Kamu görevlisinin disiplin cezası için usulüne uygun soruşturma ve ispat gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için disipline aykırı eylemlerin usulüne uygun bir soruşturma ile ispat edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca “amirin emrini yapmamak” suçlamasıyla brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine itiraz etmiştir. Ancak yapılan incelemede, davacının disiplin cezasına dayanak gösterilen emir yazısını tebellüğ ettiğine dair herhangi bir bilgi […]

→

Disiplin cezasının hukuka uygunluğu: Komiser yardımcısının eylemlerinin yeterli inceleme yapılmadan değerlendirilmesi ve Danıştay’ın bozma kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilinden dolayı disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından iki kez 16 ay uzun süreli durdurma […]

→

Emniyet amirliği terfisinde liyakat esasına aykırı uygulama nedeniyle kararın iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararını hukuka aykırı bulmuştur. Davacı, 2011 yılı terfi döneminde 45. sırada yer almasına rağmen, kendisinden daha düşük sicil notu ve ceza geçmişine sahip başkomiserlerin terfi ettirilmesi, liyakat değerlendirmesinde eşit ve objektif kriterlerin uygulanmadığını göstermektedir. Mahkeme, davacının 6 ay […]

→

Danıştay İkinci Dairesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hak sahiplerinin atanma koşullarını değerlendirirken idarenin takdir yetkisini aşan bir reddin hukuka uygunluğunu

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca hak sahiplerinin atanma koşullarını değerlendirmiştir. Dava, veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, tekniker kadrosuna atanma talebinin reddine ilişkindir. Mahkeme, davacının eğitim durumu ve niteliklerinin, atanma için gerekli şartları sağladığını belirtmiş, ancak idarenin bu konuda takdir yetkisi olduğunu vurgulamıştır. Daire, […]

→

Hatalı sorularla başarısız sayılan komiser yardımcısının özlük haklarının iadesi ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının komiser yardımcılığı kursunu başarıyla tamamlamasına rağmen, yargı kararıyla iptal edilen hatalı sorular nedeniyle yapılan yeniden değerlendirmede başarısız sayılmasının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının komiser yardımcılığına atanmasından yaklaşık dört yıl sonra, subjektif kazanımlarını ortadan kaldıracak şekilde, komiser yardımcılığından polis memurluğuna atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, […]

→

Davacının yurt müdürlüğü görevinden alınması hukuka uygun, ancak gerekçesiz Van’a atanması kamu yararına aykırı bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Kredi ve Yurtlar Kurumu Tarsus Yurt Müdürlüğünde yurt müdürü olarak görev yaptığı süre zarfında, kurumda huzur ve sükunu bozan olumsuz davranışlar sergilendiği yönünde ifadeler alındığını belirlemiştir. Bu durum, davacının görev yaptığı yurtta sağlıklı bir çalışma ortamının sürdürülemeyeceğini ortaya koymakta ve bu nedenle davacının yurt müdürlüğü görevinden alınmasının hukuka uygun olduğunu […]

→

Memurun kadro değişikliğinde idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmalı, aksi hukuka aykırılık oluşturur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 1. dereceli daire başkanı kadrosundan 5. dereceli memur kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi gereği, idareye memurların naklen atanmasında takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir. İdarenin bu yetkisini kötüye kullandığına dair herhangi bir delil […]

→

Disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinde memurun olumlu performansı ve idarenin değerlendirme kriterleri dikkate alınmalı. (KDK)

ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-n maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesini talep etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, başvuranın geçmişteki davranışlarını değerlendirerek talebi reddetmiştir. 657 sayılı Kanun’un 133. maddesi, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için iki koşul öngörmektedir: Memurun talepte bulunması ve amirin, memurun davranışlarının bu talebi haklı kılacak nitelikte olduğuna […]

→

Hükümlülerin cezaevi nakil taleplerinde doluluk oranı ve aile ziyareti koşulları nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infaz kurumları arasındaki nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, ailesine yakın bir cezaevine nakil talep etmekte, ancak Adalet Bakanlığı, cezaevlerinin doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle bu talebi reddetmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını hem suç işlenmesini engellemek hem de […]

→

Sözleşmeli sağlık personelinin eş durumu tayin talebinde eşin çalıştığı şirketin kamu statüsü nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle yer değişikliği talebinin değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, Van ilinde ebe olarak çalışmakta olup, eşinin Kocaeli Belediyesi’ne bağlı bir şirkette çalıştığını belirtmiştir. Sağlık Bakanlığı, eşinin kamu personeli statüsünde olmadığını ve bu nedenle yer değişikliği talebinin reddedildiğini ifade etmiştir. Ancak, başvuranın eşinin çalıştığı şirketin İzmit Belediyesi’ne ait olduğu ve […]

→

Sözleşmeli personelin sağlık mazeretiyle tayin talebi 663 sayılı KHK’ye göre değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sözleşmeli personel statüsünde çalıştığını ve %90 engelli raporu bulunan çocuğunun yanına tayin talep ettiğini, ancak bu talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Sağlık Bakanlığı, 663 sayılı KHK’nin 45/A maddesi gereği, sözleşmeli personelin aile birliği ve can güvenliği mazeretleri dışında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3+1 yıl boyunca görev yaptığı kurumda kalması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, 657 sayılı […]

→

Cerrahi yoğun bakımda tutulan nöbetlerin artırımlı ücretlendirilmesi için birim bazında değerlendirme yapılabilir mi (KDK)

ÖZET: Uyuşmazlık, başvuranın cerrahi yoğun bakımda tuttuğu nöbetlerin ücretinin artırımlı olarak ödenip ödenmeyeceği konusundadır. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi gereğince nöbet ücretlerinin artırımlı ödenmesi gerektiğini savunmuş, ancak idare, başvuranın görev yaptığı birimin, bu düzenlemede belirtilen birimler arasında yer almadığını belirterek talebi reddetmiştir. Danıştay, nöbet ücretlerinin artırımlı ödenmesi için ilgili birimlerin sayma […]

→

Unvan değişikliği sonrası atanan memurun yeni kadro aylığına hak kazanma zamanı ve kıst ödeme değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2021 Yılı Unvan Değişikliği Sınavı sonucunda Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden İnşaat ve Emlak Daire Başkanlığına atandıktan sonra, 20/08/2021-14/09/2021 tarihleri arasındaki maaş farkının ödenmesini talep etmiştir. İdare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 167. maddesi gereği, yeni görevine ait ilk maaşın göreve başladığı tarihi takip eden aybaşında ödeneceğini belirterek talebi reddetmiştir. Uyuşmazlık, başvuranın unvan […]

→

Arabuluculuk uzmanlık alanlarının yeniden düzenlenmesi puanlama sistemini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu karar, Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından 10/05/2021 tarihinde yapılan puan sıfırlama işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Başvuran, iş hukuku alanında uzman arabulucu olarak, puanlarının sıfırlanmasının kendisi için dezavantaj yarattığını ve bu durumun gelir kaybına neden olduğunu belirtmiştir. İdare, yeni uzmanlık alanlarının uygulamaya konmasıyla birlikte puanların sıfırlanmasının gerekliliğini savunsa da, başvuranın iş […]

→

Jüri raporlarının gerekçeli olması ilkesine uyulmaması doçentlik başvurusunun iptaline itirazda etkili olabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2020 Mart ve 2021 Ocak dönemlerinde doçentlik başvurusu yapmış, her iki başvuru da “Asgari Başvuru Şartlarını Sağlamamıştır.” gerekçesiyle iptal edilmiştir. İlk başvurusu, jüri raporları doğrultusunda iptal edilirken, ikinci başvurusunda da benzer bir sonuçla karşılaşmıştır. Başvuran, jüri üyelerinin değerlendirmelerinin özensiz olduğunu ve maddi hatalar içerdiğini iddia etmekte, ayrıca jüri raporlarının gerekçeli olması ilkesine uyulmadığını […]

→