Hazine mülkiyetindeki taşınmazların tahliyesinin yalnızca Hazine tarafından talep edilebileceği ve üniversitenin yetkisizliği üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, uyuşmazlıkta, Hazineye ait taşınmazın tahliyesi talebinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğini belirtmiştir. İlgili taşınmaz, 2011 yılında davacı derneğe kiralanmış, ancak 2013’te Hazine ile … Üniversitesi Rektörlüğü arasında yapılan protokolle işletme hakkı üniversiteye devredilmiştir. Üniversite, kira sözleşmesini tek taraflı feshederek tahliye talebinde bulunmuştur. Daire, 2886 sayılı Kanun’un 75. […]

→

Kira sözleşmesi sona eren kiracının tahliyesi için idari yargının yetkisizliği ve adli yargının gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının tahliye talebine ilişkin idare mahkemesinin kararını temyiz başvurusunu reddetti. Dava, davacının kiracı olduğu taşınmazın tahliyesine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştı. İdare Mahkemesi, kira sözleşmesinin süresinin dolduğunu ve davacının fuzuli şagil olduğunu belirterek davayı reddetti. Danıştay, temyiz isteminin hukuka uygun olduğunu ve ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini ifade etti. Kararda, […]

→

Rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılma işleminin hukuka aykırılığı ve yönetmelik hükümlerinin iptaliyle yeniden değerlendirme gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, emniyet amiri olarak görev yapan davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, bu işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 28. maddesinin bazı hükümlerinin daha önce Danıştay tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini belirtmiştir. Bu durum, sözlü sınavda puanların belirlenmesinde hukuka uygun bir değerlendirme yapılmadığını ortaya koymaktadır. […]

→

Personel atama işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisiyle değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Personel Daire Başkanlığı kadrosunun iptal edilerek Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında Şube Müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda personel atama konusunda takdir yetkisi bulunduğunu ve Personel Daire Başkanlığı görevine devam etmenin kamu hizmetinin etkinliğini olumsuz etkileyebileceğini belirtmiştir. Ayrıca, davacının […]

→

Rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılma işleminin iptali ve hukuka aykırı yönetmelik hükmüne dayanarak işlem tesisinin uygun olmaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2021/14953 E. ve 2021/4354 K. sayılı kararında, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının başarısız sayılmasına dayanak olan yönetmelik hükmünün daha önce Danıştay Beşinci Dairesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, bu hukuka aykırı düzenlemeye dayanarak tesis edilen işlemin de hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Ancak, […]

→

Rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılma işleminin, hukuka aykırı yönetmelik hükümlerine dayanması nedeniyle iptali ve yeniden değerlendirme yapılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının başarısız sayılmasına dayanak olan Yönetmelik hükümlerinin daha önce Danıştay Beşinci Dairesi tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini belirtmiş ve bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırılığına hükmetmiştir. Ancak, mahkeme kararının davacının sözlü sınavda başarılı olduğu anlamına […]

→

Emniyet amirinin rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ve yeniden sınav yapılması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir emniyet amirinin rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının başarısız sayılmasına dayanak olan Yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiş ve bu nedenle işlemin iptaline karar vermiştir. Ancak, bu iptal kararı, davacının sözlü sınavda başarılı olduğu anlamına gelmemektedir; yeni düzenlemeler çerçevesinde yeniden bir […]

→

Tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle işyeri açma ruhsatının iptali işleminin hukuka aykırılığı ve geçersiz tebligatın etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını incelemiştir. 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na göre, anlık veri göndermeme veya gerçeğe aykırı kayıt tutma fiillerinin tekrarı halinde ruhsatın iptal edileceği belirtilmiştir. Ancak, davacıya tebliğ edilen idari para cezasının, şirket yetkilisi yerine çalışanına […]

→

Danıştay 2. Dairesi’nin işyeri ruhsatı iptali ve faaliyetten men işlemlerinin adli yargıda çözülmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin işlemin, idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince, bu tür uyuşmazlıkların adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözülmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. […]

→

İdari para cezasının tekerrür hükümleri çerçevesinde ruhsat iptali için yeterli sebep oluşturup oluşturmayacağına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, konaklama tesislerinin işletmecilerinin, misafirlerin kimlik kayıtlarını usulüne uygun şekilde tutma yükümlülüğünü vurgulayarak, bu yükümlülüğe aykırı hareket edenlere idari para cezası uygulanacağını belirtmiştir. Ancak, aynı gün içinde yapılan iki denetim sonucunda verilen idari para cezasının, tekerrür hükümleri çerçevesinde ruhsat iptaline gerekçe olamayacağına karar vermiştir. İlk denetimde tespit edilen ihlalin ardından, ikinci denetimdeki fiilin, ilk […]

→

Kimlik Bildirme Kanunu Kapsamında İşyeri Ruhsatı İptali Uyuşmazlığında Adli Yargının Yetkisi ve İdari Yaptırımın Niteliği Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu çerçevesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği, idari yaptırımlara karşı itirazların adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Dava konusu işlemin, […]

→

Kimlik Bildirme Kanunu’na muhalefet nedeniyle idari para cezası kesinleşmeden iş yeri ruhsatının iptali hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun Ek 1. maddesine muhalefet eden davacıya yönelik olarak verilen idari para cezalarının kesinleşmeden iş yeri ruhsatının iptaline ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacıya, anlık veri göndermeme ve gerçeğe aykırı kayıt tutma fiilleri nedeniyle idari para cezası verilmiş, ancak bu cezalara karşı yapılan itirazlar henüz […]

→

İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsatı iptali işlemlerinde itirazın adli yargıda yapılması gerektiği ve İdare Mahkemesi kararının hukuken isabetsizliği. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işleminin, idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince, idari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince yapılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. 1774 sayılı Kanun’da idari yaptırımlara karşı […]

→

Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarının kesinliği ve idari yargı denetimiyle geri alınmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarının başkan ve üyeler tarafından imzalanarak kesinleştiğini ve bu kararlara karşı idari yargı yolunun dışında bir itiraz yolu bulunmadığını belirterek, davacının “etiğe aykırı davrandığı” yönündeki kararın geri alınması talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Dava, davacının etik ihlali nedeniyle alınan kararın geri alınması isteminin, Kurul gündemine […]

→

Eş durumu mazeretiyle naklen atanma talebinin, kadro durumu ve idarenin hizmet ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, eş durumu mazeretiyle yapılan naklen atanma başvurusunun hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, eşinin astım hastalığı nedeniyle farklı bir ilde atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Mahkeme, eş durumu özrüne dayalı başvurunun, ilgili mevzuat çerçevesinde, davacının ve eşinin kadro durumları ile idarenin hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, […]

→