Hükümlülerin nakil taleplerinde doluluk oranı ve güvenlik gerekçeleri nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hem suçun karşılığını uygulamak hem de hükümlüyü topluma kazandırmak amacı taşımaktadır. Hükümlünün, cezasının infazı sırasında sosyal ilişkilerini sürdürmesi, yeniden topluma kazandırılması açısından önemlidir. Bu nedenle, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamı infaz rejiminin önemli bir parçasıdır. 5275 […]

→

Yatay geçiş yapan öğrencilerin öğrenim kredisi geri ödeme takvimi nasıl belirlenmeli (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın öğrenim kredisi geri ödemesinin öğrencilik dönemi boyunca ertelenmesi talebi incelenmiştir. İlgili mevzuata göre, öğrencilerin borçları, öğrenim gördükleri kurumun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonra başlamaktadır. Ancak, başvuranın yatay geçiş yaptığı yeni üniversitede öğrenim görmesine rağmen, ilk üniversitesine ait borç takvimi işletilmeye devam edilmiştir. Bu durum, başvuranın eğitim hakkını […]

→

5395 sayılı Kanun kapsamında danışmanlık ücreti kadrolu ve sözleşmeli personel arasında ayrım yapılmadan ödenmeli mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında danışmanlık tedbiri uygulayan sosyal çalışma görevlilerine ödenecek danışmanlık ücretinin, kadrolu ve sözleşmeli personel arasında ayrım yapılmaksızın ödenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Başvuran, 4-B sözleşmeli aile sosyal destek personeli olarak görev yapmasına rağmen, danışmanlık ücreti ödenmediği gerekçesiyle başvuruda bulunmuştur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sözleşmeli personelin bu ödenekten yararlanamayacağını […]

→

Görevden uzaklaştırma işleminin usulsüz telefon dinleme iddialarıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Mahkeme, davacının görevden uzaklaştırılmasının, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı döneminde usulsüz telefon dinlemesi yapıldığına dair ciddi iddialara dayandığını ve bu durumun emniyet hizmetlerinin yürütülmesini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek yapılan […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve kazanılmış hakların korunması bağlamında idari işlemlerin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali üzerine yapılan temyiz başvurusunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesine atıfta bulunmuştur. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirten Danıştay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Dava konusu işyeri açma ruhsatının iptali, […]

→

Ek fiyat farkı hesaplamalarında hakediş tarihi yerine fiili imalat veya teslimat ayı endeksi dikkate alınabilir mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, ek fiyat farkı hesaplamalarına ilişkin önemli bir tespitte bulunmuştur. 1/7/2021 ile 31/12/2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlerin tespitinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle, hakedişlerin aylık olarak yapılmadığı durumlarda hakediş tarihinin dikkate alınmaması gerektiği belirtilmiştir. Bunun yerine, imalatın veya teslimatın fiilen gerçekleştiği ayın endeksinin kullanılması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, ek fiyat farkı hesaplamalarında sözleşmelerin […]

→

Davalı idarenin masraflarının davacıdan alınarak kendisine verilmesi ve mahkeme kararındaki hukuka aykırılıkların düzeltilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açtığı davada, davacının temyiz aşamasında feragat ettiğini belirtmesi üzerine, feragat nedeniyle davanın konusu kalmadığına karar vermiştir. Ancak, davalı idarenin temyiz isteminin bozulması sonrası mahkeme, davalı idarenin yaptığı masraflar hakkında bir hüküm vermemiştir. Uyuşmazlık, davacının feragat dilekçesinde 6736 sayılı Kanun’dan faydalanmak amacıyla feragat ettiğine dair bir ifade […]

→

Görevden uzaklaştırma kaydının silinmesi talebi ve hukuka uygunluk ile hakkaniyet ilkesi değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü tarafından görevden uzaklaştırılan bir kamu görevlisinin, görevden uzaklaştırma kaydının silinmesi talebine ilişkindir. Başvuran, 657 sayılı Kanun’un 137. maddesi gereğince görevden uzaklaştırıldığını, daha sonra göreve iade edildiğini belirtmiş ve bu süreçteki kayıtların silinmesini istemiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirirken, görevden uzaklaştırma işleminin hukuka uygunluğunu ve hakkaniyet ilkesini göz […]

→

Yemek taşımada görevli sürücünün sigortalı personel sayısına dahil edilmemesi ihale maliyet hesaplamalarını nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 2021/467964 ihale kayıt numaralı ihaleye ilişkin başvuru sahibinin iddialarını değerlendirirken, yemeklerin taşınmasında kullanılacak aracın sürücüsünün personel sayısına dahil edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği, işyerinde fiilen çalıştırılan her kişinin sigortalı olması zorunludur. Bu bağlamda, yemeklerin taşınmasında görev alacak sürücünün de ilgili […]

→

Belediyenin yetki alanı dışında düzenlenen etkinliklere katılımın gönüllü hizmet olarak kabul edilmesinin hukuki sonuçları (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, belediyenin gönüllü katılım programlarının yalnızca kendi görev ve sorumluluk alanları içinde düzenlenebileceğini vurgulamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 77. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince, gönüllü katılımın, belediyenin yetki alanında ve belediye tarafından organize edilen faaliyetler çerçevesinde olması gerektiği belirtilmiştir. Olayda, yurtdışında düzenlenen bir turizm fuarına katılımın belediye hizmetlerine gönüllü katılım olarak kabul […]

→

Özel hizmet tazminatının hesaplanmasında kadro unvanı ve derecesinin esas alınması gerektiği, kamu zararına yol açan ödemelerin tazmin yükümlülüğünü doğurması. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde, özel hizmet tazminatının hesaplanmasında personelin kadro unvanı ve derecesinin esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. İncelenen olayda, lise mezunu olan ve 5. derecede bulunan bir memura, %49 oranında ödenmesi gereken özel hizmet tazminatının %55 oranında ödendiği tespit edilmiştir. Bu durum, kamu zararına yol […]

→

Belediyelerin muhtarlıklara yalnızca ayni yardımda bulunabileceği, nakdi yardımların hukuka aykırı olduğu ve kamu zararına yol açtığına dair hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca belediyelerin muhtarlıklara yalnızca ayni yardımda bulunabileceğine hükmetmiştir. İlgili mevzuat, muhtarlıkların ihtiyaçlarının karşılanması için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlamayı öngörmektedir. Ancak, somut olayda … Belediyesi tarafından muhtarlıklara yapılan nakdi yardımların hukuka aykırı olduğu ve bu durumun kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Daire, […]

→

Belediyenin toplu iş sözleşmesine aykırı olarak işçilere yol tazminatı ödemesi ve kamu zararı oluşturması ile ilgili hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2018 yılına ait bir kararında, bir belediyenin toplu iş sözleşmesine eklediği hükümle işçilere Harcırah Kanunu’na aykırı olarak yol tazminatı ödendiğini tespit etmiştir. Bu durum, Harcırah Kanunu ve Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na aykırı bir uygulama olarak değerlendirildiğinden, yapılan ödemenin kamu zararı oluşturduğuna hükmedilmiştir. Kararda, işçilere ödenecek harcırahın, yasal sınırlar içinde kalması gerektiği […]

→

Disiplin cezası gerektiren fiilin lehe olan mevzuat değişikliğiyle suç olmaktan çıkarılması durumunda cezanın iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasına çarptırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, davacının dolandırıcılık fiilinin, 7068 sayılı Kanun ile disiplin suçu olmaktan çıkarıldığını belirterek, lehe olan hükmün uygulanması ilkesine atıfta bulunmuştur. Bu bağlamda, disiplin cezasının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe […]

→

Dolandırıcılık fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezasının iptali; lehe olan normun uygulanması gerektiği değerlendirmesiyle Danıştay tarafından karara bağlandı. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının dolandırıcılık fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde dolandırıcılık fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir eylem olarak belirtilmiş olsa da, 7068 sayılı Kanun ile bu fiil disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır. Anayasa Mahkemesi, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat […]

→