Yurt dışında dil kursuna gönderim, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi, kamu zararı oluşturmazsa tazmin hükmü nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir üniversitede görevli öğretim üyelerinin yurtdışında yoğunlaştırılmış yabancı dil kursuna gönderilmesiyle ilgili olarak oluşan kamu zararına dair tazmin hükmünü incelemiştir. Temyiz Kurulu, bu görevlendirmenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. maddesine aykırı olduğu iddiasını değerlendirirken, öğretim elemanlarının yurt dışında bilimsel toplantılara katılma ve mesleki deneyim kazanma amaçları doğrultusunda görevlendirilmelerinin mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir. Kurul, […]

→

Muhtarlıklara Yapılan Nakdi Yardımların Yasal Dayanağı Olmadan Kamu Zararına Yol Açması Durumunda Sorumluluk Kime Aittir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, muhtarlıklara düzenli olarak yapılan maaş niteliğindeki nakdi yardımların, 4541 sayılı Kanun ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na aykırı olduğunu belirlemiştir. İnceleme sonucunda, muhtarlıklara yapılan bu ödemelerin mevzuatta öngörülmediği ve bu nedenle kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı işlemler sonucunda […]

→

Maktu mesai ücreti ödemesi, destek hizmeti personeli için hukuka aykırı olup kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede görev yapan memura mevzuata aykırı olarak maktu mesai ücreti ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 7258 sayılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu çerçevesinde, zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personelin maktu fazla çalışma ücreti alabileceği, ancak destek hizmeti yürüten personelin bu haktan yararlanamayacağı belirtilmiştir. İlgili […]

→

Belediyenin tasarruf tedbirlerine aykırı harcamaları sonucunda kamu zararı oluşması, hangi mevzuat ve içtihatlarla tespit edilmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin tasarruf tedbirlerine aykırı olarak yaptığı harcamaları incelemektedir. Belediye, aylık gazete aboneliği ve hediye amaçlı altın, çanta, şapka, çerçeve alımları gerçekleştirmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili genelgeler, belediyelerin harcamalarını belirli kurallara tabi tutmakta ve tasarruf tedbirlerine uymalarını zorunlu kılmaktadır. Özellikle, kamu görevlilerinin kamu kaynaklarını kullanarak hediye veremeyecekleri ve temsil […]

→

Zabıta Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı atama, kamu zararına yol açarak mali hakların ödenmesini gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir kamu görevlisinin Zabıta Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanması ve ardından görevde yükselme sınavı şartı aranmaksızın başka bir müdürlük kadrosuna geçişinin hukuki değerlendirmesini içermektedir. İlgili personelin, zabıta teşkilatında en az iki yıl görev yapmamış olması, Zabıta Müdürlüğü kadrosuna atanmasını hukuka aykırı kılmaktadır. Bu durum, kamu zararına yol açmış ve ilgili […]

→

Bilirkişi ödemelerinin hukuki dayanağı, kontrolörlerin atama yetkisi ve kamu zararı değerlendirmesi nasıl belirlenmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, mahalli idareler kontrolörleri tarafından yapılan bilirkişi ödemelerinin hukuki dayanağını incelemektedir. 2021 dönemi teftişinde, kontrolörlerin görevlendirdiği bilirkişilere yapılan ödemelerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilmiştir. Rapor, kontrolörlerin bilirkişi atama yetkisi olmadığını ve dolayısıyla yapılan ödemenin kamu zararına yol açtığını belirtmektedir. Ancak, Sayıştay, Mahalli İdareler […]

→

İş Başlama Tarihinden Önceki Elektrik Tüketimi İçin Fiyat Farkı Ödemesi Kamu Zararı Oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyenin elektrik alımına ilişkin ihale sözleşmesinde, işe başlama tarihinden önceki döneme ait elektrik enerjisi kullanımı için fiyat farkı ödenmesinin kamu zararı oluşturduğuna hükmetmiştir. Sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince, fiyat farkının yalnızca işe başlama tarihinden itibaren ödenmesi gerektiği belirtilmiş, bu durumun ihlali sonucunda kamu zararının meydana geldiği tespit edilmiştir. Belediyeye ait 9 elektrik aboneliği […]

→

Belediyenin avukat vekalet ücreti ödemelerinde gelir vergisi tevkifatını ihmal etmesi kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyenin karşı taraf avukatına yaptığı vekalet ücreti ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapmadığı tespit edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, serbest meslek kazançlarının tanımını ve tevkifat yükümlülüğünü belirlemekte olup, avukatlık hizmetleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Belediyenin, icra dosyası gereğince avukata yapılan ödemelerde serbest meslek makbuzunu eklememesi, gelir vergisi tevkifatını ihmal […]

→

Fiyat farkı hesaplamalarında EPDK fiyatlarının esas alınmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin akaryakıt alımında fiyat farkının hatalı hesaplanması nedeniyle kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. İlgili ihale kapsamında, “Motorin (Diğer)” yerine “Motorin” fiyatları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda, yükleniciye fazla ödeme yapılmış ve bu durum 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde kamu zararına neden olmuştur. Kararda, fiyat farkı […]

→

Nöbet görevi dağıtımında kamu yararı gerekçesiyle öğretmenler arasında farklı uygulama yapılması hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü tarafından 13-17 Haziran tarihleri arasında 25 öğretmene nöbet görevi verilmesi ve 30 öğretmene verilmemesi nedeniyle çalışma barışının bozulduğunu iddia ederek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Yapılan incelemelerde, nöbet görevlerinin Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumlar Yönetmeliği’ne uygun olarak gerçekleştirildiği ve bu süreçte 55 öğretmene haftada bir nöbet verildiği belirlenmiştir. Öğrenci yoğunluğunun […]

→

Batman’daki cezaevine gelen APS kurye gönderilerinin teslim sürelerindeki gecikmelerin çözülmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Batman’daki cezaevinde tutuklu bulunurken, kendisine ulaşması gereken acil postaların yasal olarak üç gün içinde teslim edilmesi gerektiğini, ancak bu sürelerin sıklıkla aşıldığını iddia etmiştir. Özellikle APS ile gelen mektupların teslim sürelerinin 20 güne kadar uzadığını belirten başvuran, bu sorunun çözülmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın şikayetini inceleyerek, teslimat sürelerinde […]

→

Eğitmen kadrosunda görev yapanların zam ve tazminatları (ÇŞB)

ÖZET: Eğitmen kadrosunda görev yapan devlet memurlarının zam ve tazminatlarına ilişkin düzenlemeler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde belirlenmiştir. Bu kapsamda, zam ve tazminatların hangi görevlerde bulunanlara ödeneceği, miktarları ve ödeme usulleri, her yıl Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmektedir. Kamu kurumları, belirlenen oran ve miktarların altında ödeme yapma yetkisine sahipken, bu durumun gerekçeleri de resmi cetvellerde […]

→

Ekonomist kadrosundan mühendis unvanlı kadroya naklen geçilip geçilmeyeceği (ÇŞB)

ÖZET: Ekonomist kadrosunda görev yapan bir personelin, elektrik ve elektronik mühendisliği bölümünden mezun olması durumunda mühendis unvanlı kadroya naklen geçişinin mümkün olup olmadığına dair yapılan incelemede, ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmıştır. 2 Temmuz 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikte, unvan değişikliği için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu şartlar arasında, unvan değişikliği sınavında başarılı […]

→

Şef kadrosundan sivil savunma uzmanı kadrosuna geçilip geçilemeyeceği (ÇŞB)

ÖZET: Şef unvanına sahip personelin, sivil savunma uzmanı kadrosuna geçişinin mümkün olup olmadığına dair yapılan inceleme sonucunda, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda bazı şartların sağlanması gerektiği belirlenmiştir. Belediye ve bağlı kuruluşlar ile mahalli idare birlikleri personelinin görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına dair yönetmelikte, şef kadrosundan sivil savunma uzmanı kadrosuna geçişin, görevde yükselme sınavına tabi olarak […]

→

Derdest dava varlığı bilirkişilik başvurusunun reddi için yeterli midir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, bilirkişilik başvurusunun reddine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, Adana Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından, hakkında devam eden bir dava nedeniyle bilirkişilik kaydının yenilenmesinin reddedilmesini, masumiyet karinesine aykırı olarak değerlendirmiştir. Danıştay, bilirkişilik başvurularında, başvuranın suçlu olduğuna dair kesin bir hüküm olmadan, yalnızca derdest dava bulunmasının, bilirkişilik başvurusunun reddi için yeterli olamayacağına […]

→