Belediye başkanına yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, belediye başkanına yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararının tazminine hükmedilmiştir. Kararda, belediye başkanının sosyal denge tazminatı ödemesi alacak kamu görevlisi olarak kabul edilmediği, dolayısıyla bu ödemelerin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Temyiz başvurularında, belediye başkanının kamu görevlisi tanımına uygun olarak sosyal denge tazminatından yararlanması gerektiği savunulmuş, ancak Sayıştay 5. […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinin yasal koruma altında olması nedeniyle kamu zararının tahsili mümkün müdür (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 95 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesiyle, belediye personeline mevzuata aykırı olarak tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararının, belediye başkanı ve başkan yardımcısından tahsil edilmesine hükmetmiştir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesi gereğince, sosyal denge tazminatı ödemelerinin 4688 sayılı Kanunun Geçici 16’ncı maddesi kapsamında olduğu ve bu nedenle […]

→

Akaryakıt fiyat farkı hesabında bayi satış fiyatı kullanılması, Kamu İhale Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, “…………. Mal Alımı İşi”nde akaryakıt fiyat farkı hesabının hatalı yapıldığını tespit etmiştir. İlgili mevzuat gereği, fiyat farkı hesabında A2 değişkeninin EPDK tarafından yayımlanan fiyatlar üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, bu hesaplamada bayi satış fiyatı esas alınmış ve bu durum sonucunda …………. TL kamu zararı oluşmuştur. Hatalı hesaplamanın nedenleri arasında, 4734 sayılı Kamu İhale […]

→

Damga vergisi ödenmemesi durumunda kamu zararı oluşması ve iş artış bedeli üzerinden vergi tahsilatının gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin ihale ettiği “…………. Yapım İşi” sözleşmesine ilişkin damga vergisinin ödenmemesi konusunu ele almaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca, sözleşme bedeli üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak incelemeler sonucunda, sözleşme bedeli üzerinden damga vergisinin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, kamu zararına yol açmış ve […]

→

Teknik personelin süresi içinde bildirilmemesi, sözleşmede öngörülen ceza kesintisini engeller mi? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, “…………. Yapım İşi” kapsamında teknik personele ait bilgilerin süresi içinde bildirilmemesi ve deneyim şartının sağlanmaması nedeniyle sözleşmede öngörülen ceza kesintisinin yapılmaması sonucunda kamu zararına neden olunduğunu tespit etmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve sözleşme hükümlerine göre, yüklenicinin teknik personeli belirtilen süre içinde idareye bildirmesi ve gerekli deneyim şartlarını sağlaması zorunludur. Bu yükümlülüklere uyulmaması […]

→

Damga vergisi ödenmemesi durumunda kamu zararı tazmini için Sayıştay kararına itiraz süresi ne zaman başlar (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, yüklenici ile alt yüklenici arasında imzalanan sözleşmeden doğan damga vergisinin ödenmemesi durumu ele alınmıştır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, sözleşmeler damga vergisine tabidir ve yüklenici firmanın alt yüklenici ile yaptığı sözleşme üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi ödenmesi gerekmektedir. Yapılan incelemeler sonucunda, sözleşmeye ait damga vergisinin ödenmediği tespit edilmiştir. Bu durum, […]

→

Sözleşmede teknik personel belgelerinin süresinde sunulmaması kamu zararına yol açar mı? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, “…………. Yapım İşi” kapsamında yüklenicinin, sözleşmede belirtilen teknik personele ait belgeleri süresi içinde İdareye sunmadığını tespit etmiştir. Bu durum, sözleşmede öngörülen günlük cezaların hakedişlerden kesilmemesiyle sonuçlanmış ve kamu zararına yol açmıştır. Yüklenici, Kamu İhale Tebliği’nin 48. maddesine dayanarak, teknik personelin işin tamamında sürekli bulundurulması zorunluluğunun olmadığını savunsa da, asıl sorun, teknik personele ait […]

→

Zabıta müdürlüğünde büro hizmeti veren personelin fazla çalışma ücreti alması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede zabıta müdürlüğünde görev yapan veri hazırlama ve kontrol işletmeni unvanlı personelin, mevzuata aykırı olarak aylık maktu fazla çalışma ücreti almasının hukuka uygun olmadığını tespit etmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, zabıta hizmetleri yalnızca zabıta kadrosunda bulunan personel tarafından yürütülebilir. Büro hizmetlerinde görevli olan personelin zabıta görevini fiilen yerine […]

→

Belediye başkanının mahalli örf ve adetler çerçevesinde yaptığı kılıç alımı, bütçe harcaması olarak hukuken geçerli midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin bütçesinden satın alınan 90 adet kılıcın, belediye başkanının yetkisi dahilinde ve mahalli örf, adet ile sosyal yaşantı için gerekli sayılan etkinlikler kapsamında değerlendirildiğini ortaya koymaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin ilgili hükümleri, temsil ve tören giderlerinin kapsamını belirlerken, bu giderlerin […]

→

Zabıta Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı atama, kamu zararına yol açarak mali hakların ödenmesini gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir kamu görevlisinin Zabıta Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanması ve ardından görevde yükselme sınavı şartı aranmaksızın başka bir müdürlük kadrosuna geçişinin hukuki değerlendirmesini içermektedir. İlgili personelin, zabıta teşkilatında en az iki yıl görev yapmamış olması, Zabıta Müdürlüğü kadrosuna atanmasını hukuka aykırı kılmaktadır. Bu durum, kamu zararına yol açmış ve ilgili […]

→

Bilirkişi ödemelerinin hukuki dayanağı, kontrolörlerin atama yetkisi ve kamu zararı değerlendirmesi nasıl belirlenmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, mahalli idareler kontrolörleri tarafından yapılan bilirkişi ödemelerinin hukuki dayanağını incelemektedir. 2021 dönemi teftişinde, kontrolörlerin görevlendirdiği bilirkişilere yapılan ödemelerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilmiştir. Rapor, kontrolörlerin bilirkişi atama yetkisi olmadığını ve dolayısıyla yapılan ödemenin kamu zararına yol açtığını belirtmektedir. Ancak, Sayıştay, Mahalli İdareler […]

→

Belediyenin tasarruf tedbirlerine aykırı harcamaları sonucunda kamu zararı oluşması, hangi mevzuat ve içtihatlarla tespit edilmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin tasarruf tedbirlerine aykırı olarak yaptığı harcamaları incelemektedir. Belediye, aylık gazete aboneliği ve hediye amaçlı altın, çanta, şapka, çerçeve alımları gerçekleştirmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili genelgeler, belediyelerin harcamalarını belirli kurallara tabi tutmakta ve tasarruf tedbirlerine uymalarını zorunlu kılmaktadır. Özellikle, kamu görevlilerinin kamu kaynaklarını kullanarak hediye veremeyecekleri ve temsil […]

→

Fiyat farkı hesaplamalarında EPDK fiyatlarının esas alınmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin akaryakıt alımında fiyat farkının hatalı hesaplanması nedeniyle kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. İlgili ihale kapsamında, “Motorin (Diğer)” yerine “Motorin” fiyatları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda, yükleniciye fazla ödeme yapılmış ve bu durum 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde kamu zararına neden olmuştur. Kararda, fiyat farkı […]

→

Belediyenin avukat vekalet ücreti ödemelerinde gelir vergisi tevkifatını ihmal etmesi kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyenin karşı taraf avukatına yaptığı vekalet ücreti ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapmadığı tespit edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, serbest meslek kazançlarının tanımını ve tevkifat yükümlülüğünü belirlemekte olup, avukatlık hizmetleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Belediyenin, icra dosyası gereğince avukata yapılan ödemelerde serbest meslek makbuzunu eklememesi, gelir vergisi tevkifatını ihmal […]

→

Yurt dışında dil kursuna gönderim, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi, kamu zararı oluşturmazsa tazmin hükmü nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir üniversitede görevli öğretim üyelerinin yurtdışında yoğunlaştırılmış yabancı dil kursuna gönderilmesiyle ilgili olarak oluşan kamu zararına dair tazmin hükmünü incelemiştir. Temyiz Kurulu, bu görevlendirmenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. maddesine aykırı olduğu iddiasını değerlendirirken, öğretim elemanlarının yurt dışında bilimsel toplantılara katılma ve mesleki deneyim kazanma amaçları doğrultusunda görevlendirilmelerinin mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir. Kurul, […]

→