Sözleşmeli personelin norm kadroda uygun unvanla istihdamı, eğitmen unvanının eğitici unvanına dönüşümünü gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede sözleşmeli personel olarak çalıştırılan eğitmenin, mevzuata aykırı bir şekilde istihdam edildiği iddiasını değerlendirmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, sözleşmeli personelin norm kadroya uygun unvanlarda çalıştırılması gerektiği ve bu unvanların belirli niteliklere sahip olması gerektiği vurgulanmıştır. Eğitmen unvanının norm kadroda yer almadığı, ancak eğitici unvanının bulunduğu ve bu unvan […]

→

Ruhsatsız işletme denetiminde işyeri sahibinin belirlenmesi ve davacının rolünün araştırılmasının gerekliliği üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya’da ruhsatsız faaliyet gösteren bir kokoreç büfesine ilişkin encümen kararının iptali için açılan davayı incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, işyerinin ruhsatsız olduğu ve denetim sırasında işyerinde bulunan kişinin işletmeci olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak, davacı, işyerinin asıl sahibinin başka biri olduğunu ve kendisinin sadece orada bulunduğunu iddia etmiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin […]

→

Meclis üyelerine aynı gün birden fazla huzur hakkı ödenmesi kamu zararı oluşturur mu ve sorumluluk harcama yetkilileri arasında nasıl paylaştırılır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenemeyeceği belirtilmiştir. Yapılan incelemede, bazı meclis üyelerine aynı gün içinde birden fazla huzur hakkı ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu tespit edilmiştir. Ancak, İmar Komisyonu toplantılarına katılmayan belirli üyeler için ödenen huzur haklarının çakışmadığı ve […]

→

Geçici görevli personele özel araç giderlerinin ödenmesi Harcırah Kanunu’na aykırı olduğunda kamu zararı oluşur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, geçici görevli personele özel araç giderlerinin ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun ilgili maddeleri, geçici görev yolluğunun yalnızca mutat taşıtlar üzerinden ödenebileceğini belirtmektedir. Ancak, inceleme sonucunda, özel araçlar için görev kağıdı düzenlenmesi ve bu araçların yakıt giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması […]

→

Ek özel hizmet tazminatı ödemesi için teknik hizmetler sınıfında yer alma şartı, hukuka aykırı ödemeleri nasıl etkiler ve kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Genel İdare Hizmetleri sınıfında görev yapan iki personelin, Kararnameler gereği bölge ek özel hizmet tazminatı ödemelerinin hukuka aykırı olduğunu belirlemektedir. İlgili mevzuat, ek özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için personelin teknik hizmetler sınıfında yer almasını ve fiilen bu kadroda çalışmasını şart koşmaktadır. Ancak, kararın muhatapları olan personel, teknik hizmetler sınıfında yer almadıkları […]

→

Ek özel hizmet tazminatı ödemeleri, teknik hizmetler sınıfı şartına aykırı olduğunda kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Genel İdare Hizmetleri sınıfında görev yapan bir personele, Kararnamelere aykırı olarak ek özel hizmet tazminatı ve bölge ek özel hizmet tazminatı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığına dair bir değerlendirme içermektedir. 2006/10344 sayılı Kararname ve ilgili Cumhurbaşkanı Kararları, ek özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için personelin teknik hizmetler sınıfında olması ve fiilen […]

→

Görevden ihraç edilen polis memurunun, görevde olmadığı döneme ait promosyon ödemesinin yapılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Tokat İli Turhal İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaparken 22 Kasım 2016 tarihli 677 sayılı KHK ile ihraç edildiğini, OHAL Komisyonu tarafından 22 Şubat 2022’de görevine iade edildiğini belirtmiştir. İade sürecinde, maaşını Turhal Vakıflar Bankası’ndan aldığı için, görevden uzak kaldığı döneme ait promosyon ödemesinin yapılmasını talep etmiştir. Ancak, bu talep ilgili […]

→

İdari para cezasının iptali talebi üzerine zemzem suyu satışına ilişkin denetim sonuçları (KDK)

ÖZET: Başvuran, 27 Ocak 2022 tarihinde Hacı Bayram’da bulunan Basın Yayın Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan denetim sonucunda, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen idari para cezasının iptalini talep etmiştir. Başvuran, denetim sırasında beyanlarının dikkate alınmadığını ve tutanağın bir nüshasının kendisine verilmediğini belirtmiştir. İlgili idare, denetim sonucunda izinsiz olarak zemzem suyu satışı yapıldığı tespit edilmiştir. […]

→

Göreve iade edilen kamu görevlisine geçmişe dönük promosyon ödemesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı’nda görev yaparken 695 sayılı KHK ile ihraç edilmiştir. Ancak, OHAL Komisyonu tarafından göreve iade edilmiştir. Başvurusunda, ihraç edildiği tarihten itibaren maaşını ödeyen bankanın kendisine ödenmeyen promosyon tutarının ödenmesini talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın görevden çıkarıldığı dönemdeki promosyon ödemelerinin yapılmadığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, hukuka ve hakkaniyete uygunluk […]

→

Banka promosyonunun eksik ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Burdur İl Sağlık Müdürlüğü’nde Röntgen Teknikeri olarak görev yapan bir çalışanın, banka promosyonunun tam olarak ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, 01/12/2020 tarihinden itibaren çalıştığı kurumda, daha önceki iş yerinde aldığı promosyonun gerekçe gösterilerek eksik ödeme yapılmasını istemektedir. İlgili protokoldeki bir maddeye dayanarak, naklen geldiği kurumda 14/01/2025 tarihine kadar promosyon almış olması nedeniyle talebi reddedilmiştir. […]

→

Ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinde doluluk oranı ve aile ziyaret imkanları nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, ceza infaz kurumlarına nakil talepleri üzerine yapılan bir başvurunun değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın talep ettiği kurumların dolu olması nedeniyle nakil talebini reddetmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri gereğince, hükümlülerin nakil […]

→

Tarihi eser tescili kamu yararına hizmet etmiyorsa kaldırılabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kırklareli’nde bulunan taşınmazının 1994 yılında satın alındığını ve 2021’de kiracısının çıkmasının ardından zorunlu doğal afet sigortası yaptırmak istediğinde taşınmazın tarihi eser olarak tescil edildiğini öğrenmiştir. Başvuran, taşınmazın tarihi eser vasfı taşımadığını ve bu tescilin kamu yararına hizmet etmediğini belirterek tescilin kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili idare, taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma […]

→

Asansör muayene giderlerinin fatura edilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, montajını gerçekleştirdiği 10 asansör için Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından düzenlenen 25.784,46 TL tutarındaki faturanın iptalini talep etmiştir. Başvuru, TSE’nin iki asansörde uygunsuzluk tespit etmesine karşın sekiz asansöre uygunluk raporu vermesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, TSE’nin verdiği cevabın hukuka aykırı olduğunu ve “aykırı” ibaresinin mevzuatta yer almadığını öne sürerek faturanın kaldırılmasını istemiştir. Ayrıca, Diyarbakır […]

→

Darülaceze Başkanlığı’nın hava koşulları nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkin sorumluluğu (KDK)

ÖZET: Başvuran, 14 Mart 2022 tarihinde Darülaceze binasından kopan bir pimaş borusunun üzerindeki kar kütlesinin, park halindeki aracına zarar verdiğini belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Darülaceze Başkanlığı, başvuranın iddialarını değerlendirerek, o dönemde İstanbul’da yoğun kar yağışı ve fırtınası nedeniyle Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından turuncu alarm verildiğini ve idarenin gerekli tedbirleri aldığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın aracını […]

→

Sendikal faaliyet nedeniyle maaş kesintisi, sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, sendikal faaliyet kapsamında katıldığı iş bırakma eylemi nedeniyle maaşından kesinti yapıldığını ve bu durumun sendikal örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğini iddia ederek kesintinin iadesini talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı ise, sağlık meslek mensuplarının mevzuata uymaması durumunda sağlık hizmetlerinin aksayacağını belirterek, aile hekimlerinin kendi iradeleriyle imzaladıkları sözleşmelerdeki şartlara uygun olarak çalıştıklarını ve kesintinin bu çerçevede yapıldığını […]

→