Liyakat esaslarının ihlali ve yeni hukuki durumların dikkate alınması gerekliliğiyle terfi kararının iptali isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının 2015 yılı terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesiyle ilgili olarak yapılan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, terfi döneminde terfiyi hak eden personel ile ilgili liyakat değerlendirmelerinin eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde […]

→

Danıştayın ruhsat talebinin reddinin hukuka uygunluğu ve İdare Mahkemesi kararının bozulması üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Samsun’da bir işyerine ekmek fırını ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını inceledi. İdare Mahkemesi, taşınmazın tapu kaydında “fırın” olarak belirtilmesi ve 2981 sayılı Yasa gereğince iskanlı bina kapsamına girmesi nedeniyle ruhsat başvurusunun reddinin hukuka aykırı olduğuna karar vermişti. Ancak Danıştay, ruhsat talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu belirtti. Yönetmelik gereği, […]

→

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tasarrufundaki taşınmazın izinsiz kullanımında ecrimisil talebi ve haksız zilyetlik değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir. Dava, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tasarrufuna bırakılan bir taşınmazın kullanımına ilişkin ecrimisil talebine dayanmakta olup, davalı idare, karar düzeltme isteminde, Maliye Bakanlığı’nın onayı ile taşınmazın tasarrufuna bırakıldığını ve kira sözleşmesinin süresinin dolduğunu ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, düzeltme talebinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. […]

→

Öğretmenlikte yetersizlik nedeniyle genel idare hizmetlerine atama işleminin hukuka uygunluğu ve yeterlilik artırıcı önlemler değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının öğretmenlik mesleğindeki yetersizliği nedeniyle genel idare hizmetleri sınıfına memur olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onadı. Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde temyiz incelemesi yapıldığını ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini vurguladı. Dava dosyasında yer alan soruşturma raporları, davacının İngilizce […]

→

Disiplin cezası öncesi memurun akıl ve ruh sağlığının değerlendirilmemesi hukuka aykırılık oluşturur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, izinsiz devamsızlık nedeniyle 3 günlük aylık kesimi cezası almış, ancak bu cezanın verilmesi sırasında davacının akıl ve ruh sağlığına dair ciddi şüpheler olduğu tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının akli melekelerinin yerinde olmadığına dair bir sağlık raporu bulunmamasına rağmen, amirleri tarafından yapılan […]

→

Disiplin cezası öncesi akıl sağlığı değerlendirmesi yapılmayan polis memuruna verilen cezanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Disiplin cezasının amacı, memurun ceza gerektiren fiilinin ve bu fiilin sonuçlarını değerlendirebilecek akıl ve ruh sağlığına sahip olmasını sağlamaktır. Ancak, davacının akli melekelerinin yerinde olup olmadığına dair bir sağlık raporu bulunmamakla birlikte, amirleri tarafından gösterilen ciddi davranış bozuklukları […]

→

Disiplin cezası gerekçesiyle terfi ettirilmeyen emniyet müdürünün terfi işlemlerinde kıdem ve liyakat esaslarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 2013 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlamış olmasına rağmen, disiplin cezası gerekçe gösterilerek terfi ettirilmemiştir. Danıştay, terfi işlemlerinin kıdem ve liyakat esasına dayandığını, bu iki ölçütün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davalı idare, disiplin cezasını […]

→

İşyeri ruhsatının iptalinde belediye encümeninin yetkisizliği ve usulde paralellik ilkesinin ihlali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin davada, yetki ve usulde paralellik ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, ruhsatın iptali için gerekli olan işlemin, belediye başkanı veya onun görevlendirdiği bir yetkili tarafından yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, ruhsatın iptali için belediye encümeninin karar alması, hukuka aykırı bir durum oluşturmuştur. Bu […]

→

Genel müdür yardımcılığından uzman kadrosuna atamanın hukuka aykırılığı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakta, ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

İdari işlemle işyerinin süresiz kapatılması sonucu ticari itibar kaybı nedeniyle manevi tazminat talebinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin işyerinin süresiz kapatılmasına ilişkin idari işlemin, davacının ticari itibarını zedelediğine ve güvenirliğini azalttığına hükmetmiştir. Manevi zarar, kişinin iç huzurunun bozulması ve kişilik haklarının zedelenmesi gibi unsurları içerirken, tüzel kişilikler için de saygınlık ve ticari itibar kaybı gibi değerler önem taşımaktadır. Davacı, işyerinin kapatılması nedeniyle manevi zarar gördüğünü ileri sürmüş ve bu […]

→

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sundurmanın kaldırılması talebinin yetki aşımı nedeniyle hukuken geçersizliği ve yerel yönetimlerin yetki sınırlarının belirlenmesi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi tarafından davacıya ait işyerinin önündeki sundurmanın kaldırılması talebinin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirirken, büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki yetki çatışmasına odaklanmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, sıhhi işyerlerinin denetimi ve ruhsatlandırılması ilçe belediyelerine aittir. Davacı işyerinin Konak Belediye Başkanlığı sınırları içinde bulunduğu ve bu belediyeden […]

→

Disiplin cezası öncesi memurun akıl sağlığının değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuruna verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, disiplin cezasının amacına ulaşabilmesi için memurun akıl ve ruh sağlığının yerinde olması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, ceza gerektiren fiili işlediği tarihlerde akli melekelerinin yerinde olmadığına dair yeterli sağlık raporu bulunmamakla birlikte, […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve kamu yararı sınırında personel ataması hukuka aykırı bulunarak yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosundan araştırmacı kadrosuna atamasını hukuka aykırı bulmuştur. İdarelerin personel istihdamında takdir yetkisi bulunsa da, bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığı kadrosuna atanmış olması, bu kadrodan alınarak daha alt bir kadroya […]

→

Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun terfi işlemi hukuka uygun bulunmadı, ancak davacı sözlü sınavda başarılı olmadıkça terfi ve tazminat talep edemeyecek. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle açtığı davada, Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından terfi etmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Ancak, bu kararın davacının doğrudan terfi etmesini sağlamayacağına, zira davacının terfi için gereken “sözlü sınavda başarılı olma” şartını henüz yerine getirmediğine dikkat çekmiştir. Danıştay, yapılacak yeni yönetmelikte belirlenecek usul […]

→

Ruhsat iptali sonrası maddi zarar tazmininde iş yerinin fiilen kapalı olduğu dönemin somut verilerle belirlenmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Bursa ili Osmangazi ilçesinde bulunan bir odun kömürü imal yerinin ruhsat iptali sonrası uğranılan maddi zararın tazmini talebini incelemiştir. Davacı, ruhsat iptali nedeniyle 15/05/2007-15/10/2008 tarihleri arasında 132.968,00 TL maddi zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak zararın 83.465,69 TL olarak tespit edilmesine karar vermiş, ancak Danıştay, bu hesaplamanın hukuki […]

→