Vakıflar Meclisi’nin taşınmaz satışına dair gelir-gider dengesini göz ardı eden kararı hukuka aykırı bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na ait bir taşınmazın satışına ilişkin Vakıflar Meclisi’nin verdiği olumsuz kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Kararda, Türk Medeni Kanunu’nun 80/A maddesi ve Vakıflar Hakkında Tüzük hükümleri gereğince, vakıf mallarının gelir-gider dengesinin incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. İlgili taşınmazın imar planında açık kültür ve sanat müzesi alanı olarak belirlendiği ve dolayısıyla vakfa […]

→

Kamu tüzel kişileri arasında taşınmaz devrinde, elektrik hizmeti amacı dışında kullanım için kamulaştırma talebinin reddi ve kamu yararının korunması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca, kamu tüzel kişileri arasında taşınmaz devrinin, anlaşma yoluyla çözümlenmesi gerektiğine ve anlaşma sağlanamadığı takdirde uyuşmazlığın Danıştayca incelenerek karara bağlanacağına hükmetmiştir. Bu bağlamda, bir kamu kurumuna ait taşınmazın diğer bir kamu kurumuna devri için, hangi idarenin daha fazla ihtiyacı olduğunun belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. 3096 sayılı Türkiye Elektrik […]

→

Hazine arazilerinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığına tahsisi mülkiyet devri sayılmaz, satış bedeli Genel Bütçeye aktarılır ve altyapı giderleri düşülür. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca oluşturulan gecekondu önleme bölgelerinde, Hazineye ait taşınmazların Bayındırlık ve İskan Bakanlığına tahsis edilmesi durumunda, bu taşınmazların satış bedellerinin Genel Bütçeye devredilip devredilmeyeceği konusundaki duraksamayı incelemiştir. Kanunun 7. maddesi, belediyelerin mülkiyetindeki arazilerin konut yapımına ayrılmasını öngörmekte, ancak Hazineye ait arazilerin bedelsiz devrini düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Bu […]

→

Vakıf üniversitelerinin yapılarının 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında resmi bina olarak değerlendirilemeyeceği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversitelerinin yapılarının, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında resmi bina olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin bir istişari düşünce istemini ele almıştır. Kararda, vakıf üniversitelerinin, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu çerçevesinde kamu tüzel kişisi olarak kabul edilmesine rağmen, İmar Yönetmeliği’nde resmi bina tanımında yer almadıkları belirtilmiştir. Bu nedenle, vakıf üniversitelerine ait […]

→

Kıyı Kanunu’na göre 1 yıl içinde yapılan plan revizyonlarının süresi aşılsa da geçerli olduğu ve yerel yönetimlerin yeni düzenlemelerden yararlanabileceği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3830 sayılı Kıyı Kanunu’nun geçici maddesi uyarınca, 1 yıl içinde plan revizyonlarını gerçekleştiren yerel yönetimlerin, bu süreyi aşan revizyon planlarından yararlanıp yararlanamayacağı konusunda tereddüt yaşamıştır. 13.10.1992 tarihli Yönetmelik gereğince yapılan revizyonların geçerliliği ve 30.3.1994 tarihli Yönetmelik ile getirilen yeni düzenlemelerin uygulanabilirliği üzerine yapılan değerlendirmelerde, 1 yıllık sürenin sınırlayıcı bir nitelik taşımadığı ve dolayısıyla […]

→

Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu mezunlarının 3568 sayılı Kanun kapsamında ruhsat almasının mümkün olmaması ancak iptalin de yapılamaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu mezunlarının, 3568 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen işletme dalında eğitim veren fakülte veya yüksekokul mezunu sayılıp sayılamayacağını değerlendirmiştir. Bu bağlamda, mezunların serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatı alabilmeleri için gerekli eğitim koşullarını taşımadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca, ruhsat verilmişse bunların iptal edilip edilemeyeceği hususu da incelenmiştir. Danıştay, ruhsat iptali […]

→

Memurlar hakkında soruşturmalarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun uygulanması ve müdafiin haklarının sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat’ın 2. ve 6. maddeleri uyarınca yürütülen soruşturmalarda, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 143. maddesinin uygulanmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu çerçevede, memurların görevleri sırasında suç işlediklerinin anlaşılması durumunda, ilgili amir veya görevlendirilecek soruşturmacı tarafından Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’na uygun hazırlık soruşturması yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, müdafiin hazırlık […]

→

İl özel idareleri ve belediyelerin 2886 sayılı Kanun’da İçişleri Bakanlığı’nın “ilgili bakanlık” olarak kabul edilemeyeceği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 10, 44, 63 ve 84. maddelerinde belirtilen iş ve işlemler için “ilgili veya bağlı bulunulan bakanlık” ifadesinin kapsamını değerlendirmiştir. Kanunun 1. maddesi, genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, özel idareler ve belediyelerin alım, satım, hizmet ve yapım gibi işlemlerinin yürütülmesini düzenlemekte, bazı işlemler için ilgili bakanlığın onayını […]

→

TÜBİTAK’ta görevlendirilen öğretim elemanlarının ücretleri Yüksek Öğretim Kanunu’na göre belirlenmeli, 278 sayılı Kanun’a göre değil. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu’nda (TÜBİTAK) 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca geçici olarak görevlendirilen üniversite öğretim elemanlarına yapılan ücret ödemelerinin, aynı maddenin son fıkrasında belirlenen miktarla sınırlı olduğunu belirlemiştir. Bu durum, 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanun’un 19. maddesi ile çelişmektedir. Hukuki değerlendirmede, 2547 […]

→

Kamu taşınmazlarının kamulaştırılamayacağı ve tamamlayıcı parçaların zeminden ayrı devredilemeyeceği hükmü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2941 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca, kamu tüzel kişileri ve kurumlarının sahip olduğu taşınmazların diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamayacağına hükmetmiştir. Bu madde, mal sahibi idarenin olumsuz yanıt vermesi veya 60 gün içinde cevap vermemesi durumunda, anlaşmazlığın Danıştay tarafından incelenerek kesin karara bağlanacağını öngörmektedir. Ayrıca, Medeni Kanunun 619. ve […]

→

Memurların yargılanmasında avukat bulundurma hakkı ve ifadenin yazılı alınması sürecinde hukuki yardım hatırlatmasının önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 135 ve 136. maddelerinde 3842 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin, memurların yargılanmasına ilişkin hazırlık soruşturmalarında da uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, sanık memurun sorgusunda avukat bulundurma hakkının bulunduğu, eğer avukat tayin edemeyecek durumda ise baro tarafından tayin edilecek bir avukat talep edebileceği belirtilmiştir. Ayrıca, sanık memurun ifadesinin yazılı […]

→

Afet sonrası yerleşim yerlerinin belirlenmesinde 7269 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca afetzedelerin mülkiyetindeki arsaların seçimi ve Bakanlar Kurulu kararı gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, afet sonrası afetzedelerin yerleşim yerlerinin belirlenmesi sürecine dair hukuki bir değerlendirme içermektedir. Olayda, bir çığ düşmesi sonucu sekiz konutun afete maruz kaldığı ve bu ailelerin yeni bir yerleşim yeri bulmaları gerektiği belirtilmiştir. Yapılan jeolojik etüt raporunda, afetzedelerin kendi köy sınırları içinde yerleşime uygun alan bulunamadığı tespit edilmiştir. Bu durum, 7269 sayılı […]

→

Taşocakları işlemleri ve harç tahsil yetkisinin il özel idarelerine ait olduğu ve 6664 ile 2886 sayılı kanunlar arasında çelişki bulunmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, taşocaklarıyla ilgili harçların tahsili ve diğer işlemlerin yetkisini belirlemek amacıyla yapılan değerlendirmede, 6664 sayılı Taşocakları Muamelatının Tedviri ve Varidatının Tahsilinin Vilayet Hususi İdarelerine Ait Olduğu Hakkında Kanun’un 1. maddesine atıfta bulunmuştur. Bu madde, taşocaklarının vilayetler tarafından ihale edileceğini ve taşocaklarına ilişkin harçların il özel idareleri tarafından tahsil edileceğini belirtmektedir. Ayrıca, 2886 sayılı Devlet […]

→

Büyükşehirlerde su tarifelerinin mülki idare amirlerinin onayına tabi olmadığı ve İSKİ Genel Kurulu’nun yetkisiyle belirlenebileceği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kanunu çerçevesinde, su tarifelerinin mülki idare amirlerinin onayına bağlı olmadığına hükmetmiştir. İSKİ Genel Kurulu, su satışı ve kullanılmış suların boşaltılması ile ilgili tarifeleri inceleyip karara bağlama yetkisine sahip olup, bu tarifelerin Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından onaylanmasına gerek bulunmamaktadır. Karar, 3009 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler […]

→

Emekli aylıklarının kesilmemesi için Bakanlar Kurulu kararlarının sözleşme süreleriyle sınırlı olduğu ve hakların korunması açısından önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 5434 sayılı Kanunun Ek-11.maddesi uyarınca, emekli aylıklarının kesilmemesi için Bakanlar Kurulu kararlarının gerekliliğini vurgulamıştır. Emeklilerin, kamu iktisadi teşebbüslerinde çalıştıkları süre boyunca emekli aylıklarının kesilmemesi için alınan kararların, yalnızca sözleşme süreleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, her yıl bütçe kanunlarıyla uzatılan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” çerçevesinde, emekli aylıklarının kesilmemesi yönündeki kararların geçerliliği, sözleşme […]

→