onecikan-yargitay

İpotekli taşınmaz malikine ihtar tebliğ edilmeden icra takibi yapılamaz, usulsüz tebligat yok hükmünde sayılır. (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte borçlu şirketin hesap kat ihtarnamesinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasını incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, bu iddianın süresi içerisinde ileri sürülmediği gerekçesiyle reddetmiş, ancak Yargıtay, İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 150/ı ve 68/b maddeleri uyarınca, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye ihtar tebliğ edilmeden icra takibi yapılamayacağına dikkat çekmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

501 Parsel Sayılı Taşınmazın Tescilinde Zilyetlik Hükümlerinin Uygulanması: Davacıların İspat Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, 501 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi yönündeki mahkeme kararının, dosya kapsamına uygun düşmediği belirtilmiştir. Mahkeme, davacıların dayandığı 1340 tarihli tapu kaydının, 363 ve 501 parsel sayılı taşınmazları kapsamadığını kabul etmiştir. Davacı taraf, bu taşınmazların mülkiyetini ispatlayamamıştır. Bu bağlamda, taşınmazların mülkiyetinin belirlenmesinde zilyetlik hükümlerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, davalı […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro İşlemlerinde Fiili Durumun Tespiti: Davacının Taşınmaz Kullanımının Orman ve Kadastro Kanunları Çerçevesinde Değerlendirilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından 160 ada 1 ve 161 ada 1 parsellerin uzun süreli kullanımı ve üzerindeki yapılarla ilgili olarak, davalı köy lehine verilen kullanıcı şerhinin iptali talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davayı reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kadastro işlemlerinin fiili durumu dikkate alması gerektiğini belirterek, davacının taşınmazları fiilen kullandığını ve üzerindeki yapıların […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasında ceza yargılaması delillerinin yanı sıra idare belgelerinin dikkate alınması gerekliliği adil yargılanma hakkını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Davacı, terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca görevden alınmış, ancak hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. İdare Mahkemesi, davacının mahkumiyetine atıfta bulunarak davayı reddetmiş, ancak Danıştay, bu […]

→
onecikan-yargitay

506 Sayılı Kanun Kapsamında Prim Alacaklarının Zamanaşımı Süresi: 10 Yıllık Süreye Dönüş ve Kesilmeyen Zamanaşımı Definin Etkisi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin 3917 sayılı Kanun ile değişikliğinden önceki dönemde, prim alacaklarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmiştir. Zamanaşımının başlangıcı, alacağın muaccel olduğu tarihtir. 6183 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiş, ancak 5198 sayılı Kanun ile 10 yıllık zamanaşımına geri […]

→

Terör örgütüne üyelik suçunun kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak değerlendirilmesinde idari yargı süreçlerinin derinlemesine inceleme gerekliliği nasıl belirlenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet almış ve bu durum, kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak gösterilmiştir. İlk derece mahkemesi, ceza mahkemesi kararını dikkate alarak davanın reddine karar vermiştir. Danıştay, idari yargı mercilerinin terör örgütleri ile irtibat ve […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi: 854 Sayılı Deniz İş Kanunu’na Göre Muvazaalı Sözleşme ile İşçilik Alacaklarının Talep Edilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davalı BOTAŞ’ın, davacı ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını ve dolayısıyla davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini savunduğu görülmektedir. BOTAŞ, 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nda bu tür bir ilişkinin düzenlenmediğini belirterek, talep edilen alacakların toplu iş sözleşmesine dayandığını ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, davalılar arasında […]

→
onecikan-yargitay

İş Alım Sözleşmesinin Muvazaalı Olup Olmadığı ve Asıl İşverenin Sorumluluğu: BOTAŞ’ın Yardımcı İş Kapsamındaki Sorumluluğu (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı ile davalı şirketler arasında yapılan iş alım sözleşmesinin niteliği üzerine bir hukuki uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı, iş alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve bu nedenle asıl işveren olan BOTAŞ’ın sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı BOTAŞ ise, sözleşmenin 854 sayılı Kanun çerçevesinde uygun olduğunu ve dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, yapılan […]

→
onecikan-yargitay

Kıyı kenar çizgisi belirlemesinin hukuka uygunluğu, tapu iptali davasında özel mülkiyetin sınırlarını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve terkin davasına ilişkindir. Davacı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ve bu nedenle özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bu talebi kabul ederek tapu kaydının iptaline karar vermiştir. Davalı vekili, istinaf başvurusunda […]

→
onecikan-yargitay

Prime Esas Kazanç Tespitinde Sosyal Yardımların Dikkate Alınmaması: Mahkeme Kararının Usul ve Yasaya Aykırılığı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.03.2005 – 14.09.2006 tarihleri arasında eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, yaşlılık aylığına ilişkin talebini geri alarak, sadece prime esas kazançların tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı taraf, eksik ödeme bulunmadığını ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacının talebinin yaşlılık […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işlemi için terör örgütü ile irtibat iddialarının delil yükümlülüğü açısından yeterli olup olmadığına dair Danıştay değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde, davacı hakkında bu iddiaları destekleyecek herhangi bir bilgi veya delil bulunamamıştır. Özellikle, davacının Bank Asya’da hesabı, kapatılan eğitim kurumlarında kaydı, Bylock kullanımı gibi […]

→

FETÖ ile irtibat iddiasında kodlama verilerinin kesin delil niteliği taşımadığı durumlarda kamu görevinden çıkarma işlemi iptal edilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etti. Mahkeme, davacının kodlamalarının (EA, SC, SCB) FETÖ ile irtibatını kanıtlamaya yeterli olmadığını belirtti. Kodlamaların, yalnızca örgütle bağlantılı olma ihtimalini gösterdiği, ancak kesin bir delil oluşturmadığı ifade edildi. Ayrıca, davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçundan herhangi […]

→

Danıştay (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Davacı hakkında yapılan araştırmalarda, FETÖ ile bağlantısını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı, UYAP kayıtlarında da aleyhine yürütülen bir soruşturma kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, davacının Bank Asya’da hesabı, By-Lock kaydı veya örgütle bağlantılı dernek, vakıf […]

→
onecikan-yargitay

Orman Kadastrosuna İtirazda Taşınmazların Orman Niteliğinin Belirlenmesi İçin Gerekli Bilirkişi Raporu ve Eksik İnceleme Sorunu (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman kadastrosuna itiraz davasında, taşınmazların orman sınırları içine alınması işleminin hukuki geçerliliğini sorgulamaktadır. Davacılar, 1998 yılında yapılan orman kadastrosunun yanlış olduğunu iddia ederek, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, daha önceki kadastro çalışmalarını dikkate alarak davayı kısmen kabul etmiş, ancak Yargıtay, yapılan incelemelerin yetersiz olduğunu belirterek kararı […]

→
onecikan-yargitay

Kıyı kenar çizgisi tespitinin adli yargı yetkisi dahilinde olması, bilimsel verilerin eksikliğiyle tapu iptaline itirazı nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Bursa ili, … ilçesinde bulunan 319 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp kalmadığına dair tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir. Davacı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ve bu nedenle özel mülkiyete konu olamayacağını öne sürerek tapunun iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna […]

→