FETÖ/PDY ile irtibatı tespit edilen kamu görevlisinin savunma hakkı ihlali iddiaları, hukuki geçerlilik açısından nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı olduğuna dair somut delillerin bulunduğunu tespit etmiştir. Davacı, savunma hakkı tanınmadan görevden çıkarıldığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve kesinleşmiş bir mahkumiyetinin olmadığını iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğuna dair tanık ifadeleri ve ByLock kullanımıyla ilgili […]

→

Dava açma ehliyeti için menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olma şartı, imar planı değişikliğinde nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, iptali istenen imar planı değişikliğinin davacının menfaatini ihlal ettiğine dair bir menfaat ilişkisi bulunduğunu tespit etmiştir. Davacı, otel işletmesi sahibi olarak, dava konusu taşınmazın komşuluğundaki alanın kullanımının değişmesi nedeniyle ekonomik menfaatlerinin etkilendiğini ileri sürmüştür. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi, idari davaların menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceğini belirtirken, dava açma ehliyeti […]

→

Gerçeğe aykırı beyan nedeniyle eğitim kurumlarına yönelik iki katı geri alma işlemi hukuken nasıl değerlendirilmeli (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi işletmecisi olan davacı şirketin, Maarif Müfettişliği’ne sunamadığı kamera kayıtları nedeniyle 2019 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tahakkuk eden ücretlerin iki katı ile geri alınmasına yönelik işlemi hukuka uygun bulmuştur. 652 sayılı KHK’nın 43. maddesi ve 5580 sayılı Kanun’un 12. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirmede, davacı şirketin […]

→

İmar planında 12 metre enkesitli yol fonksiyonunun 1/5000 ölçekli planda yer almaması, üst ölçekli plana aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, İstanbul ili Anavutköy ilçesindeki taşınmazın kısmen park, mezarlık ve yol olarak belirlenmesine yönelik imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin yol ve park alanı fonksiyonu yönünden iptaline, mezarlık alanı yönünden ise davanın reddine karar verdiğini belirtmiştir. Dava konusu planın, 12 metre enkesitli yol fonksiyonu açısından 1/5000 ölçekli nazım imar […]

→

FETÖ/PDY ile bağlantı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının temyiz isteminin reddi, hukuki dayanağın yokluğu iddiasını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali için yaptığı başvurunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz istemini reddederek onamıştır. Davacı, işlemin hukuki dayanağının bulunmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve çeşitli haklarının çiğnendiğini öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğuna dair ceza mahkemesi kararını dikkate alarak, temyiz […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın kamu görevinden çıkarılma kararına etkisi ve temyiz sürecindeki hukuki değerlendirmeler nasıl şekillenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarını değerlendirmiştir. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını ve FETÖ/PDY terör örgütünün tanınmasının 26 Mayıs 2016 tarihine dayandığını belirterek, geçmişteki eylemlerinin suç olarak değerlendirilemeyeceğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile irtibatının bulunduğunu ve ceza yargılaması sırasında […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın kamu görevinden çıkarılma kararına etkisi ve temyiz nedenlerinin değerlendirilmesi nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddini temyiz ederek, savunma hakkının ihlal edildiğini ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasında elde edilen delilleri değerlendirerek, davacının […]

→

İdari düzenleyici işlemlerle mükelleflerin katma değer vergisi iade hakkının kısıtlanamayacağına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, 2015 yılına ilişkin indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklanan katma değer vergisinin iadesi talebinin reddedilmesine ilişkin uyuşmazlıkta, mükelleflere tanınan iade hakkının idari düzenleyici işlemlerle kısıtlanamayacağına hükmetmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle telafi edilemeyen katma değer vergisinin iadesini öngörmekte, bu hakkın kullanımına dair herhangi bir kısıtlama getirilmemektedir. […]

→

Kamu görevinden çıkarılma kararında Bylock kullanıcılığına dair somut delillerin hukuki geçerliliği ve OHAL dönemi idari kararlarının denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebini incelemiştir. Davacı, OHAL kapsamında çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle göreve iade talep etmiş, ancak başvurusu reddedilmiştir. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, masumiyet karinesinin göz ardı edildiğini ve Bylock kullanmadığını öne sürmüştür. Daire, […]

→

Sahte fatura kullanımı nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi ve özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğu değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin sahte fatura kullanımı nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Vergi Mahkemesi, davacının aldığı faturaların sahte olduğuna dair yapılan tespitlerin, yalnızca faturaların taraflarıyla ilgili olduğu ve gerçek mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan belgelerle ilgili yeterli delil sunulmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle, […]

→

Danıştay’ın belediyelerin konut teslimlerinin iktisadi işletme kapsamında değerlendirilmesi ve katma değer vergisi iadesi konusundaki hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının, … Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan arsa sözleşmesi çerçevesinde yapılan konut teslimlerinin katma değer vergisine tabi olmadığı iddiasını değerlendirmiştir. Mahkeme, katma değer vergisinin uygulanabilmesi için işlemlerin ticari faaliyet kapsamında olması gerektiğini vurgulamış ve davacının konut teslimlerinin bu kapsamda değerlendirilmediğine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu belirterek […]

→

Matrah artırımının geçerliliği ve sahte belge iddialarının hukuki değerlendirmesi üzerine vergi dairesinin cezalı tarhiyatının hukuka aykırılığı. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2016 yılına ilişkin katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğunu ve bu artırımın hukuken geçerli hale geldiğini belirterek, davalı vergi dairesinin cezalı tarhiyatının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Dava, davacı şirketin belgesiz akaryakıt satışı yaptığı ve sahte fatura düzenlediği iddialarına dayanarak yapılan vergi incelemesine dayanmaktadır. Ancak, davacı şirketin sahte belge […]

→

Tedbiren yasaklama kararının meslekten çıkarma sonucunu doğurmadığına dair Danıştay değerlendirmesi nasıl sonuçlanır (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, avukatlık mesleğinden tedbiren yasaklama kararının hukuka uygunluğunu incelemektedir. Davacı, hakkında devam eden bir ceza soruşturması nedeniyle tedbiren işten yasaklanmış ve bu durumun iptali için dava açmıştır. İdare Mahkemesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesine atıfta bulunarak, tedbirin zorunlu olmadığını ve davacının mesleğini yapamaz hale getirildiğini belirtmiştir. Bu durumun, Anayasa’nın hukuk güvenliği […]

→

Matrah artırımı işleminin hukuken geçerliliği ve cezalı tarhiyatın iptali üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2016 yılına ilişkin katma değer vergisi yönünden matrah arttırımında bulunduğunu ve bu kapsamda ödemelerini gerçekleştirdiğini belirterek, vergi inceleme raporunda sahte belge düzenleme fiilinin tespit edilmediğini vurgulamıştır. Şirketin matrah artırımının idarece re’sen iptal edilmesi üzerine açılan davada, Vergi Mahkemesi, matrah artırımının hukuken geçerli olduğunu ve dolayısıyla cezalı tarhiyatın hukuka aykırı […]

→

Danıştay’ın vergi mükelleflerinin matrah artırımı taleplerinin hukuki geçerliliği ve sahte belge düzenleme tespitlerinin etkisi üzerine yaptığı değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, bir vergi uyuşmazlığına ilişkin olarak, davacı şirketin 2016 yılına ait katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğunu ve bu artırımın idarece re’sen iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Şirket, 7143 sayılı Kanun kapsamında matrah artırımında bulunmuş ve bu kapsamda vergi ödemiştir. Ancak, vergi incelemesi sonucunda sahte belge düzenleyicisi olmadığı belirlenen […]

→