Kısa Vadeli Sigorta Kolları Primi Bildirimlerindeki Oran Hatası Kamu Zararına Neden Olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yüklenici tarafından yapılan Kısa Vadeli Sigorta Kolları Primi bildirimlerinin, İdari Şartname ve yaklaşık maliyet hesabında öngörülen %2 oranına aykırı olarak %1 ve %1,5 oranlarında yapılması nedeniyle oluşan kamu zararını ele almaktadır. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 83. maddesine göre, sigorta primi oranlarının işin tehlike sınıfına göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. […]

→

Sözleşme feshi için izinsiz görev alma ve ülke terk etme durumu kamu zararı yaratır mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, müzik işleri yöneticisi ve eşinin izinsiz olarak Türkiye’yi terk etmeleri nedeniyle sözleşmelerinin feshedilmemesi ve bu günlere ait ücretlerin tam olarak ödenmesi sonucu oluşan kamu zararını incelemektedir. Sözleşme hükümlerine göre, sanatçılar izinsiz olarak 10 gün ve toplamda 20 gün göreve gelmediklerinde sözleşmeleri feshedilmelidir. Ancak, bu şartlar yerine getirilmediği için sözleşmelerin feshi yapılmamış […]

→

Kamu zararı iddiasının asılsız olduğu durumlarda, eksik imalatların tamamlanması kamu kaynağında eksilmeye neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin gerçekleştirdiği inşaat işinde yapılmamış imalatların bedellerinin ödenmesi iddiası üzerine kamu zararı tespitine yönelik bir incelemeyi kapsamaktadır. Denetçi, yapılan işin eksik olduğu ve bu nedenle toplamda … TL kamu zararına neden olunduğunu belirtmiştir. Ancak, yapılan savunmalar ve belgelerin incelenmesi sonucunda, işin eksiklerinin tamamlandığı ve tüm imalatların projeye uygun olarak teslim […]

→

Yanlış vergi tarifesi uygulaması sonucu kamu zararı oluşumunda memurların sorumluluğu ne şekilde değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir şirketin vergi sorumluluğu çerçevesinde beyanname vermesi sırasında uyguladığı yanlış vergi tarifesi nedeniyle kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. İlgili şirket, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 13. maddesi gereğince ilan ve reklam vergisini beyan etmekle yükümlü olmasına rağmen, yanlış bir tarifeye dayanarak beyanname vermiştir. Bu durum, kamu kaynağında eksilmeye neden olmuş […]

→

Sosyal denge tazminatından kesinti yapılmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatından gelir vergisi ve sosyal güvenlik primi kesintilerinin yapılmaması nedeniyle oluşan kamu zararını ele almaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, sözleşmeli personelin aldığı sosyal denge tazminatı gibi ödemeler üzerinden kesintilerin yapılması zorunludur. Ancak, yapılan incelemede, […]

→

4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesine aykırı yıpranma primi düzenlemesi toplu iş sözleşmesinde geçersiz sayılır mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesinin mutlak emredici nitelikte olduğu ve toplu iş sözleşmelerinin bu hükme aykırı düzenlemeler içeremeyeceği konusunu ele almaktadır. İlgili madde, fazla çalışma karşılığı alınan ücretler ve sosyal yardımların, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin hesaplamasında dikkate alınmayacağını belirtmektedir. Bu durum, toplu iş […]

→

Ek ödemelerin 5302 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK çerçevesinde hukuki dayanağı nedir ve kamu zararının tahsili nasıl sağlanır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK çerçevesinde yapılan ek ödemelerin hukuki dayanağını incelemektedir. Kararda, 375 sayılı KHK uyarınca yapılan ödemelerin, 5302 sayılı Kanunun 36. maddesine eklenen dördüncü fıkrada belirtilen ödemeler arasında yer almadığı belirtilmiştir. Bu durum, ilgililerin müstakil daire başkanı ve daire başkanı unvanlarından yararlandırılmalarının mümkün olmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, […]

→

Yıpranma priminin hafta tatili ve genel tatil ücretlerine dahil edilmesi, 4857 sayılı Kanun’un 50. maddesine aykırılık teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi, fazla çalışma karşılığı alınan ücretler ve sosyal yardımların, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmayacağını belirtmektedir. Bu hükmün mutlak emredici nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla, toplu iş sözleşmeleri bu emredici kurallara aykırı düzenlemeler içeremez. Olayda, yıpranma priminin hafta tatili ve genel […]

→

5302 sayılı Kanun uyarınca yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi tutulmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödeneklerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda tanımlanan “ücret” kapsamına girdiği belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi, ücretin tanımını yaparken, işverene tabi olarak çalışanlara verilen her türlü menfaatin ücret olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu bağlamda, 5302 sayılı Kanun’a göre […]

→

İl özel idare genel sekreterinin eşyalı konut tahsis hakkı, Kamu Konutları Yönetmeliği’ne aykırı olarak değerlendirilebilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, il özel idare genel sekreterinin eşyalı görev tahsisli konut tahsisinden yararlanamayacağına dair hukuki bir değerlendirme içermektedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde, genel sekreterin yalnızca maaş kalemleri ile sınırlı haklara sahip olduğu, diğer haklardan yararlanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu durum, genel sekreterin bakanlık genel müdürünün sahip […]

→

4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi toplu iş sözleşmeleri ile çelişirse geçersiz mi olur ve yıpranma priminin ödenmesi kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesinin mutlak emredici bir hüküm olup olmadığı tartışılmıştır. Söz konusu madde, fazla çalışma karşılığı alınan ücretler ve sosyal yardımların, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmayacağını belirtmektedir. Bu durum, toplu iş sözleşmeleri ile çelişen bir düzenleme olduğunda, toplu iş […]

→

4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca yıpranma priminin fazla çalışma ücretlerine dahil edilmesi, toplu iş sözleşmesine aykırılık teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi, fazla çalışma karşılığı alınan ücretler ve sosyal yardımların, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmayacağını belirtmektedir. Bu hükmün mutlak emredici nitelikte olduğu ve toplu iş sözleşmelerine nazaran öncelikli olarak uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, yıpranma priminin bu ücretlere dahil edilmemesi gerektiği […]

→

4857 sayılı Kanun’un 50. maddesi gereği yıpranma priminin hafta tatili ve genel tatil ücretlerine dahil edilmemesi mutlak emredici kural mıdır (Sayıştay)

ÖZET: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi, fazla çalışma karşılığı alınan ücretler ve sosyal yardımların, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmayacağını belirtmektedir. Bu hükmün mutlak emredici nitelikte olup olmadığı, hukuki uyuşmazlığın merkezini oluşturmuştur. Yapılan değerlendirmede, maddenin “hesaba katılmaz” ifadesinin, aksi bir düzenlemeye izin vermediği ve dolayısıyla mutlak […]

→

Mesai saatleri dışında yöneticilere yapılan ek ödemelerin yasal dayanağı bulunmamakta mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca rektör ve yöneticilere mesai saatleri içinde ek ödeme yapılamayacağını belirtmektedir. Ancak, mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkı sağlanması durumunda ek ödeme alınabileceği ifade edilmiştir. Ziraat Fakültesi’nde Rektör Prof. Dr. …’a yapılan mesai dışı (B2) puanı hesaplamasıyla ek ödeme yapılması, bu mevzuat hükmüne aykırı bulunmuştur. […]

→

Mesai saatleri dışında yöneticilere ek ödeme yapılması, 2547 sayılı Kanun’a aykırı olup, kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinin “f” fıkrasına dayanarak, üniversite yöneticilerine mesai saatleri dışında ek ödeme yapılmasının koşullarını belirlemektedir. Bu fıkraya göre, yöneticilere mesai saatleri içerisinde verdikleri hizmetler için ek ödeme yapılamazken, mesai dışındaki döner sermaye gelirlerine katkı sağlanması durumunda ek ödeme alınabileceği belirtilmiştir. Ancak, bu katkının mesleki hizmetlerden kaynaklanması gerekmektedir. İnceleme […]

→