Maden ruhsatı süresinin uzatılması talebinin reddinde idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı gözetme yükümlülüğü nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesinde maden işletme ruhsatı süresinin uzatılması talebinin reddine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu kararını incelemiştir. Dava, ruhsat küçültme ve temdit projesi verilerek işletme ruhsatı süresinin uzatılması talebinin reddine dayanmaktadır. İdare Mahkemesi, başvurunun ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak yapılan işlemin hukuka uygun olmadığını […]

→

Başvurunun reddine ilişkin gerekçelerin somut olarak ortaya konmaması, idari işlemin iptali için yeterli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Mardin ili sınırları içerisinde bulunan bir maden işletme ruhsatının süresinin uzatılması talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin, başvurunun reddine ilişkin gerekçeleri somut bir şekilde ortaya koymadığını ve gerekli belgeleri dosyaya ibraz etmediğini belirterek, işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare […]

→

Maden arama ruhsatı başvurusunun reddinde idarenin yeterli değerlendirme yapmaması hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Adana’daki IV. grup maden arama ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davalı idarenin, maden arama ruhsatı vermek için gerekli bilgi ve belgeleri yeterince değerlendirmeden, somut bir gerekçe sunmadan başvuruyu reddettiğini belirtmiştir. İdarenin takdir yetkisi olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda somut gerekçelerle […]

→
onecikan-yargitay

Vazife malullüğü kapsamında görev esnasında hayatını kaybedenlerin ailelerine aylık bağlanması gerektiği hususunda hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların oğlu …’ın, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde görevli olduğu sırada başka bir akademisyen tarafından öldürülmesi nedeniyle vazife malullüğü aylığı talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, olayın 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği yönündeki davalı idaresinin kararını hukuka aykırı bulmuş ve davacıların aylık talebini kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının oğlu …’ın görev esnasında […]

→

Rödövans sözleşmesinin maden siciline şerh edilmesi talebinin reddinde somut gerekçe sunulması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Diyarbakır’daki bir maden ruhsat sahasına ilişkin rödövans sözleşmesinin maden siciline bilgi amaçlı şerh edilmesi talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davalı idarenin işleminin gerekçesiz olduğunu ve somut bir bilgi sunmadığını belirterek, iptal kararı vermiştir. İdarenin, sadece “uygun görülmedi” ifadesiyle yetinmesinin hukuka uygun olmadığını vurgulamıştır. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

Hazine’nin taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddiasının geçerliliği, kooperatif aracılığıyla yapılan satış işlemlerinin yolsuzluğu ile nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, Hazine’nin taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddiasının geçerliliği üzerine odaklanmaktadır. Mahkeme, Hazine’nin taşınmazı gecekondu önleme bölgesinde kullanılmak üzere tahsis ettiğini, ancak bu amaca aykırı işlemler yapıldığını belirterek, Hazine’nin tapu iptali davası açma hakkının bulunduğuna hükmetmiştir. Bu bağlamda, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl davanın ise davacı Çalkaya Belediye […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemlerinde terör örgütü irtibatı için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bir polis memurunun FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının hakkında açılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasını ve FETÖ ile bağlantısını gösteren somut bir delil bulunmamasını dikkate alarak, kamu görevinden çıkarma işleminin iptaline hükmetmiştir. Davalı idare, 375 sayılı Kanun […]

→

Terör örgütleriyle irtibatın tespitinde sunulan bilgi ve belgelerin yeterli değerlendirilmemesi, kamu görevinden çıkarma işlemini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütleriyle irtibatı nedeniyle görevden alındığını iddia ederek işlemin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatının tespit edildiğini belirterek, idarenin takdir hakkının geniş olduğunu ve işlemin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. […]

→

Terör örgütü ile irtibatın tespitinde idari yargının delil değerlendirme yetkisi bulunmaması, adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini incelemiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütü ile irtibatı gerekçesiyle görevden alınmıştır. Ancak, idari yargı mercilerinin, terör örgütü üyeliği gibi ceza hukuku kapsamında tanımlanan suçlar hakkında doğrudan değerlendirme yapma yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatının […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davasında sigorta bildirimine ilişkin davacının beyanı, işverenin sorumluluğunu etkiler mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının 17.12.2016-29.07.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına dair hizmet tespiti istemi incelenmiştir. Davacı, çalıştığı dönemde sigortasının bildirilmediğini iddia ederken, davalı işveren, davacının sigorta girişinin yapılmadığını, ancak bu durumun davacının beyanı üzerine gerçekleştiğini savunmuştur. Fer’i müdahil olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, davacının resmi kayıtlarda görülmediğini belirterek, hizmet tespit davasının reddini istemiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıç tarihinin tespitinde belge ve tanık beyanlarının geçerliliği nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1985 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, bu tarihte çalıştığını ve sigorta girişinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı SGK ise, prim bordrolarının Kuruma verilmemesi nedeniyle davacının sigortalı sayılmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesini ve tanık beyanlarını değerlendirerek, sigortalılık başlangıcını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 01.11.1985 tarihinde çalıştığını […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti için hak düşürücü süre iddiasının geçerliliği 506 ve 5510 sayılı Kanunlar çerçevesinde nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının, Alemşahlı Köyü Muhtarlığına ait işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti ve sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi talebine ilişkindir. Davalı taraf, davacının sigortasız çalışmayı kendi isteğiyle kabul ettiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporları ve tanık beyanları doğrultusunda, davacının 01.07.1992-30.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını tespit ederek, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bölge […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespitinde gelir metodunun kullanılması ve bilirkişi raporunun hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Bartın ilinde bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu taşınmazın idare adına tescili üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiştir. Davalı taraf, belirlenen değerin düşük olduğunu savunarak itirazda bulunmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde gelir metodunun kullanıldığını ve bilirkişi raporunun hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. […]

→

Aşırı düşük teklif açıklamalarında ana girdi ve işçilik maliyet oranlarının belirli aralıkta olmaması teklifin reddine neden olur mu (KİK)

ÖZET: Bu Kamu İhale Kurulu kararı, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesine ilişkin önemli bir teknik hususu ele almaktadır. İhale komisyonunun, teklifleri değerlendirirken, aşırı düşük teklif tespitinde belirli kriterleri göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanmaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 38. maddesi ve Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 59. maddesi, komisyonun teklifleri değerlendirirken ekonomik, teknik ve özgünlük kriterlerini […]

→

ISO 22000 belgesinin TURKAK kaydı olmaması, ihalede yeterlik kriteri olarak kabul edilebilir mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi’nin TURKAK kaydının bulunmaması nedeniyle değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 42. maddesi gereği, kalite yönetim sistem belgelerinin Türk Akreditasyon Kurumu veya Uluslararası Akreditasyon Forumu tarafından akredite edilmiş kuruluşlarca düzenlenmesi zorunludur. Başvuru sahibi, sunduğu belgenin akredite […]

→