Danıştay’ın bilirkişi raporuna itiraz hakkının usulsüz tebligat iddiasıyla sınırlandırılması ve adil yargılanma hakkının ihlali konusundaki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesinin belirli sebeplerle mümkün olduğunu belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Dava sürecinde, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etme imkanının […]

→

Belediye başkanının temsil giderleri, 5393 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çerçevesinde takdir yetkisi dahilinde harcanabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, belediye başkanının temsil, ağırlama ve tören giderlerini kullanma yetkisini ve bu giderlerin bütçeden karşılanabileceğini vurgulamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönerge hükümleri çerçevesinde, belediye başkanının takdirine bağlı olarak yapılan harcamaların, mahalli örf ve adetlere uygun etkinlikler için yapılabileceği belirtilmiştir. Raporda, 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ne aykırılık iddiaları olsa da, bu giderlerin belediye […]

→

Amme alacaklarının tahsilinde kanuni temsilcilerin, görevde olmadıkları dönemdeki eylemlerden sorumlu tutulamayacağı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava konusu olan ödeme emri, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenmiş, ancak davacının, alacağın doğduğu tarihlerde derneğin kanuni temsilcisi olmadığı belirlenmiştir. Davacı, 21/05/2014 tarihinden sonra yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, temsil yetkisi başka üyelere verilmiş […]

→

Danıştay’ın temyiz başvurusunda idare ve vergi mahkemesi kararlarının bozulma şartları ile adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerle bozulabileceğine dikkat çekmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ edildiği ve bu nedenle […]

→

Ecrimisil tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunda hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacı şirketin Hazineye ait bir taşınmazı lunapark olarak kullanması nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisilin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi, daha önceki kararında 2011 ve 2012 yılları için belirlenen yıllık m² ecrimisil bedellerinin 18,00 TL ve […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile kapatma işlemlerinin yetki aşımına ilişkin hukuki değerlendirme ve Danıştay’ın karar süreci (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali konusunda yetki aşımına ilişkin bir uyuşmazlığı değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için belediye başkanı tarafından karar alınması gerektiğini belirtmiş, ancak işyeri faaliyetinin kapatılması yönündeki işlemin belediye encümeni tarafından tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak, Danıştay, işyeri ruhsatının iptaline dair kesinleşmiş […]

→

Proje değişikliği sonrası iş artışı ve eksilişlerinde yeni birim fiyat tespitinde hatalı uygulama kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye şirketine ihale edilen yapım işinde proje değişikliği nedeniyle ortaya çıkan iş artışı ve iş eksilişinin, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ndeki yeni birim fiyat tespitine ilişkin hükümlerinin hatalı uygulanmasıyla ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlgili mevzuat gereğince, iş artışları ve eksilişlerinde yeni birim fiyatların belirlenmesi için belirli usullere uyulması gerektiği […]

→

Belediye bütçesinden hizmet alımı ile edinilen taşıtların bakım giderleri ödenebilir mi? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediye ile özel bir şirket arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi kapsamında, hizmet alımı yoluyla çalıştırılan taşıtların bakım ve onarım giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesi, yalnızca belediyenin mülkiyetindeki araçların bakım ve onarım giderlerinin bütçeden karşılanabileceğini belirtirken, hizmet alımı suretiyle edinilen taşıtların bakım giderlerinin […]

→

Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygunluğu ile adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Hakkaniyete uygun bir yargılama için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin sağlanması […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde kanuni temsilcinin borcun doğduğu dönemde temsil yetkisine sahip olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava konusu borcun, belirli bir döneme ait olduğu ve bu dönemde derneğin yönetim kurulu üyeleri arasında temsil yetkisinin başka kişilere devredildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının borcun doğduğu dönemde derneğin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla kamu alacağının doğmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde, borcun doğduğu dönemde yönetim kurulu üyesi olmayan kişinin kanuni temsilci olarak sorumlu tutulamayacağı kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Dava, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen bir ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, borcun doğduğu dönemde davacının derneğin yönetim kurulu üyesi olmadığını ve dolayısıyla kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığını belirlemiştir. Bu durum, davacının borçtan sorumlu […]

→

Öğretim üyelerine nöbet ücreti ödenmemesi ayrımcılık teşkil eder mi ve mülkiyet hakkı bağlamında hukuka aykırılık oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Üniversite Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli öğretim üyelerine nöbet ücreti ödenmesi talebini değerlendirmiştir. Anayasa’nın 128. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu çerçevesinde, kamu görevlilerinin mali haklarının özlük hakları kapsamında değerlendirildiği belirtilmiştir. Nöbet ücreti ödemeleri açısından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, benzer […]

→

Kanuni temsilci olmayan yönetim kurulu üyesinin ecrimisil borcundan sorumlu tutulamayacağına dair içtihat oluşturulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirirken, davacının dernekteki yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olmadığını tespit etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının temsil yetkisinin başka üyeler tarafından kullanıldığını belirlemiş ve bu nedenle davacının 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygunluğu ile bilirkişi raporuna itiraz imkanının bulunmaması durumunda adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesi için belirli sebeplerin varlığını gerektirdiğini belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Dava sürecinde, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etme imkanının bulunmadığı […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden kullanılması durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır. Davacı, Kültür ve Turizm İl Müdürü olarak görevden alınmasına ve uzman kadrosuna atanmasına itiraz etmiştir. İdare, davacının görevinde başarısız olduğu ve müze müdürü ile arasında güvensizlik ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle atama işlemini gerçekleştirmiştir. Ancak, inceleme raporunda davacının mobbing […]

→