Ön lisans mezunu olup herhangi bir müdürlüğü vekaleten yürüten personele ödenecek olan vekalet aylığı (ÇŞB)

ÖZET: Önlisans mezunu olan ve müdürlük görevini vekaleten yürüten personelin vekalet aylığına ilişkin düzenlemeler, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, vekalet görevi üstlenen memurlar, vekalet edilen görevin kadro derecesine göre belirli bir oranda aylık alabilmektedir. Vekalet aylığı ödenebilmesi için vekilin, asilde aranan şartları taşıması […]

→

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sundurmanın kaldırılması talebinin yetki aşımı nedeniyle hukuken geçersizliği ve yerel yönetimlerin yetki sınırlarının belirlenmesi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi tarafından davacıya ait işyerinin önündeki sundurmanın kaldırılması talebinin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirirken, büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki yetki çatışmasına odaklanmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, sıhhi işyerlerinin denetimi ve ruhsatlandırılması ilçe belediyelerine aittir. Davacı işyerinin Konak Belediye Başkanlığı sınırları içinde bulunduğu ve bu belediyeden […]

→

Mevzuata aykırı atama nedeniyle oluşan kamu zararı, zamanaşımı süresi dolduğundan tazmin edilebilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyede görevde yükselme ve unvan değişikliği sürecinde mevzuata aykırı atama yapılması nedeniyle oluşan kamu zararını incelemektedir. İlgili personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına uymadığı, özellikle müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan “fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olma” şartını taşımadığı belirlenmiştir. Bu […]

→

İdari işlemle işyerinin süresiz kapatılması sonucu ticari itibar kaybı nedeniyle manevi tazminat talebinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin işyerinin süresiz kapatılmasına ilişkin idari işlemin, davacının ticari itibarını zedelediğine ve güvenirliğini azalttığına hükmetmiştir. Manevi zarar, kişinin iç huzurunun bozulması ve kişilik haklarının zedelenmesi gibi unsurları içerirken, tüzel kişilikler için de saygınlık ve ticari itibar kaybı gibi değerler önem taşımaktadır. Davacı, işyerinin kapatılması nedeniyle manevi zarar gördüğünü ileri sürmüş ve bu […]

→

Disiplin cezası öncesi memurun akıl ve ruh sağlığının değerlendirilmemesi hukuka aykırılık oluşturur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, izinsiz devamsızlık nedeniyle 3 günlük aylık kesimi cezası almış, ancak bu cezanın verilmesi sırasında davacının akıl ve ruh sağlığına dair ciddi şüpheler olduğu tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının akli melekelerinin yerinde olmadığına dair bir sağlık raporu bulunmamasına rağmen, amirleri tarafından yapılan […]

→

Disiplin cezası gerekçesiyle terfi ettirilmeyen emniyet müdürünün terfi işlemlerinde kıdem ve liyakat esaslarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 2013 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlamış olmasına rağmen, disiplin cezası gerekçe gösterilerek terfi ettirilmemiştir. Danıştay, terfi işlemlerinin kıdem ve liyakat esasına dayandığını, bu iki ölçütün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davalı idare, disiplin cezasını […]

→

İşyeri ruhsatının iptalinde belediye encümeninin yetkisizliği ve usulde paralellik ilkesinin ihlali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin davada, yetki ve usulde paralellik ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, ruhsatın iptali için gerekli olan işlemin, belediye başkanı veya onun görevlendirdiği bir yetkili tarafından yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, ruhsatın iptali için belediye encümeninin karar alması, hukuka aykırı bir durum oluşturmuştur. Bu […]

→

Disiplin cezası öncesi akıl sağlığı değerlendirmesi yapılmayan polis memuruna verilen cezanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Disiplin cezasının amacı, memurun ceza gerektiren fiilinin ve bu fiilin sonuçlarını değerlendirebilecek akıl ve ruh sağlığına sahip olmasını sağlamaktır. Ancak, davacının akli melekelerinin yerinde olup olmadığına dair bir sağlık raporu bulunmamakla birlikte, amirleri tarafından gösterilen ciddi davranış bozuklukları […]

→

Genel müdür yardımcılığından uzman kadrosuna atamanın hukuka aykırılığı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakta, ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

Disiplin cezası öncesi memurun akıl sağlığının değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuruna verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, disiplin cezasının amacına ulaşabilmesi için memurun akıl ve ruh sağlığının yerinde olması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, ceza gerektiren fiili işlediği tarihlerde akli melekelerinin yerinde olmadığına dair yeterli sağlık raporu bulunmamakla birlikte, […]

→

Öğretmenlikte yetersizlik nedeniyle genel idare hizmetlerine atama işleminin hukuka uygunluğu ve yeterlilik artırıcı önlemler değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının öğretmenlik mesleğindeki yetersizliği nedeniyle genel idare hizmetleri sınıfına memur olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onadı. Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde temyiz incelemesi yapıldığını ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini vurguladı. Dava dosyasında yer alan soruşturma raporları, davacının İngilizce […]

→

Mevzuata Aykırı Atama Sonucu Oluşan Kamu Zararı İçin Zamanaşımı Süresi Nasıl Değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyede şef kadrosunda görev yapan bir çalışanın, aranan şartları taşımadığı halde Yazı İşleri Müdürü kadrosuna asaleten atanmasının hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır. İlgili yönetmelik gereği, müdür kadrosuna atanabilmek için “fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak” şartı aranmaktadır. Ancak, atanan kişinin yalnızca lise mezunu olması nedeniyle bu şartı taşımadığı anlaşılmaktadır. […]

→

İdarenin mahkeme kararını geciktirmesi Anayasa’nın 138. maddesi ve İYUK 28. maddesi kapsamında suç teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın mahkeme kararının uygulanması ve göreve iade edilme talebine ilişkindir. Başvuran, Elazığ 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının uygulanmadığını belirtmiştir. İdare, mahkeme kararının uygulanması sürecinin devam ettiğini ifade etmiştir. Ancak, Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ve bu […]

→

Teknisyen kadrosuna atanmama ve hukuksal eşitlik ilkesinin ihlali iddiası ile kadro yetersizliği gerekçesiyle talebin reddi değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sürekli işçi kadrosunda çalıştığını belirterek, teknisyen kadrosuna atanmadığını ve kendisinden sonra işe alınan bir çalışanın memur kadrosuna geçirildiğini iddia etmektedir. İdare, başvuranın atama tarihindeki kadro yetersizliğini gerekçe göstererek talebini reddetmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5620 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, norm kadro çerçevesinde boş kadro bulunmaması nedeniyle başvuranın sürekli işçi kadrosuna atanmasının mümkün […]

→

Yurtdışında görevli eş nedeniyle atama talebi ve dönüş sonrası başvuru süresi değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, eşinin yurtdışı görevi nedeniyle Suudi Arabistan’da bulunduğu dönemde Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan KPSS 2020/5 atamasıyla göreve başlatılmayı talep etmiştir. Ancak, başvuranın talebi, 2021 yılı Kasım-Aralık aylarında Suudi Arabistan ile Türkiye arasında uçuş yasağı olmamasına rağmen, 2022 Ocak ayında başvuruda bulunması gerekçesiyle reddedilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın duyurusuna göre, yurtdışında olup dönüş yapamayanların hakları saklı kalmakta, […]

→