Sözleşmeli personelin sağlık mazeretiyle tayin talebinde rapor sunmaması hukuka aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türkiye İş Kurumu’nda sözleşmeli büro personeli olarak çalışmakta ve annesi ile engelli kardeşinin sağlık durumu nedeniyle Bursa’ya tayin talep etmiştir. Ancak, kurum, başvuranın sağlık mazeretini destekleyen bir rapor sunmadığını ve tayin talebinin mazeretsiz olarak değerlendirildiğini belirterek talebi reddetmiştir. Sözleşmeli personelin yer değişikliği taleplerinin, belirli koşullara bağlı olarak kabul edilebileceği, ancak başvuranın durumunun bu […]

→

Kampüs içindeki çalışmalar, açık çalışma mahalli sayılarak özel hizmet tazminatı ödenebilir mi (KDK)

ÖZET: İskenderun Teknik Üniversitesi’nde mühendis olarak görev yapan başvuran, yürüttüğü Kapalı Spor Kompleksi Yapım İşinde geçici kabul komisyonu başkanı olarak çalıştığını ve bu nedenle özel hizmet tazminatı talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın görevini, faal durumdaki hizmet binalarında gerçekleştirdiği için açık çalışma mahalli olarak değerlendirmemiş ve tazminat talebini reddetmiştir. Danıştay, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın eki […]

→

Lojman işgaliye bedelinin iadesi için Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve hukuki güvenlik ilkesi nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi’nde çalıştığı süre zarfında lojman kullanımına ilişkin işgaliye bedelinin iadesini talep etmiştir. İdari Yönergeye göre, yapılandırma nedeniyle ayrılan memurlar için lojmanın geç boşaltılması durumunda cezai bedel ödenmesi gerektiği belirtilse de, başvuranın durumunun bu yönerge kapsamına girmediği ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine dayanarak aynı hukuki durumda bulunanların aynı kurallara tabi […]

→

Ücretli öğretmenlik hizmetinin sigorta primlerinin tescili talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 1999-2000 yılları arasında Afyonkarahisar’daki bir ilkokulda ücretli öğretmen olarak çalıştığını, ancak bu döneme ait sigorta primlerinin kayıtlarında yer almadığını belirterek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. Başvurusunda, sigorta primlerinin yatırılmadığını ve bu durumun mağduriyetine yol açtığını ifade etmiştir. İlgili idare, başvuranın belirtilen tarihlerde görev yaptığını doğrularken, sigorta primlerine dair herhangi bir belgeye ulaşamadıklarını bildirmiştir. […]

→

Evde bakım ücreti talebinin reddi, hukukun belirlilik ilkesine aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, ÇÖZGER’i bulunan oğlu için evde bakım ücreti talep etmiş, ancak idare, çocuğun günlük yaşamını önemli ölçüde yerine getirebildiği gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. İdarenin değerlendirmesi, başvuranın hane gelirinin 3294 sayılı Kanun kapsamında kişi başına düşen gelirin altında olduğunu göstermektedir. Bu durum, başvuranın bakıma muhtaçlık kriterini karşıladığını ortaya koymaktadır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkeleri […]

→

Görevden uzaklaştırma kayıtlarının özlük dosyasında saklanması ve elektronik veri tabanlarından silinmesi gerektiği kararı nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde görev yapan bir öğretim üyesinin, görevden uzaklaştırma kayıtlarının silinmesi talebi üzerine alınmıştır. Başvuran, 26.09.2016 tarihinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırıldığını, ancak 28.12.2017 tarihinde görevine iade edildiğini belirtmiştir. İdare, başvuranın görevden uzaklaştırma sürecine ilişkin kayıtların silinmesi talebine olumsuz yanıt vermiştir. Danıştay, başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların özlük dosyasında saklanması […]

→

Evinin karşısına yapılan taziye evinin yerinin değiştirilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Erzurum’un Palandöken ilçesindeki Hekimler Parkı’na inşa edilen “Taziye Evi”nin yerinin değiştirilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, parkta yapılan inşaatın, çevresindeki yeşil alanın kaybına yol açtığını ve evinin önünde böyle bir yapıyı istemediğini belirtmiştir. Palandöken Belediyesi, bu yapının kamu yararına hizmet edeceğini ve mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda inşa edildiğini savunmuştur. Ayrıca, parkın mülkiyetinin belediyeye ait olduğu […]

→

Muhtarlıklara Yapılan Nakdi Yardımların Yasal Dayanağı Olmadan Kamu Zararına Yol Açması Durumunda Sorumluluk Kime Aittir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, muhtarlıklara düzenli olarak yapılan maaş niteliğindeki nakdi yardımların, 4541 sayılı Kanun ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na aykırı olduğunu belirlemiştir. İnceleme sonucunda, muhtarlıklara yapılan bu ödemelerin mevzuatta öngörülmediği ve bu nedenle kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı işlemler sonucunda […]

→

Yurt dışında dil kursuna gönderim, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi, kamu zararı oluşturmazsa tazmin hükmü nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir üniversitede görevli öğretim üyelerinin yurtdışında yoğunlaştırılmış yabancı dil kursuna gönderilmesiyle ilgili olarak oluşan kamu zararına dair tazmin hükmünü incelemiştir. Temyiz Kurulu, bu görevlendirmenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. maddesine aykırı olduğu iddiasını değerlendirirken, öğretim elemanlarının yurt dışında bilimsel toplantılara katılma ve mesleki deneyim kazanma amaçları doğrultusunda görevlendirilmelerinin mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir. Kurul, […]

→

Maktu mesai ücreti ödemesi, destek hizmeti personeli için hukuka aykırı olup kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede görev yapan memura mevzuata aykırı olarak maktu mesai ücreti ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 7258 sayılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu çerçevesinde, zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personelin maktu fazla çalışma ücreti alabileceği, ancak destek hizmeti yürüten personelin bu haktan yararlanamayacağı belirtilmiştir. İlgili […]

→

Belediyenin tasarruf tedbirlerine aykırı harcamaları sonucunda kamu zararı oluşması, hangi mevzuat ve içtihatlarla tespit edilmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin tasarruf tedbirlerine aykırı olarak yaptığı harcamaları incelemektedir. Belediye, aylık gazete aboneliği ve hediye amaçlı altın, çanta, şapka, çerçeve alımları gerçekleştirmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili genelgeler, belediyelerin harcamalarını belirli kurallara tabi tutmakta ve tasarruf tedbirlerine uymalarını zorunlu kılmaktadır. Özellikle, kamu görevlilerinin kamu kaynaklarını kullanarak hediye veremeyecekleri ve temsil […]

→

Zabıta Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı atama, kamu zararına yol açarak mali hakların ödenmesini gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir kamu görevlisinin Zabıta Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanması ve ardından görevde yükselme sınavı şartı aranmaksızın başka bir müdürlük kadrosuna geçişinin hukuki değerlendirmesini içermektedir. İlgili personelin, zabıta teşkilatında en az iki yıl görev yapmamış olması, Zabıta Müdürlüğü kadrosuna atanmasını hukuka aykırı kılmaktadır. Bu durum, kamu zararına yol açmış ve ilgili […]

→

Bilirkişi ödemelerinin hukuki dayanağı, kontrolörlerin atama yetkisi ve kamu zararı değerlendirmesi nasıl belirlenmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, mahalli idareler kontrolörleri tarafından yapılan bilirkişi ödemelerinin hukuki dayanağını incelemektedir. 2021 dönemi teftişinde, kontrolörlerin görevlendirdiği bilirkişilere yapılan ödemelerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilmiştir. Rapor, kontrolörlerin bilirkişi atama yetkisi olmadığını ve dolayısıyla yapılan ödemenin kamu zararına yol açtığını belirtmektedir. Ancak, Sayıştay, Mahalli İdareler […]

→

Belediyenin avukat vekalet ücreti ödemelerinde gelir vergisi tevkifatını ihmal etmesi kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyenin karşı taraf avukatına yaptığı vekalet ücreti ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapmadığı tespit edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, serbest meslek kazançlarının tanımını ve tevkifat yükümlülüğünü belirlemekte olup, avukatlık hizmetleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Belediyenin, icra dosyası gereğince avukata yapılan ödemelerde serbest meslek makbuzunu eklememesi, gelir vergisi tevkifatını ihmal […]

→

Fiyat farkı hesaplamalarında EPDK fiyatlarının esas alınmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin akaryakıt alımında fiyat farkının hatalı hesaplanması nedeniyle kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. İlgili ihale kapsamında, “Motorin (Diğer)” yerine “Motorin” fiyatları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda, yükleniciye fazla ödeme yapılmış ve bu durum 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde kamu zararına neden olmuştur. Kararda, fiyat farkı […]

→