Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve sosyal faktörler nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil olabilmeleri için belirli şartların sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak, mevcut mevzuatın hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerini zorunlu kılmadığı belirtilmiştir. Hükümlülerin nakil taleplerinin, sadece cezaevi kapasitesi dikkate alınarak değil, aynı […]

→

Sağlık mazeretiyle tayin talebinde tedavi olanaklarının mevcut görev yerinde bulunmadığı nasıl kanıtlanmalıdır (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın sağlık mazeretine dayalı olarak İstanbul’a tayin talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Yapılan incelemede, başvuranın sunduğu sağlık kurulu raporunun, eşinin hastalığının tedavisinin görev yaptığı il sınırları içinde mümkün olmadığını belgelendirmediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in ilgili maddesi gereğince, sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi dışında ailevi durumlar dikkate alınmalı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil taleplerinin değerlendirilmesinde cezaevi kapasitesinin yanı sıra, ailevi durumların da dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereği, hükümlülerin insan onuruna yaraşan koşullarda yaşam sürdürmeleri sağlanmalı, bu bağlamda aileleriyle olan ilişkilerinin devamı da önem taşımaktadır. Başvuranın nakil talebi, ilgili ceza infaz kurumunun dolu olması gerekçesiyle reddedilmiş, ancak […]

→

399 sayılı KHK kapsamında çalışan sözleşmeli personelin eş durumu tayin talebi hukuken mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Başvuran, eş durumu mazeretiyle tayin talebinde bulunmuş, ancak idare, başvuranın 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel olarak çalıştığını ve bu personelin naklen atanmalarına ilişkin herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığını belirtmiştir. Bu durum, başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin de uygulanamayacağı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, başvuranın eş durumu özrü nedeniyle atanmasının hukuken mümkün […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazının temel amacının, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlenmesini önlemek olduğu vurgulanmaktadır. Hükümlülerin, ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemli olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, ancak mevcut cezaevlerinin […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza infazının temel amacı, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması olarak belirlenmiştir. Hükümlülerin, ceza infazı süresince aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Hükümlülerin, ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi gerektiği, ancak mevcut mevzuatın bu konuda esneklik sağlamadığını vurgulanmıştır. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, […]

→

Gelir İdaresi’ne atanma talebinin personel sayısı gerekçesiyle reddinin hukuka uygunluğu ve iyi yönetim ilkelerine uyum eksikliği değe (KDK)

ÖZET: Başvuran, Gelir İdaresi Başkanlığı’na bağlı bir kadroya atanma talebinde bulunmuş, ancak atama sürecinde kendisine bilgi verilmediğini ve talebinin değerlendirilmediğini iddia etmiştir. İdare, atamanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde yapıldığını ve mevcut personel sayısı nedeniyle her talebin olumlu değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir. Kurul, […]

→

İlgili kişinin cep telefonunun izinsiz aranması nedeniyle kişisel verilerin korunması talebi (KVKK)

ÖZET: İlgili kişinin cep telefonunun izinsiz olarak bir özel hastane tarafından aranmasıyla ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 27 Şubat 2020 tarihinde 2020/172 sayılı kararını almıştır. Şikâyetçi, hastane tarafından kendisine yapılan aramanın izinsiz olduğunu ve bu durumdan rahatsızlık duyduğunu ifade etmiştir. Hastane, şikâyet üzerine yaptığı açıklamada, ilgili kişinin kişisel verilerinin kendileri tarafından işlenmediğini ve arama […]

→

Spor salonu hizmetlerinde biyometrik veri işleme uygulamalarının kişisel verilerin korunması ilkeleriyle uyumluluğu (KVKK)

ÖZET: Spor salonu hizmeti sunan bir veri sorumlusunun, üyelerinin giriş-çıkış kontrolünü biyometrik verilerle gerçekleştirmesi üzerine Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 27/02/2020 tarihli ve 2020/167 sayılı kararını almıştır. Bu karar, spor salonunun el okutma sistemi gibi biyometrik verileri işleyerek üyelerin kimlik doğrulamasını yapmasının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarına aykırı […]

→

İlgili kişinin onayı olmadan kredi kartı bilgilerinin kullanılması nedeniyle veri sorumlusuna karşı yapılan şikayet (KVKK)

ÖZET: Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 27 Şubat 2020 tarihinde aldığı 2020/166 sayılı kararda, bir araç kiralama şirketinin, ilgili kişinin onayı olmadan kredi kartı bilgilerini kullanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Olay, ilgili kişinin bir günlük araç kiralama işlemi sırasında, yalnızca belirttiği kredi kartından tahsilat yapılması gerektiği halde, başka bir kredi kartından tahsilat yapılmaya çalışılması üzerine gelişmiştir. […]

→

Hukuka aykırı unvan değişikliği ataması nedeniyle kamu zararının tazmini sorumluluğu belediye başkanına yüklenebilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 04.02.2015 tarihinde bir belediyede zabıta memuru olarak görev yapan bir personelin, unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın tekniker kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğunu belirlemiştir. Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 8’inci maddesi, bu tür atamaların sınav şartına tabi olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu nedenle, yapılan atama işlemi hukuka aykırı bulunmuş ve […]

→

Sayıştay’ın kamu zararına yol açan tahsilat işlemlerinin zamanında yapılmaması nedeniyle sorumluluğun belirlenmesi ve tazmin hükmünün kaldırılması üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Dairesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ilan ve reklam vergisi, yol harcamalarına katılma payı ve kira alacaklarının tahsil edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğratılarak kamu zararına yol açıldığına hükmetmiştir. Dilekçede, bazı dosyaların tahsil edildiği ve dolayısıyla zamanaşımına uğratılmadığı iddia edilse de, yapılan incelemede, tahsilatın bir kısmının ilam tarihinden önce, bir kısmının ise sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. […]

→

Sayıştay, … Belediyesi’nde memur unvanıyla görev yapan bir personelin, unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın avukat kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesi’nde memur unvanıyla görev yapan bir personelin, unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın avukat kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu atama sonucunda yapılan maaş farkı ödemeleri nedeniyle toplam … TL kamu zararı oluştuğu tespit edilmiştir. İlamın 11’inci maddesi uyarınca, bu kamu zararının tazmin edilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir. Ancak, Sayıştay, 6085 sayılı […]

→

Unvan değişikliği sınavı yapılmadan tekniker kadrosuna atamanın hukuka aykırılığı ve kamu zararının tazmini kararı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede zabıta memuru olarak görev yapan bir personelin, unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın tekniker kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 4 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 5’inci maddesi, unvan değişikliği için sınav şartı ararken, yapılan atama işlemi bu şartı ihlal etmiştir. […]

→

Belediyede unvan değişikliği sınavı yapılmadan ekonomist kadrosuna atama nedeniyle oluşan kamu zararının tazmini kararı oyçokluğuyla onaylandı (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, … Belediyesi’nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan bir personelin, unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın ekonomist kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğunu belirlemektedir. Bu atama sonucunda, personelin aldığı maaş farkı ödemeleri nedeniyle toplamda kamu zararının oluştuğu tespit edilmiştir. İlgili ilamın 9’uncu maddesi uyarınca, bu kamu zararının tazmin edilmesine karar verilmiştir. Karar, duruşmada yapılan savunmalar ve […]

→