onecikan-yargitay

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için gerekli ödemelerin yapılmaması, sahte belge düzenleme suçunun cezasını etkiler mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın defter ve belgeleri ibraz etmemesi ve sahte belge düzenlemesi nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından cezalandırılması üzerine yapılan itirazın değerlendirilmesi ele alınmıştır. Sanık, 7394 sayılı Kanun kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için gerekli ödemeleri yapmadığı için uyarlama yargılaması talebi reddedilmiştir. Ancak, sanığın sahte belge düzenleme suçundan aldığı ceza, […]

→
onecikan-yargitay

Zincirleme suçların değerlendirilmesinde duruşma açılmadan yapılan incelemenin hukuka aykırılığı ve lehe hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yapılan değişikliklerin zincirleme suçlar açısından değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu düzenleme, birden fazla takvim yılı içinde işlenen suçların, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi çerçevesinde zincirleme suç olarak ele alınmasını öngörmektedir. Ancak, Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşma […]

→
onecikan-yargitay

Asıl işverenin alt işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu, toplu iş sözleşmesi çerçevesinde nasıl belirlenir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Yüksek Hakem Kurulu tarafından belirlenen toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili talebi üzerine, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sorumluluk ilişkisi çerçevesinde şekillenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğunu belirterek, davalıların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına hükmetmiştir. Mahkeme, alt işverenin yetkilendirilmesine […]

→
onecikan-yargitay

Taşınmazın Orman Sınırlandırması Dışında Kalması Gerektiği İddiasının Yargıtay Tarafından Değerlendirilmesi Nasıl Olmuştur (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kadastro tespitine itiraz, tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, davacıların taşınmazının orman sınırlandırması dışında kalması gerektiği hususu ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın geçmişinin orman olmadığını, davacıların tapu kayıtlarının resmi belgelerle uyumlu olduğunu ve yapılan keşiflerde taşınmazın sınırlarının tespit edildiğini belirterek asıl davayı kabul etmiş, karşı davayı ise […]

→
onecikan-yargitay

Muvazaalı İlişki İddialarının Geçerliliği: Alt İşveren ile Davacı Arasındaki Alacak Taleplerinin Reddedilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davalı ile alt işveren arasındaki ilişkinin hukuka uygun olup olmadığı ve bu durumun davacının alacak haklarını etkileyip etkilemediği üzerine yoğunlaşmaktadır. Davacı, muvazaalı bir ilişki olduğunu iddia ederek geçmişe dönük alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, davacının alt işveren çalışanı olduğunu ve muvazaa iddialarının geçersiz olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının işçi statüsünde olduğuna […]

→
onecikan-yargitay

Tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazların orman vasfında olup olmadığının eksik araştırma ile değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının istinaf başvuruları ile kaldırılması ve yeni bir hüküm kurulması üzerine odaklanmaktadır. Davacı … İdaresi, Artvin ili … ilçesi … Köyü’ndeki taşınmazların orman vasfında olduğunu ve bu nedenle davalılar adına tespit ve tescil edilen tapu kayıtlarının iptal edilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren ve Alt İşveren Arasındaki Sorumluluk İlişkisi: Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan İşçilik Alacaklarının Ödenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, işçilik alacakları konusunda asıl işveren ve alt işveren arasındaki sorumluluk ilişkisini incelemektedir. Davacı, alt işveren olan … Şirketi nezdinde çalışmakta olup, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini iddia etmektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini belirterek, davalıların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna […]

→
onecikan-yargitay

Alt İşverenin Yetkilendirilmesinin Usulüne Uygunluğu: Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan İşçilik Alacaklarında Asıl İşverenin Sorumluluğu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davalı … Taşımacılık AŞ’nin, alt işveren … Şirketi tarafından usulüne uygun yetkilendirilmediği iddiasıyla toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinedir. Davacı, Yüksek Hakem Kurulu kararıyla belirlenen toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı ise, toplu iş sözleşmesi sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini ve bu nedenle asıl […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Toplu İş Sözleşmesi Kapsamında İşçi Alacaklarının Güvencesi ve Sorumluluk (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davalı … ile davalı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davalı İdare ile davalı Şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu ve davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği sonucuna vararak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. […]

→

7440 Sayılı Kanun’un 10. Maddesinin 27. Fıkrası Üzerine Anayasa’ya Aykırılık İddialarının Ciddiyetsizliği ve Ek Vergi Düzenlemesinin Uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 7440 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 27. fıkrası ile getirilen ek vergi düzenlemesine ilişkin davanın Anayasa’ya aykırılık iddialarını değerlendirmiştir. Davacı, ek verginin hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürmüştür. Ancak Danıştay, bu iddiaların ciddi bulunmadığını ve 7440 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 27. fıkrasının Anayasa’ya uygun olduğunu belirlemiştir. Ayrıca, 15/04/2023 tarihli […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı bulunmasında FETÖ ile irtibat tespitinde kullanılan kodlamanın geçerliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, 2009 yılında komiser yardımcılığı sınavını kazanmış, ancak sınav sorularını önceden elde edip kullanma iddialarıyla karşılaşmıştır. Mahkeme, davacının suçlamalarla ilgili beraat ettiğini ve bu durumun hukuka aykırılık oluşturduğunu belirtmiştir. Dava sürecinde, […]

→

Terör örgütü ile irtibatın tespitinde yeterli inceleme yapılmaması, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Daire, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini incelemiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ceza davası açıldığını ve bu durumun masumiyet karinesinin ihlali olduğunu savunmuştur. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının tespit edilmesi durumunda kamu […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın kamu görevinden çıkarılmada hukuki geçerliliği nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, yetki gasbı, masumiyet karinesi ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini, ayrıca hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını savunmuştur. Ancak, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu tespit edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, davacının iddialarını değerlendirerek, temyiz […]

→

Terör örgütleri ile irtibat iddialarında somut kanıt aranmaksızın verilen idari kararlar adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, terör örgütleriyle bağlantı iddialarının somut bir şekilde kanıtlanmasının gerekmediğine ve birim amirinin kanaatinin yeterli olduğuna hükmetmiştir. Davacı, terör örgütü ile bağlantısının olmadığını savunmuş, ancak mahkeme bu iddiaları dikkate […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü ile irtibat gerekçesiyle hukuka uygunluğu, adil yargılanma hakkı ihlali açısından nasıl değerlendirilmeli (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda subay olarak görev yaparken, 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, kamu görevinden çıkarılmanın, terör örgütleri ile irtibat veya iltisak durumuna dayandığını ve bu bağlamda idareye geniş takdir yetkisi tanındığını belirtmiştir. […]

→