterlere dayanarak kullanılmadığını belirterek işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, ilk mahkeme […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davalarında işe giriş bildirgesi ve tanık beyanlarının delil niteliği ne ölçüde etkilidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.12.1993 – 14.01.1995 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti ile ilgilidir. Davacı, bu tarihler arasında çalıştığı dönemin emeklilik maaşında eksikliğe yol açtığını belirterek hizmet tespiti talep etmiştir. Davalı şirket ve SGK, hak düşürücü sürenin dolduğunu ve davanın tanık beyanlarıyla ispat edilemeyeceğini savunmuşlardır. Ancak, mahkeme, işe giriş bildirgesi ve tanık beyanları gibi delillerle davacının o […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro çalışmaları sırasında taşınmaz yüzölçümündeki eksikliklerin tespiti ve tapu kayıtlarının iptali için taraf teşkilinin sağlanması zorunlu mudur (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro çalışmaları sonucunda ortaya çıkan tapu uyuşmazlıklarına ilişkin bir davayı ele almaktadır. Davacı, uygulama kadastrosu sırasında kendi taşınmazlarının yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin davalıya ait komşu taşınmazlardan kaynaklandığını iddia ederek, tapu kayıtlarının iptali ve taşınmazlarının tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermiştir. Bölge Adliye […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro tespitine itirazda zilyetlik koşullarının sağlanmaması, taşınmazın tescilini nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın tescili ve zilyetlik iddiaları üzerine yapılan yargılama sürecini ele almaktadır. Davacı, Antalya ili Kepez ilçesindeki 29704 ada 16 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını ve üzerinde muhdesatlar bulunduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın Hazine adına tespitinin uygun […]

→
onecikan-yargitay

Ceza mahkemesinde devam eden ihaleye fesat karıştırma iddialarının hukuk davasındaki etkisi nedir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yükleniciye fazla ödenen kaçak bildirim bedelinin tahsili talebiyle açılan asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararı incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinde, ceza mahkemesinde devam eden ihaleye fesat karıştırma ve dolandırıcılık iddialarının bulunduğu bir dava olduğu ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği […]

→
onecikan-yargitay

Gider avansının yatırılmaması durumunda davacının delil ikamesinden vazgeçmiş sayılması, alacak talebinin incelenmesini nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir taşeronun yükleniciye karşı alacak talebinin incelendiği bir davada, gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunu ele almaktadır. Davacı, yüklenicinin iş bedelini ödemediğini iddia ederken, davalı taraf ise davacının işin süresinde tamamlanmadığını ve alacak talebinin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının gider avansını yatırmaması nedeniyle davayı […]

→

Elektronik tebligatın hukuki geçerliliği ve mükellefiyetin sona ermesi durumundaki tebligat usullerinin değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Turbo Dış Tic. Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davayı incelemiştir. Asıl borçlu şirketin mükellefiyeti 30/09/2020 tarihinde re’sen terk edilmiş olmasına rağmen, 25/01/2022 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilen ödeme emrinin usulüne uygun olmadığına karar verilmiştir. Vergi Usul Kanunu’nun 101. maddesi gereğince, mükellefiyetin sona ermesi […]

→

Kayıt Dışı Üretim ve Satış Tespitinde Fire Oranı Uygulaması: İlk Derece Mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesi Arasındaki Çelişki ve Temyiz Sürecinin Sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacı şirketin kayıt dışı ürettiği sigaraların satışından elde edilen kazancın beyan dışı bırakıldığı ve özel tüketim vergisi beyannamelerinde asgari maktu vergi oranının hatalı uygulandığı iddialarıyla karşı karşıya kalınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin üretim verileri ile resmi veriler arasındaki tutarsızlıkları değerlendirerek, kayıtdışı üretim ve satış tespitleri yapmıştır. Mahkeme, davacı şirketin beyan ettiği […]

→

Disiplin cezası uygulanmadan önce savunma hakkının tanınmaması, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca savunma hakkının tanınmadığı durumlarda disiplin cezası verilemeyeceğine dikkat çekmiştir. Dava, Köy Korucuları Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri çerçevesinde, davacının göreve gitmemesi nedeniyle disiplin cezası uygulanması üzerine kurulmuştur. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve sonrasında yürürlüğe giren […]

→

Disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınmaması, güvenlik korucusunun görevine son verme işlemini hukuken geçersiz kılar mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli, Kağızman İlçesi’nde görev yapan bir güvenlik korucusunun, Köy Korucuları Yönetmeliği’ne dayanarak göreve gitmediği gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca, disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınması gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu işlem, Anayasa Mahkemesi’nin 442 sayılı Köy Kanunu’nun ek 18. maddesini iptal etmesiyle hukuki dayanaktan […]

→