Mevzuata aykırı atama ve kamu zararı oluşmadığında tazmin hükmü verilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 7. Dairesi, bir belediyede programcı kadrosuna atanan personelin mevzuata aykırı bir şekilde istihdam edildiğini, ancak bu durumun kamu zararına yol açmadığını belirterek, tazmin hükmü verilmesine gerek olmadığını ifade etmiştir. Daire, mevzuata aykırılık tespit edilmesine rağmen, zararın doğmadığı gerekçesiyle, ilgili mercilere bildirim yapılmasını ve disiplin hükümlerinin uygulanmasını istemiştir. Sonrasında, aynı konu üzerine yapılan yeniden […]

→

Toplu sözleşmeyle belirlenen sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle kamu zararının tazmini ve sorumluların yükümlülüğü (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 7. Dairesi, … Belediyesi ile … Sendikası arasında imzalanan 01.01.2017 – 31.12.2018 tarihli toplu sözleşme ile memurlara yapılan sosyal denge tazminatının mevzuatta belirlenen sınırları aştığını belirlemiştir. Bu durum, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile ilgili toplu sözleşmelerin hükümlerine aykırı olarak kamu zararına yol açmıştır. Sayıştay, yapılan ödemelerin toplamının, 2014-2015 ve 2016-2017 […]

→

Avukatın göreve başlamadan önceki yıllarda tahsil edilen vekâlet ücretlerinden yararlanamayacağı ve 659 sayılı KHK’ya göre en az altı ay görev şartı aranacağı kararı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay’ın 27.01.2021 tarihli kararında, tam zamanlı avukat olarak istihdam edilen …’ın 15.06.2014 tarihinde göreve başlaması nedeniyle, 2014 ve sonraki yıllarda tahsil edilen vekâlet ücretlerinden yararlanabileceği belirtilmiştir. Ancak, işe başlama tarihinden önceki yıllarda tahsil edilen vekâlet ücretlerinin dağıtımına esas olan emanet hesapta biriken tutarlardan ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir. 659 sayılı Kanun Hükmünde […]

→

Sözleşmeli personele sosyal denge tazminatının mevzuatta belirlenen sınırları aşarak ödenmesi ve belediye başkanının sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, sözleşmeli personele sosyal denge tazminatının mevzuatta belirlenen sınırları aşarak ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. 375 sayılı KHK ve 4688 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, belediyeler ve bağlı kuruluşlar için sosyal denge tazminatının ödenebileceği, ancak bu ödemelerin belirlenen tavan tutarını aşamayacağı belirtilmiştir. İlgili sözleşmede yer alan düzenlemeler, bu yasal çerçeveye aykırı […]

→

659 sayılı KHK öncesi ve sonrası avukat vekalet ücreti ödemelerinin hukuki dayanağı ve kamu zararına etkisi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Hukuk İşleri Biriminde şef kadrosunda çalışan bir personele 659 sayılı KHK’nın yürürlük tarihinden önceki mevzuata göre 2014 yılında avukat vekalet ücreti ödenmesi konusunda ilişilecek husus bulunmadığına karar vermiştir. Ancak, 659 sayılı KHK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, hukuk biriminde çalışan diğer personele avukat vekalet ücreti dağıtımına dair düzenlemelerin iptal edilmesi nedeniyle, 2011 yılına ait vekalet […]

→

Belediye personeline sosyal denge tazminatı ödemesinde bütçe gelirleri ve yasal sınırlamalar çerçevesinde kamu zararı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin hukuki çerçeve ve uygulama esasları ele alınmıştır. 4688 sayılı Kanunun 32. ve Geçici 14. maddeleri ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15. maddesi uyarınca, sosyal denge tazminatının ödenmesi mümkün olup, tavan tutarının belirlenmesinde “aylık” kavramının dar yorumlanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Ayrıca, belediyenin bütçe gelirlerinin, ilgili yasal […]

→

Belediyede kadro karşılığı tam ve kısmi zamanlı avukat çalıştırmanın mevzuata aykırılığı ve kamu zararı iddiası değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesinde kısmi zamanlı avukat olarak çalıştırılan personelin iptal işlemlerinin zamanında yapılmaması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasını incelemiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, belediyelerde avukatların tam veya kısmi zamanlı olarak istihdam edilmesi mümkündür. Ancak, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, aynı anda kadro karşılığı tam zamanlı ve kısmi zamanlı avukat […]

→

Belediyelerde sosyal denge ödemelerinin mevzuata aykırı tavan sınırlarını aşması ve kamu zararına yol açması nedeniyle belediye başkanının sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, belediyelerde yapılan sosyal denge ödemelerinin mevzuata aykırı olarak tavan sınırlarını aştığını belirlemektedir. 375 sayılı KHK ve 4688 sayılı Kanun hükümleri gereğince, sosyal denge tazminatının ödenebileceği tutar, toplu sözleşmelerle belirlenen tavan tutarını geçememektedir. Ancak, ilgili belediye ile sendika arasında imzalanan sözleşme, bu tavanı aşan düzenlemeler içermekte ve dolayısıyla geçersiz sayılmaktadır. Kararda, yapılan ödemelerin […]

→

Geçici görevlendirme mi yoksa naklen atama mı: geçici görev yolluğu ödemesi talebinin hukuki değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Pınarhisar Meslek Yüksekokulundaki vekaleten görevlendirmesinin geçici olarak değerlendirilip 2019 ve 2020 yılları için geçici yolluk ve yevmiye ödemesi talep etmiştir. Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü, başvuranın 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi uyarınca yapılan görevlendirmesinin geçici değil, naklen atama olarak değerlendirildiğini ve bu nedenle sürekli görev yolluğu ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, Danıştay kararları gereğince, bu tür […]

→

Özel gıda kontrol laboratuvarları hangi sınıf gayrisıhh müessese kapsamındadır (ÇŞB)

ÖZET: Özel gıda kontrol laboratuvarlarının sınıf tespiti ile ilgili yapılan yazışmalarda, ilgili belediyeye işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu yapılmış ancak laboratuvarın hangi sınıfa tabi olduğu belirlenememiştir. Bu durum, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından incelenmiş ve konuya dair görüş talep edilmiştir. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik […]

→

İcra inkâr tazminatının 7256 Sayılı Kanun kapsamında anapara alacağı mı yoksa fer’i alacak olarak mı değerlendirilmesi gerektiği (ÇŞB)

ÖZET: İcra inkâr tazminatının 7256 Sayılı Kanun çerçevesinde anapara alacağı mı yoksa fer’i alacak olarak mı sınıflandırılacağı konusunda belirsizlikler bulunmaktadır. Bu bağlamda, ilgili kanunların ve yargı kararlarının incelenmesi, icra inkâr tazminatının niteliğini anlamak açısından önem taşımaktadır. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, amme alacaklarını tanımlarken, fer’i alacakların asıl alacakla bağlantılı olduğunu vurgular. Dolayısıyla, […]

→

Covid-19 salgını nedeniyle Ziraat Bankası’nın destek kredisi uygulamalarında yaşanan mağduriyetler (KDK)

ÖZET: Başvuru, COVID-19 pandemisi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası’nın uyguladığı ekonomik destek kredisi süreçlerinde yaşanan sorunları kapsamaktadır. Başvuranlar, bankaların sunduğu “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi” çerçevesinde sağlanan desteklerden yararlanmak için yaptıkları başvuruların reddedildiğini veya talep ettikleri miktardan daha düşük kredilerle karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca, kredi sicilinin olumsuzluğu gibi gerekçelerle başvuruların reddedilmesi ve onaylanan kredilerin kullandırılmaması gibi durumlar […]

→

COVID-19 idari izninde maktu mesai ücretinin kesilmesi ve Cumhurbaşkanlığı genelgesine göre mali hakların korunması değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Trabzon Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı’nda görevli bir zabıta memuru, COVID-19 salgını nedeniyle idari izinli olduğu dönemde maktu mesai ücretinin kesildiğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvuran, Cumhurbaşkanlığı genelgesine dayanarak, idari izinli olduğu süre boyunca mali haklarının korunması gerektiğini savunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde belirtilen düzenlemeleri dikkate almış […]

→

Kapatılan okula ödenen eğitim ücretinin iadesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, OHAL döneminde kapatılan bir okula ödediği eğitim ücretinin iadesini talep etmiştir. 2016-2017 öğretim yılında iki kızını Öğretim A.Ş. bünyesindeki okula kaydettiren şikâyetçi, 25.000 TL’lik eğitim ücretini ödemiş, ancak okulun kapatılması sonrası yaptığı iade talebi defalarca reddedilmiştir. İlgili idareye yapılan başvurulara yanıt alınamaması üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İstanbul Defterdarlığı, kapatılan kurumların mal varlıkları […]

→

Sosyal Güvenlik Kurumu’nda mobbing iddiası ve görevlendirmelerin başvuranın talebi doğrultusunda yapılıp yapılmadığı değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumu’nda maruz kaldığını iddia ettiği mobbing ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, yer değişiklikleri ve birim şefi tarafından kötü muameleye maruz kaldığını öne sürerek, ilgililerin cezalandırılmasını talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde başvuranın Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezinden İl Müdürlüğüne kendi isteğiyle görevlendirildiği ve şikayet ettiği birim şefinin kötü muamelede […]

→