Maden ruhsatı talebinin reddinde idarenin somut gerekçe sunma yükümlülüğü var mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maden sahası için arama ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından uygun bulunmaması üzerine tesis edilen işlemin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarenin işlemde gerekçe sunmadığını ve teknik inceleme ile desteklenmiş somut bir bilgiye dayanmadan talebin reddedildiğini belirterek, hukuka aykırılık tespit etmiştir. Mahkeme, maden ruhsatlandırma […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarılmanın hukuka aykırılığına dair Danıştay kararı nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işlemini iptal etti. Dava, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca yapılmıştı. Mahkeme, davacının geçmişte FETÖ sohbetlerine katıldığına dair bir şahıs ifadesinin, 2006-2010 yıllarına ait olduğunu ve bu dönemin 17/25 Aralık sürecinden […]

→

Rödövans sözleşmelerinin maden siciline şerh edilmesi zorunluluğu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın izni olmadan geçerli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, maden işletme ruhsatı ile ilgili rödövans sözleşmesine izin verilmesi talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından uygun bulunmamasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, rödövans sözleşmelerinin davalı Genel Müdürlüğün iznine tabi olduğunu ve bu sözleşmelerin maden […]

→

Maden ruhsatı taleplerinin reddinde idarenin somut gerekçe sunma yükümlülüğü, hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maden işletme ruhsatı talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ruhsat başvurusunun değerlendirilmeden reddedilmesi üzerine açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin talebi reddetmek için somut bir gerekçe sunmadığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, bu kararı […]

→

Maden işletme ruhsatı süresinin uzatılması talebinin gerekçe gösterilmeden reddedilmesi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Bursa’da bulunan bir mermer işletme ruhsatının süresinin uzatılması talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerekçe gösterilmeden reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, maden işletme ruhsatı ve izni başvurularının 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu süreçte aranan şartların sağlanıp sağlanmadığının somut gerekçelerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı tarafından yapılan temdit […]

→
onecikan-yargitay

Belediye şirketinin yönetim kurulu ve olağan genel kurul kararlarının tescilinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yetkileri ve iptal davası sonuçları nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün davacının tescil başvurusunu reddetmesi üzerine açılan iptal davasına ilişkindir. Davacı, belediye şirketinin yönetim kurulu ve olağan genel kurul kararlarının tescil edilmemesinin, şirketin işleyişini olumsuz etkilediğini ve personel haklarını tehlikeye attığını ileri sürerek iptal talep etmiştir. Davalı ise, tescil talebinin reddinin, ilgili kanun ve düzenlemelere uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece […]

→

Kamu görevlisinin terör örgütü ile irtibatının tespitinde hukuka uygun veri niteliği taşıyan kodlama verilerinin önemi ve sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespitine dayalı olarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna dair bir değerlendirme içermektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve davacının örgüt hiyerarşisi içerisinde yer almadığını belirtmiştir. Ayrıca, davacı hakkında başka bir adli soruşturma kaydının […]

→

Kamu görevlilerinin terör örgütleriyle irtibatında somut delil gerekliliği ve Yargıtay kararının hukuki etkileri (Danıştay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının Bylock kaydı, terör örgütlerine müzahir şirketlerde SGK kaydı veya Bank Asya hesabında para artışı gibi terör örgütü ile bağlantısını gösteren somut delillerin bulunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kayıtlarının kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaması hukuka aykırı mıdır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, taşınmazın kadastro yenileme çalışmaları sonucunda pasife alındığını ve bu durumun kararın infazını imkânsız hale getirdiğini ileri sürmüştür. […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davasında sigorta bildirimine ilişkin davacının beyanı, işverenin sorumluluğunu etkiler mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının 17.12.2016-29.07.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına dair hizmet tespiti istemi incelenmiştir. Davacı, çalıştığı dönemde sigortasının bildirilmediğini iddia ederken, davalı işveren, davacının sigorta girişinin yapılmadığını, ancak bu durumun davacının beyanı üzerine gerçekleştiğini savunmuştur. Fer’i müdahil olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, davacının resmi kayıtlarda görülmediğini belirterek, hizmet tespit davasının reddini istemiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıç tarihinin tespitinde belge ve tanık beyanlarının geçerliliği nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1985 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, bu tarihte çalıştığını ve sigorta girişinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı SGK ise, prim bordrolarının Kuruma verilmemesi nedeniyle davacının sigortalı sayılmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesini ve tanık beyanlarını değerlendirerek, sigortalılık başlangıcını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 01.11.1985 tarihinde çalıştığını […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti için hak düşürücü süre iddiasının geçerliliği 506 ve 5510 sayılı Kanunlar çerçevesinde nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının, Alemşahlı Köyü Muhtarlığına ait işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti ve sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi talebine ilişkindir. Davalı taraf, davacının sigortasız çalışmayı kendi isteğiyle kabul ettiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporları ve tanık beyanları doğrultusunda, davacının 01.07.1992-30.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını tespit ederek, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bölge […]

→
onecikan-yargitay

Zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu durumlarda, devlet tasarrufundaki taşınmazlar için tapu iptali ve tescil talebi nasıl değerlendirilmektedir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay kararında, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemi üzerine yapılan yargılama sürecinde, davacı tarafından 137 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların zilyetlikle kazanılması talep edilmiştir. Davalı Hazine, taşınmazların devlet tasarrufunda olduğunu belirterek zilyetliğin mümkün olmadığını savunmuştur. Ancak mahkeme, davacının uzun yıllar taşınmazları kullandığını ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu tespit ederek […]

→
onecikan-yargitay

Tapu kaydının iptali nedeniyle tazminat talebinde zamanaşımı ve husumet itirazlarının değerlendirilmesi nasıl olmalıdır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, tapu kaydının iptali sonucu uğradığı zararın tazminini talep etmiş, davalı ise zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı kaldırarak dosyanın yeniden incelenmesine karar vermiştir. […]

→

Maden işletme ruhsatına dayanan idari para cezasının hukuka uygunluğu, denetim eksikliği ve bilirkişi incelemesi gerekliliği nasıl değerlendirilecektir (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, İstanbul Çatalca’da bulunan bir maden işletme ruhsatı ile ilgili idari para cezasının iptaline ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı şirketin ruhsat sahasında kuvars kumu üretimi yaptığı iddia edilerek verilen idari para cezasının hukuka aykırı olduğu, çünkü yapılan denetimlerde numune alınmadığı ve analiz yapılmadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bu gerekçelerle idari cezanın […]

→