Komiser yardımcılığı sınavında hatalı soru nedeniyle rütbe kıdem tarihinin geriye dönük düzenlenemeyeceği ve idare mahkemesi kararının hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2010 Yılı Komiser Yardımcılığı Kursu Yazılı Sınavına dayalı taleplerinin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Davacı, sınavda hatalı soru sorması nedeniyle katılamadığı kursun ardından, rütbe kıdem tarihinin emsal personelle eşitlenmesi gerektiğini savunmuştur. Danıştay, davacının rütbe kıdem tarihinin geriye dönük olarak düzenlenemeyeceği yönündeki idare savunmasını dikkate alarak, İdare Mahkemesi kararının usul […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve kamu yararı gözetilerek yapılan görev değişikliğinin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı Hizmetleri Dairesi Başkanı olan davacının, başka bir göreve atanmasıyla ilgili işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, görevinden alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma olmadığını, idarenin takdir yetkisini kamu yararı gözetmeden kullandığını ileri sürmüştür. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının görev değişikliğine ilişkin işlemlerin kamu yararı […]

→

Polis memurunun komiser yardımcılığı sınavında başarısızlığı sonrası açılan davada idare mahkemesi kararının hukuka uygun bulunarak temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir polis memurunun komiser yardımcılığı sınavında başarısız olmasının ardından, iptal edilen sınav soruları nedeniyle yeniden yapılan değerlendirmede başarısız duruma düştüğünü belirterek, polis memurluğuna atanmasına ilişkin işlemin iptali için açılan davayı değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının tazminat istemini kabul ederek, yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının ödenmesine hükmetmiştir. Davalı idare ise, işlemin hukuka […]

→

Takdir komisyonu kararına istinaden, bazı teslimlere ilişkin fatura düzenlenmediği ve şirket kazancının tespitinde bu hasılatın dikkate alınmadığı gerekçesi ile re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemi (Danıştay)

4.  Daire     2020/1211 E.  ,  2022/5331 K. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen 2009 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir. […]

→

Emniyet amirliği terfi sınavına kabul edilmeyen davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle sınava katılım hakkı tanınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının emniyet amirliği terfi sınavına kabul edilmemesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Davacı, 04/09/2006 tarihinden itibaren (A) grubu polis âmiri statüsünde bulunmakta olup, bu tarihten itibaren zorunlu bekleme süresini doldurmuş durumdadır. İdare Mahkemesi, Danıştay’ın daha önceki bozma kararına uyarak, davacının komiser rütbesine terfi ettirilmesi ve ardından başkomiser rütbesine geçişinin hukuken mümkün […]

→

Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebinin 4706 sayılı Kanun’un Geçici 12. maddesi gereğince kısmen iptali ve hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz edilen kararın hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetmiştir. Dava, Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebine ilişkindir. İdare Mahkemesi, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 12. maddesi gereğince, belirli bir tarihten sonra ecrimisil alınamayacağına dair düzenlemeyi dikkate alarak, 01/10/2004-11/03/2008 tarihleri arasındaki ecrimisil talebinin iptaline, […]

→

Ecrimisil bedelinin hukuka aykırı ve uygun kısımlarının belirlenmesi ve idare mahkemesi kararının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tekirdağ ili Hürriyet mahallesinde bulunan bir taşınmazın işgali nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin iptali istemiyle açılan davada, idare mahkemesinin kararını temyiz eden davalı idarenin taleplerini değerlendirmiştir. Dava konusu ecrimisil bedelinin bir kısmının hukuka aykırı olduğu, diğer kısmının ise hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, iptal edilen miktarın 6.897,86 TL olduğu ifade edilmiştir. Davalı […]

→

Terfi talebinin reddi ve kadro iptallerinin hukuken geçersizliği; liyakat değerlendirmesi yapılmadan terfi ettirmenin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının terfi talebinin reddine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararını onaylamıştır. Mahkeme, davacının 2014 yılında terfi ettirilmemesine gerekçe olarak gösterilen kadro iptallerinin hukuken geçersiz olduğunu belirlemiş, ancak davacının liyakat değerlendirmesi yapılmadan terfi ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir. Dava konusu işlemin iptal edilmesi, davacının doğrudan terfi ettirilmesi […]

→

Ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin, kira sözleşmesine dayalı kullanım nedeniyle hukuka uygun olmadığı iddiası (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir spor kulübü derneğinin ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi üzerine yapılan temyiz başvurusunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının taşınmazı İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yaptığı kira sözleşmelerine dayanarak kullandığını ve bu nedenle fuzuli işgalin söz konusu olmadığını belirterek, ecrimisil talebinin hukuka uygun olmadığına karar vermiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin […]

→

Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında işgal alanının idare tespitinin üzerinde belirlenmesinin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Şanlıurfa’da bir taşınmazın işgali nedeniyle talep edilen ecrimisil bedelinin hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, taşınmazın belirli bir kısmını işgal ettiğini kabul etmekle birlikte, idare tarafından belirlenen işgal alanının 543,00 m² olarak tespit edilmesine itiraz etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak işgal alanını 663,01 m² olarak belirlemiş ve bu doğrultuda ecrimisil […]

→

Memurların görev yerlerinin değiştirilmesinde idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların görev ve yerlerinin değiştirilmesinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre içinde hakkında açılan ceza davaları nedeniyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanmasını hukuka aykırı bulmuş ve iptalini istemiştir. Ancak, idare mahkemesi, davacının atanmasının kamu yararı ve hizmet […]

→

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün terfi kararında liyakat kriterlerini eşit ve objektif uygulamaması nedeniyle işlemin iptali ve parasal hakların ödenmesi talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2015 yılı terfi döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu tarafından davacının terfi etmemesi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacının performans puanı 4,95 olarak belirlenmiş ve hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın, daha düşük puan alan ve disiplin cezası bulunan personelin terfi ettirilmesi, […]

→

Rütbe terfilerinde liyakat esasının önemi ve idarenin takdir yetkisinin objektif kullanımı gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir komiser yardımcısının 2015 yılı rütbe terfi döneminde terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davayı incelemiştir. Davacı, terfi etmemesi nedeniyle yoksun kaldığı maaş farkları ve özlük haklarının ödenmesini talep etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi etmemesine ilişkin işlemin iptaline karar vermiş, ancak Danıştay Beşinci Dairesi, liyakat koşullarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle bu kararı bozmuştur. Yeniden […]

→

Kamu kurumlarında memur atamalarında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu kurumlarında memur atamalarında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. Davacı, daire başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir disiplin cezası veya yetersizlik tespiti olmaksızın şube müdürü olarak atanmıştır. Davalı idare, bu atamayı haklı kılacak somut bir gerekçe sunamamıştır. Mahkeme, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdari yargı, bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığını kanıtlayan durumlarda, idari işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verebilir. Dava konusu olayda, davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin, kamu yararı […]

→