Rüşvet almak ve yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak fiilleri nedeniyle isiplin cezası verilmesi gerekirken ceza verme süresin zamanaşımına uğraması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının disiplin cezası gerektiren fiillerinin sübut bulup bulmadığını incelemeden, zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacının rüşvet ve yetki kötüye kullanma fiillerinin işlendiği iddialarıyla ilgili yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/17064 […]

→

Emniyet amirinin terfi sınavında başarısız sayılmasına dair işlemin hukuka aykırılığı ve iptali talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2022/310 sayılı kararında, emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2015 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının başarısız sayılmasına dayanak olan Yönetmelik hükümlerinin daha önce Danıştay Beşinci Dairesi tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini belirterek, […]

→

Sınav sonuçlarının önceden belirlenen hesaplama yöntemine uyulmadan belirlenmesinin hukuki güvenilirlik ilkelerine aykırılığı ve vekalet ücreti hükmünün hukuki isabeti değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine ve yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle belirlenen sınav sonuçlarının iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, yapılan ilk değerlendirme sonucunda başarı oranının düşük olması nedeniyle sınav sonuçlarının yeniden hesaplanmasını istemiş, ancak bu işlemin hukuki güvenilirlik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Sınav sonuçlarının, önceden belirlenen hesaplama yöntemine uyulmadan belirlenmesi, idare hukukuna […]

→

Disiplin cezası için yeterli delil bulunmaması nedeniyle idare mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz isteminin reddi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının disiplin cezasına ilişkin itirazını değerlendirirken, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz istemini reddetmiştir. Davacı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/B-5 maddesi uyarınca, “hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediği gerekçesiyle ceza almıştır. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının disiplin cezasına konu fiili işlediğine dair […]

→

İdarenin takdir yetkisine dayanarak yönetim kurulu üyeliğinden alma işleminin hukuka aykırılığı ve parasal hakların ödenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerle mümkün olduğunu belirtmiştir. Davacının, Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde yönetim kurulu üyeliğinden alınmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Davacının görevden alınmasının ardından, yaş haddi nedeniyle zorunlu emekliliği göz önünde bulundurularak, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. […]

→

İdarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, görevden alma işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemi incelemiştir. İdare Mahkemesi, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini değerlendirirken, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davacının görevden alınmasına neden olacak bir olumsuzluk veya hukuken geçerli bir sebep […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisi ve hukuka uygunluk değerlendirmesiyle atama işleminin iptali talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde il müdür yardımcısı olarak görev yaparken, Sevgi Evlerine öğretmen olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı maddi haklarının ödenmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca idareye memurların naklen atama hususunda takdir yetkisi tanındığını belirtmiş ve bu yetkinin […]

→

Atama işlemlerinde idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanma zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Mezarlık Daire Başkanlığına atanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak davalı idarenin temyiz talebini reddetmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevinde başarısız ya da yetersiz olduğuna dair somut bir gerekçe bulunmadığını, dolayısıyla yapılan atamanın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davalı idare, atama işleminin büyükşehir […]

→

Belediyede çalışan kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sorumluluk zammının dahil edilmesi (Sayıştay)

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler Yılı 2018 Dairesi 5 Karar No 48054 İlam No 50986 Tutanak Tarihi 9.2.2022 Kararın Konusu   Konu: Kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sorumluluk zammının dahil edilmesi. 1-123 sayılı İlamın 1. Maddesi ile, Belediyede çalışan kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sorumluluk zammının dahil edilmesi sonucunda […]

→

Kamu görevlilerinin görevden alınmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin görev ve görev yerlerini değiştirme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, mühendis olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra daire başkanı olarak atanmış, bu süre zarfında hakkında herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz bir değerlendirme olmamıştır. Bu durum, davacının liyakat ve kariyer […]

→

Kimyagerin sağlık memuru kadrosuna atanması işleminin mevzuata uygunluğu ve temyiz incelemesinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Dicle Üniversitesi bünyesinde kimyager olarak görev yapan davacının, sağlık memuru kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi uyarınca diğer sağlık personeli pozisyonunda istihdam edildiğini ve bu pozisyona uygun olarak kimyager kadrosuna atanması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının sağlık memuru kadrosuna atanmasının […]

→

Daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanan kişinin atama işleminin hukuka uygunluğu ve özlük haklarının ödenmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacının daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdarenin, takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmış, davacının görevinde başarısızlığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, idarenin atama işleminin hukuka uygun […]

→

Davacının sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırı bulunarak iptali ve terfi şartlarının yeniden değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 2015 yılı terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin idari işlemi iptal etmiştir. Davacı, sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi edemediğini ileri sürerek dava açmıştır. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak davacının terfi için gerekli olan sözlü sınavda başarılı olup olmadığını belirlemeden terfi etmemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davacının […]

→

Görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin tazmin yükümlülüğü bağlamında davacının parasal haklarının korunması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarelerin, davacının görevinde yetersiz olduğu yönünde somut bir tespit sunamadığını belirtmiş, Avrupa Birliği fonlarının yönetimindeki kayıplardan davacının sorumlu olduğu iddiasını da destekleyecek bir belge bulunmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, davalı idarelerin, davacının sorumluluğuna dair iddialarının mesnetsiz olduğunu ifade etmiştir. Anayasa’nın […]

→

Genel sekreter yardımcılığından şube müdürlüğüne atama işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin zararı ödeme yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden şube müdürlüğüne atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamış, davacının görevden alınmasını gerektiren bir olumsuzluk tespit […]

→