DGS’de 0,5 ham puan şartı eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Dikey Geçiş Sınavı (DGS) kapsamında uygulanan 0,5 ham puan şartının kaldırılmasını talep etmekte ve bu uygulamanın eşitliğe aykırı olduğunu öne sürmektedir. Başvuran, 2019 DGS’de iki soru cevapladığı için puanının hesaplanmadığını, matematik sorusu çözemediğini ve başarılı olmadığı derslerden soru yapmama hakkının elinden alındığını belirtmektedir. İdare, DGS puanlarının hesaplanabilmesi için her iki testten en az […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının, ceza infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının hem genel hem de özel önlemeyi sağlamak amacıyla yapılması gerektiğini belirtmektedir. Hükümlülerin sosyal yaşama uyumunu kolaylaştırmak ve yeniden suç işlemelerini engellemek, infaz rejiminin temel […]

→

OHAL Komisyonu Kararının Geçmişe Etkisi Terfi İşlemlerinde Nasıl Uygulanmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, kamu görevinden çıkarılmasının ardından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edilmiştir. Ancak, mezuniyetini kamu görevinde olmadığı bir dönemde tamamladığı için, terfi işlemleri başvuranın göreve döndükten sonra yapılmıştır. Başvuran, mezuniyet tarihinin dikkate alınarak terfi işleminin gerçekleştirilmesini ve buna bağlı mali haklarının ödenmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinin aile yakınlığı ve cezaevi kapasitesi açısından değerlendirilmesi nasıl yapılmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin nakil taleplerinin, disiplin, zorunlu veya hastalık halleri dışında da değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Ancak, ilgili mevzuatta hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine dair emredici bir hüküm bulunmamaktadır. Hükümlülerin nakil talepleri, yalnızca cezaevi kapasitesi ve güvenlik gibi […]

→

Dördüz bebeklerin kaybında terör eylemleri nedeniyle zarar tazminatı talebi 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Diyarbakır Özel Sultan Hastanesinde dünyaya gelen dördüz bebeklerinin, terör eylemleri nedeniyle nakil sırasında oksijensiz kalarak hayatlarını kaybettiklerini iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, bebeklerin doğum ağırlıklarının 550, 650, 730 ve 920 gram olduğu ve çoğul gebelikten kaynaklanan erken doğum ve komplikasyonlar nedeniyle kaybedilmiş olabilecekleri tespit edilmiştir. Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu, başvurucunun talebini, 5233 […]

→

Kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneği hesaplamasında 6400 ek gösterge uygulanabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çevre ve Orman Bakanlığında Teftiş Kurulu Başkanı iken Bakanlık Müşavirliğine ve ardından Başmüfettişliğe atanması nedeniyle, kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylığının 6400 ek gösterge üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın maaşının 3600 ek gösterge üzerinden hesaplandığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, 703 sayılı KHK’nın Geçici 33. maddesi uyarınca, başvuranın önceki görevine […]

→

İdarenin icra takibine başlamadan önce sulhe davet yükümlülüğünü yerine getirmemesi hizmet kusuru sayılır mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sağlık Bakanlığı tarafından vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin önceden bildirim yapılmadan doğrudan icra takibi başlatılması nedeniyle mağduriyet yaşadığını ve fazladan ödeme yaptığını iddia etmektedir. Danıştay, idarenin icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etme yükümlülüğüne dikkat çekerek, bu yükümlülüğün 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede açıkça belirtildiğini vurgulamıştır. İdarenin, genelgeye aykırı olarak doğrudan icra […]

→

İcap nöbeti sürelerinin aşılması durumunda izin verilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çocuk cerrahisi uzmanı olarak görev yapan başvuranın, hastanede tek hekim olması nedeniyle sürekli icap nöbeti tutmak zorunda kalmasını ve bu durumun iş ve aile hayatında yarattığı zorlukları değerlendirmiştir. Başvuran, icap nöbetlerinin yönetmeliklerde belirlenen sınırlar dahilinde en fazla aylık 120 saat yazılmasını ve bu sürenin aşılması durumunda […]

→

Yapı Öğrt. Mezunlarının Teknik Ressam Olarak İstihdamı 5393 – 49. md. (ÇŞB)

ÖZET: Süleyman Demirel Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Yapı Öğretmenliği bölümünden mezun olan bireylerin, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca teknik ressam unvanıyla sözleşmeli personel olarak istihdam edilip edilemeyeceği üzerine yapılan değerlendirmeler, ilgili mevzuat çerçevesinde ele alınmıştır. 3795 sayılı Kanun, mesleki ve teknik eğitim alanında mezun olanların unvanlarını belirlemekte ve teknik öğretmen unvanını kazananların, mühendislik […]

→

Teknik Eğitim Fakültesinden mezun olanların tekniker unvanını kullanamayacakları (ÇŞB)

ÖZET: Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının tekniker unvanını kullanamayacağına dair açıklamalar yapılmıştır. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi mezunu bir teknisyenin maaş ödeme oranlarıyla ilgili tereddütler olduğu belirtilmiştir. 3795 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri, teknik öğretmen unvanı almış kişilerin yalnızca bu unvanla anılabileceğini vurgulamaktadır. […]

→

Kamu zararının tazmini için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinin bulunmasının gerekliliği ve muhasebe yetkilisinin sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Dairesi, 2017 yılında Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile Tesisler Müdürlüğü çalışanlarına mevzuata aykırı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararının tazminine hükmetmiştir. Temyiz dilekçesinde, muhasebe yetkilisi, ödeme emri belgelerinde gerçekleştirme görevlisinin imzasının bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, ayrıca ödemelerin sehven yapıldığını ve kasıtlı bir eylem olmadığını savunmuştur. Sayıştay, kamu zararının […]

→

Vekil memurun asaleten atanma şartlarını taşımadan zam ve tazminat almasının hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açması değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, yazı işleri müdürlüğü görevini vekaleten yürüten bir kişinin, asil olarak atanabilmek için gerekli şartları taşımadığı halde kendisine zam ve tazminat farkı ile ek ödeme yapılmasını hukuka aykırı bulmuş ve bu durumun kamu zararına yol açtığını belirtmiştir. İlgili mevzuat gereği, vekil memurların asaleten atanmada aranan şartları taşımaları gerektiği vurgulanmış, aksi takdirde herhangi bir ödeme […]

→

Vekil memurun asaleten atanma şartlarını taşımadan aldığı ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararı sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, yazı işleri müdürlüğü görevini vekaleten yürüten bir kişinin, asil olarak atanabilmesi için gerekli şartları taşımadığı halde kendisine zam, tazminat ve ek ödeme farkı ödenmesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu tespit etmiştir. Bu durum, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca vekil memurların, asaleten atanmada aranan şartları taşımaları gerektiği ve bu şartları taşımayanlara herhangi […]

→

Vekil memurun asaleten atanabilme şartlarını taşımadığı halde yapılan ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açması nedeniyle tazmin hükmü verilmesi durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, yazı işleri müdürlüğü görevini vekaleten yürüten kişinin, asil olarak atanabilmesi için gerekli şartları taşımadığı halde kendisine yapılan zam, tazminat ve ek ödeme farklarının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 175. maddesi gereği, vekil memurun asaleten atanabilme şartlarını taşımaması durumunda, kendisine bu tür ödemelerin yapılması mümkün değildir. Bu […]

→

Vekalet görevi yürüten kişinin asaleten atanma şartlarını taşımadan mali hak talep edemeyeceği değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten kişinin, asil olarak atanabilmek için gerekli eğitim şartlarını taşımadığı gerekçesiyle kendisine zam, tazminat farkı ve ek ödeme farkı ödenmesini hukuka aykırı bulmuştur. İlgili kişi, 2013 yılı itibarıyla lise mezunu olup, gerekli şartları ancak 2017 yılında sağlamıştır. Bu nedenle, 2017 öncesindeki vekalet görevi için herhangi bir […]

→