Kadro sayısı bini bulmayan kamu kurumlarının korunmaya muhtaç çocuk alma zorunluluğu ve 2828 sayılı Kanun’un yetersizliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay kararında, mevcut kadro sayısı bini bulmayan kamu kurum ve kuruluşlarının korunmaya muhtaç çocuk alma zorunlulukları olmadığı belirtilmiştir. Ancak, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun ek 1. maddesinin amacının, korunmaya muhtaç çocukları topluma kazandırmak ve bu çocukların sosyal güvenceden yoksun kalmamalarını sağlamak olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda, mevcut kadro sayısına bağlı olarak […]

→

Kamu görevlilerinin sendika kurma hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yasal engel teşkil etmediği değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin sendika kurma hakkının Anayasa’nın 51. maddesinde açıkça düzenlenmediğini, ancak bu hakkın yasaklayan bir hüküm de bulunmadığını belirtmiştir. Bu durum, kamu görevlilerine sendika kurma hakkının tanınmasına engel teşkil etmemektedir. Anayasa’nın temel haklar ve özgürlükler çerçevesinde, sendika kurma hakkının yalnızca işçi ve işverenlere özgü olduğu yönünde bir ifade yer almadığına dikkat çekilmiştir. Ayrıca, […]

→

Polis memurları ve komiser yardımcılarının adaylık sürelerine fiili hizmet zammı eklenmesi gerektiği değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, polis memurları ve komiser yardımcılarının adaylıkta geçen sürelerine 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 32. maddesinde belirtilen fiili hizmet zammının eklenip eklenemeyeceği hususunu değerlendirmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun ilgili maddeleri, polis memurlarının stajyerlik süresinin 6 aydan 2 yıla kadar olduğunu ve bu sürenin fiili hizmet olarak kabul edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Yasa ve […]

→

Maden arama ruhsatı iptali sonrası ön işletme ruhsatı verilmesi ve mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde maden arama ruhsatı taleplerinin reddedilmesi veya iptal edilmesi durumunda, mahkeme kararları doğrultusunda hak sahiplerinin durumunu ele almaktadır. İlgili mahkeme kararları, iptal edilen ruhsatların kapsamındaki alanların dışında tutulamayacağını ve bu alanlarda bulunmuş hale gelen yerler için arama ruhsatı yerine ön işletme veya işletme ruhsatı verilmesi gerektiğini belirtmektedir. […]

→

Koruma amaçlı nazım imar planının onaylanması sürecinde büyük şehir belediyelerinin rolü ve geçiş dönemi yapı şartlarının uygulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay kararında, koruma amaçlı nazım imar planının onaylanması sürecinin hukuki çerçevesi ele alınmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, koruma amaçlı nazım imar planının, büyük şehir belediye meclisince incelenip karara bağlanarak yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu süreçte, yasalarla belirlenmiş zorlayıcı bir süre bulunmadığı vurgulanarak, hizmetin […]

→

Belediyelerin mücavir alanlarda kamulaştırma olmadan yol ve meydan tescili yapamayacağı, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazların köy adına tescil edilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, belediyelerin mücavir alanlarında imar planları ve yol istikamet planları çerçevesinde istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanların tescili konusunda önemli bir hukuki değerlendirme yapmıştır. İmar Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, bu tür alanların tescilinin yalnızca belediye tarafından kamulaştırılan kısımlar için mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu durum, kamulaştırma işleminin gerekliliğini ortaya koymakta ve belediyelerin yetkilerini sınırlamaktadır. […]

→

Kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan memur ve sözleşmeli personelin vekalet ücretinden yararlanma hakkı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay kararında, kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT’lerde) dava ve icra takip işlerinde çalışan memur ve sözleşmeli personelin vekalet ücretinden yararlanma durumu ele alınmıştır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 3. maddesi uyarınca, kadroları iptal edilmemiş olan personelin vekalet ücretinden yararlanabileceği belirtilmiştir. Bu durum, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 308 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin hükümleri […]

→

Belediye meclisinin zabıta personeline fazla çalışma ücreti belirleme yetkisi ve valilik onaylamama işleminin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1990 Mali Yılı Bütçe Kanunu’na dayanarak, zabıta ve itfaiye hizmetlerinde çalışan personelin fazla çalışma ücretinin, Bakanlar Kurulu kararı aranmaksızın belediye meclisi tarafından belirlenebileceğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, … Belediye Meclisi’nin zabıta personeline belirli bir miktar fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin kararı, mevcut yasal düzenlemelere uygun bulunmuştur. Ayrıca, benzer bir kararın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi […]

→

Cezası ertelenen kişinin görevine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve deneme süresinin dolmasının beklenmesi gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Türkiye Zirai Donatım Kurumu’nda sözleşmeli personel olarak çalışan bir kişinin sahte mühür yapma suçuna iştirak etmesi nedeniyle aldığı 5 ay hapis cezasının paraya çevrilerek ertelenmesi durumunda, görevine son verilip verilemeyeceği hususunu değerlendirmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis cezası alanların kamu görevinden men edilmesini öngörmektedir. […]

→

Düzeltme işleminin geri alma niteliği ve müktesep hak doğurmadığı durumlarda idari işlemlerin geçerliliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, düzeltme işleminin hukuki niteliğini değerlendirirken, bu işlemin yapıldığı tarihten sonra hüküm doğuran bir işlem değişikliği değil, önceki hatalı işlemi ortadan kaldıran bir geri alma işlemi olduğunu belirtmiştir. 88/1 sayılı Tebliğin 1.1.1988 tarihinde yürürlüğe girmesi ile 27.1.1988 tarihindeki düzeltme arasında yapılan idari işlemlerin geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, düzeltme işleminin, ilgilileri lehine kazanılmış […]

→

Maden ruhsatlarının yeniden düzenlenmesi ve bitişik maden sahalarının sınırlarının değiştirilmesi yasal olarak mümkündür (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 5. maddesinin maden haklarının hisselere bölünmezliğini öngörmesine rağmen, bitişik maden sahalarının sınırlarının değiştirilerek ruhsat alanlarının yeniden düzenlenmesine engel bir hüküm bulunmadığını belirtmiştir. Maden Kanunu’nun 13. maddesi ve ilgili yönetmelik gereği, hak sahiplerinin müracaatlarıyla bu değişikliklerin yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, maden ruhsatlarının yeniden düzenlenmesi, ayrı şahısların sahip olduğu bitişik […]

→

Yabancı uyrukluların Türkiye’de uluslararası öğretim kurumu açma taleplerinin 625 sayılı Kanun’a aykırılığı ve Türk Milli Eğitimi ile uyumsuzluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 1. ve 5. maddeleri çerçevesinde, yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin yalnızca yabancı öğrencilerin devam edebileceği uluslararası nitelikte öğretim kurumu açabileceğine hükmetmiştir. Bu durum, Türk vatandaşları ve tüzel kişilerin de aynı koşullarda uluslararası öğretim kurumu açamayacakları anlamına gelmektedir. Yabancı uyrukluların, yerli ve yabancı öğrencilerin birlikte devam edeceği […]

→

Boğaziçi bölgesinde yapılaşmanın sınırlandırılması ve İl Genel Meclisi kararlarının iptali talebinin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Boğaziçi bölgesinin korunması gerektiğine ve bu alanda nüfus ile yapı yoğunluğunun arttırılmaması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu bağlamda, İl Genel Meclisi tarafından alınan kararların iptal edilmesi ve fidanlık arazisinin yeniden bu amaca tahsis edilmesi yönündeki taleplerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Boğaziçi’nin doğal yapısının korunması amacıyla, yapılaşmanın sınırlı tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Daire, daha önceki […]

→

İl genel meclisinin valinin temsil yetkisini sınırlayıcı karar almasının hukuka aykırılığı ve olağanüstü genel kurul toplantılarının usulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İl Özel İdaresi Kanunu’nun 75. ve 77. maddeleri uyarınca, il özel idaresinin tüzel kişiliğinin temsilinin valiye ait olduğunu belirlemiştir. Vali, bu temsil yetkisini bizzat kullanabileceği gibi uygun gördüğü kişiler aracılığıyla da kullanabilir. Bu bağlamda, İl Genel Meclisi’nin valinin yasal yetkisini sınırlayıcı bir karar almasının hukuken mümkün olmadığını vurgulamıştır. İl Genel Meclisi’nin, il özel […]

→

Tapu tahsis belgeleriyle ilgili kısıtlama olmadan gecekonduların satış ve devir işlemlerinin engellenemeyeceği değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, 2981 sayılı Yasa çerçevesinde tapu tahsis belgelerinin hukuki niteliği ve bu belgelerin satışına ilişkin düzenlemeleri incelemektedir. Karara göre, tapu tahsis belgesi düzenlenmeden önce tapulu taşınmazını satanların, sahip oldukları gecekondular için hak sahibi olabilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca, birden fazla gecekondusu olanların, hak sahibi niteliklerini taşıyan birine diğer gecekondularını satabileceği ifade edilmiştir. Tapu işlemleri […]

→