Sosyal denge tazminatı sözleşmesi kapsamında yapılan vekalet yardımı ve ikramiyelerin kamu zararı oluşturup oluşturmadığı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye ile sendika arasında yapılan sosyal denge tazminatı sözleşmesinin hukuki geçerliliği ve kamu zararına yol açan ödemeleri incelemektedir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 16. maddesi, sosyal denge tazminatı ödemeleri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağını belirtmesine rağmen, sözleşme kapsamında yapılan bazı ödemelerin bu maddenin koruması […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemeleri 4688 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi kapsamında mali yargılamaya tabi midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye ile sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesine dayanan ödemelerin hukuki durumunu incelemektedir. 241 İlam sayılı Daire Kararının 15’inci maddesi, 01.01.2018 – 31.03.2019 tarihleri arasında yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerinin üst sınırın üzerinde olması nedeniyle kamu zararı oluştuğunu belirtmekte ve bu zararın sorumlularından tahsil edilmesine hükmetmektedir. Ancak, 4688 sayılı […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinin yargılamaya tabi olmaması kamu zararının tahsilini engeller mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye ile sendika arasında yapılan sosyal denge tazminatı sözleşmesi çerçevesinde, 01.01.2018 – 31.03.2019 tarihleri arasında ödenen tazminatların üst sınırın üzerinde olması nedeniyle oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine yönelik bir hüküm içermektedir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un geçici 16. maddesi gereğince, bu ödemelerin idari veya mali yargılamaya tabi olmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, Daire […]

→

Kamu avukatlarına yapılan vekalet ücreti ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması hukuka aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Hukuk Müşavirliğinde görevli personele yapılan avukatlık vekalet ücreti ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu durum, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca, söz konusu ödemelerin “ücret” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Gelir vergisi kesintisinin yapılmaması, kamu zararına yol açmış ve bu nedenle harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlilerine […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinin üst sınırı aşması durumunda kamu zararı sorumluluğu yargılamaya tabi midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. 111 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesi, 15.03.2016 tarihinde yürürlüğe giren sosyal denge tazminatı sözleşmesi çerçevesinde, üst sınırın üzerinde yapılan ödemeler nedeniyle oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmetmiştir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesi, bu tür ödemelerin idari veya […]

→

Ecrimisil tahakkukunun tespit tarihinden geriye doğru beş yıl içinde yapılması zorunluluğu kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, mülkiyeti belediyeye ait taşınmazların işgali nedeniyle ecrimisil tahakkuk edilmemesi sonucu kamu zararı oluştuğuna karar vermiştir. İlgili Daire Kararı, işgal edilen taşınmazlar için ecrimisil tahakkuk işlemlerinin yapılmadığını ve bu nedenle kamu zararının Emlak ve İstimlak Müdürü ile Mali Hizmetler Müdürüne ödettirilmesine hükmetmiştir. Temyiz başvurusunda, kamu zararı oluşmadığı ve ecrimisil tahakkuk işlemlerinin yapıldığı iddia edilmiştir. […]

→

GPRS tabanlı araç takip sistemi arızasında ceza uygulanmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 111 İlam sayılı Daire Kararının 11’inci maddesiyle, GPRS tabanlı araç takip sisteminin arızalı olduğu araçlar için sözleşmede belirtilen cezai hükümlerin uygulanmaması nedeniyle oluşan kamu zararının muayene ve kabul komisyonu üyelerine ödettirilmesine hükmetmiştir. Temyiz başvurusunda, kamu zararı oluşmadığı ve sözleşmede arızalı sistem için ceza uygulanamayacağı savunulmuştur. Ancak, sözleşmenin cezai hükümleri gereği, araç takip sisteminin […]

→

Belediyeye ait taşınmazların işgalinde ecrimisil tahakkukunun zamanında yapılmaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, mülkiyeti belediyeye ait taşınmazların özel mülkiyete konu parseller üzerinde işgalci durumunda olmasına rağmen ecrimisil tahakkuk edilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğuna hükmetmiştir. Daire Kararı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesine dayanarak, işgal edilen taşınmazlar için ecrimisil talep edilebilmesi için idarenin zarara uğramış olması gerekmediğini vurgulamaktadır. Belediye, işgalin tespit edilmesine rağmen gerekli tahakkuk ve […]

→

Kiralık araçların kasko bedelinin %2’sini aşması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 111 İlam sayılı Daire Kararının 9’uncu maddesiyle, belediye tarafından ihale ile kiralanan binek araçlar için aylık kiralama bedelinin, kasko bedelinin %2’sinden fazla olması nedeniyle oluşan kamu zararının harcama yetkilisi ve ihale komisyonu üyelerine ödettirilmesine hükmetmiştir. Temyiz başvurusunda, ihale konusu işin “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesi” değil, “Mevcut Parkların Bakımı” olduğu, dolayısıyla %2 kasko […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde ceza infaz kurumlarının doluluk oranı ve güvenlik gerekçeleri nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin bulunduğu Ankara’daki ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına yönelik temel amaç, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlenmesini önlemektir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri, hükümlülerin nakil şartlarını düzenlemekte ve kendi istekleri ile nakil […]

→

Amcasına şehit unvanının verilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, amcasının 12 Ocak 1966 tarihinde Sarıkamış’ta bir tatbikat sırasında tank altında kalarak vefat ettiğini ve bu nedenle şehit unvanının verilmesini talep etmektedir. Başvuran, amcasının askeri görevini yerine getirirken hayatını kaybettiğini ve bu durumun resmi belgelerde “vefat” olarak kaydedildiğini, ancak bu ifadenin “şehitlik makamına ermiştir” şeklinde düzeltilmesini istemektedir. Milli Savunma Bakanlığı’nın verdiği yanıtta, merhumun […]

→

Engelli bireylerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde sosyal hukuk devleti ilkeleri nasıl uygulanır (KDK)

ÖZET: Başvuran, %75 engel oranına sahip olduğunu ve İzmir depremi sonrası taşınmak zorunda kaldığını belirterek Karşıyaka Belediye Başkanlığına naklen atanma talebinde bulunmuştur. İdare, başvuranın mevcut görevdeki personel ihtiyacını gerekçe göstererek bu talebi reddetmiştir. Ancak, başvuranın engellilik durumu ve taşınmazının riskli statüsü dikkate alındığında, devletin sosyal hukuk devleti ilkeleri gereği engelli bireylerin haklarını koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. […]

→

Eğitim nedeniyle ceza infaz kurumları arasında nakil talebi hangi şartlarda kabul edilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi olarak eğitimine devam edebilmek amacıyla Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 53-58. maddeleri ve ilgili yönetmelikler, hükümlülerin eğitim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına nakil edilmesine dair emredici bir hüküm içermemektedir. Nakil talebinin kabul edilebilmesi için […]

→

Zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlayan öğretmenlerin kademe ilerlemesi hakkı yeni atandıkları kurumda korunmalı mı (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörede görev yapan öğretmenlerin, zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamladıktan sonra ihtiyaç fazlası olarak başka bir eğitim kurumuna atanması durumunda, iki yıla bir kademe ilerlemesi verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuran öğretmen, zorunlu yer değiştirme nedeniyle kademe terfi hakkından mahrum kalmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiş ve bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. Milli […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın cezaevine nakil taleplerinde doluluk oranı ve ulaşım koşulları nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemini vurgulamaktadır. Başvuran, ailesine yakın bir cezaevine nakil talep etmiş, ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, mevcut cezaevlerinin doluluk oranları nedeniyle bu talebi reddetmiştir. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını yalnızca cezanın uygulanması değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması olarak belirlemektedir. Bu bağlamda, […]

→