Somut delil olmaksızın kamu görevlisinin terör örgütleriyle irtibatının tespit edilmesi hukuka uygun bir işlem tesisine olanak sağlar mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütleriyle iltisak veya irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmıştır. Ancak, İdare Mahkemesi, davacı hakkında yapılan UYAP sorgulamasında ceza kaydı veya adli sicil kaydı bulunmadığını, dolayısıyla terör örgütleriyle bağlantısını ispatlayacak yeterli […]

→

Disiplin soruşturmasında usul eksiklikleri ve somut delil yetersizliği, kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, müezzin-kayyım olarak görev yapan davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiaları üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile en az irtibat derecesinde bağının bulunduğu sonucuna vararak, işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, disiplin soruşturmasının […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro Tespitine İtirazda Zilyetlik ve Zamanaşımı ile Taşınmaz Edinme Koşullarının Gerçekleşmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle verilen kararı içermektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının itirazını kabul ederek, belirli taşınmazların kadastro tespitlerinin kısmen iptaline ve bu taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. Mahkeme, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesine dayanarak, davacının […]

→
onecikan-yargitay

Orman Kadastrosunun Yok Hükmünde Olması İddiası: 2/B Uygulamaları ve Tapu Kaydı Gerekliliği Üzerine Hukuki Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacılar, Kocaeli ili Karamürsel ilçesindeki belirli parsellerin mülkiyetine ilişkin itirazda bulunmuşlardır. Davacılar, bu parsellerin bir kısmının Devlet Ormanı içerisinde kaldığını ve 1985 yılında yapılan orman kadastrosunun yok hükmünde olduğunu iddia ederek, 31.12.2012 tarihinde kesinleşen 2/B çalışmalarının iptalini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, davanın askı ilân tarihinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine […]

→

Kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğuna etki eden davacının beraat kararı, adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddine ilişkin idare mahkemesi kararının temyizini incelemiştir. Davacı, adil yargılanma, savunma hakkı, mahkemeye erişim gibi temel hakların ihlal edildiğini ve delil elde etme yöntemlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarılmanın hukuka aykırılığına dair Danıştay kararı nasıl yorumlanmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 701 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun, FETÖ/PDY ile irtibatı olduğuna dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun reddettiği göreve iade talebinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacının örgütle irtibatının tespitine yönelik tanık beyanlarının yeterli olmadığını, bu beyanların tereddüt ve duraksama barındırdığını belirtmiştir. Ayrıca, davacının […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet Tespiti Davalarında 506 Sayılı Kanun’un 79. Maddesi Gereği Resmi Belgelerin Toplanması Zorunluluğu ve Yeterli Araştırma Yapılmasının Önemi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2004/6 – 15.01.2016 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, hizmet tespiti davasının yasal dayanağının 506 sayılı Kanunun 79. maddesi olduğunu belirterek, sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla tarafların sunduğu kanıtların yanı sıra, gerektiğinde re’sen araştırma yapılması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu bağlamda, davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi için […]

→

Kapatılan üniversiteye ait borçların ödenmesi talebinin özel hukuk ilişkisi kapsamında adli yargının görevine girmesi hukuki bir zorunluluk mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 667 sayılı KHK ile kapatılan bir üniversite ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, kefil olan kurumların alacaklarının ödenmesi ve ipoteklerin yeniden tesis edilmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğuna ve davacının başvurusunun yetkisiz birim tarafından reddedildiğine karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, kapatılan kurumların […]

→

FETÖ/PDY ile iltisak iddialarının temyiz aşamasında masumiyet karinesine etkisi ve Danıştay’ın kararının hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve göreve iade talebinin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz incelemesine tabi tutmuştur. Davacı, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediğini, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiğini ve örgütle iltisakını gösteren somut delil bulunmadığını öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakının bulunduğu sonucuna […]

→
onecikan-yargitay

Hisse devri sözleşmesinin 6. ve 10. maddeleri çerçevesinde alacak taleplerinin değerlendirilmesi ve harç muafiyeti durumu. (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Petrol Ofisi A.Ş.’nin özelleştirilmesi sürecinde davacı şirketin yaptığı ödemelerin rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı, hisse devri sözleşmesinin 6. ve 10. maddelerine dayanarak, davalı idareden çeşitli alacaklarını talep etmiştir. Davalı ise, sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapılan ödemelerden sorumlu olmadığını ve alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, davanın […]

→

Savunma hakkının ihlali nedeniyle kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali ve davacının özlük haklarının ödenmesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca, terör örgütleriyle irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmıştır. Ancak, İdare Mahkemesi, davalı idarenin bu iddialara ilişkin yeterli delil sunamadığını, dolayısıyla davacının terör örgütleriyle iltisakının kanıtlanamadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının savunma hakkının ihlal […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanabilirliği ve Fark Alacaklarının Hesap Yöntemi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespitine ve talep edilen fark alacaklarının hesap yöntemine ilişkindir. Davacı, sözleşme gereği asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenen ücretinin, sözleşmeye aykırı bir şekilde asgari […]

→
onecikan-yargitay

5434 Sayılı Kanun Kapsamında Fiili Hizmet Zammının Yaş Haddinden İndirilmesi ve Emeklilik Aylığının Bağlanması Üzerine Hukuki Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması ve yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti talebiyle açılmıştır. Davacı, Türk Hava Kuvvetleri’nde muvazzaf pilot olarak çalıştığı dönemde 3 yıl 10 ay fiili hizmet zammı süresi bulunduğunu, bu sürenin yaş haddinden indirilmesi gerektiğini iddia ederek emeklilik başvurusunda bulunmuştur. […]

→
onecikan-yargitay

Bilirkişi raporlarının yetersizliği nedeniyle zorunlu deprem sigortası tazminatında gerçek zarar tespiti nasıl yapılmalıdır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının zorunlu deprem sigortası kapsamında, 2014 yılında meydana gelen deprem nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, bina için verilen yıkım kararını dikkate alarak, başvuru öncesinde sigortalıya ödenen 2.350,00 TL’nin tenziliyle davacının talep ettiği bakiye tazminatın 67.650,00 TL olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, HMK 107/2. maddesine dayanarak, davacının talebinin kısmen kabulü […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın idari yargı tarafından değerlendirilmesi masumiyet karinesini ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediğini belirterek, kamu görevlisinde aranan sadakat ve güven […]

→