Belediye meclis kararlarının icrailik niteliği taşımadığı ve meclis üyelerinin harcamalardan sorumlu tutulamayacağı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin nikah akdi için ücret almaması nedeniyle oluşan kamu zararının tazmini üzerine odaklanmaktadır. Temyiz dilekçesinde, belediye meclisinin kararlarının harcama talimatı niteliğinde olmadığı ve bu nedenle meclis üyelerinin harcamalardan sorumlu tutulamayacağı savunulmuştur. İdare hukuku açısından, yetki kullanımının dar yorumlanması gerektiği, belediye meclislerinin icra organı değil, karar organı olduğu belirtilmiştir. Kararda, 5018 […]

→

Sosyal denge tazminatının yasal limitler dışında ödenmesinin kamu maliyesi ve personel ilişkileri üzerindeki olumsuz etkileri (Sayıştay)

ÖZET: Sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlerine uyulmaksızın ödenmesi, kamu maliyesi açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu tür ödemelerin yasal limitler dışında yapılması, kamu idaresinin mali yükümlülüklerini artırarak bütçe dengesini bozabilir. Ayrıca, personel açısından bu durum, yüksek maaş alındığı anlamına gelmediği için, çalışanlar arasında bir avantaj yaratmaz ve güven kaybına yol açabilir. Yasal limitler çerçevesinde olmayan […]

→

Belediye meclisinin nikah ve salon ücreti almaması sonucu oluşan kamu zararının hukuka aykırılığı ve sorumluluk değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye meclisinin, nikah akdi yaptıran kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan kamu zararını değerlendirmektedir. 4736 sayılı Kanun, kamu kurumlarının mal ve hizmet bedellerinde indirim yapılmasını düzenlerken, herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağını belirtmektedir. Bu bağlamda, belediye meclisinin aldığı kararın, kendi personeli ve meclis üyeleri için […]

→

Özel hizmet tazminatının fiilen çalışmayan personele ödenmesi ve kamu zararı oluşturması durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesinde teknik hizmetler sınıfına ait kadrolarda bulunan bazı personele, açık çalışma mahallerinde fiilen çalışmadıkları halde özel hizmet tazminatı ödendiğini tespit etmiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kanun gereği kamu zararı oluşturmakta olup, toplam … TL kamu zararının … TL’sinin tahsil edildiği belirtilmiştir. Özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için personelin fiilen çalışması gerektiği, aksi takdirde […]

→

Belediyenin, nikâh akdi yaptıran bazı kişilerden nikâh ve salon ücreti alınmaması (Sayıştay)

ÖZET: 30.09.2020 tarihli karar ile, bir belediye tarafından nikah akdi yaptıran kişilerden nikah ve salon ücreti alınmaması sonucunda oluşan kamu zararının tazmini hükme bağlanmıştır. Temyiz dilekçesinde, belediye meclislerinin kararlarının icra yetkisi bulunmadığı, dolayısıyla sorumluluğun yalnızca belediye başkanına ait olduğu savunulmuştur. Ayrıca, toplu iş sözleşmeleri gereği bazı hizmetlerin ücretsiz sunulmasının hukuka aykırı olmadığı belirtilmiştir. Kamu İdaresi […]

→

Belediyenin nikah hizmetlerinden ücret almaması ve 4736 sayılı Kanun’a aykırılık nedeniyle oluşan kamu zararının tazmini değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin nikah akdi yaptıran kişilerden ücret almaması nedeniyle oluşan kamu zararını ele almaktadır. Belediye Meclisi tarafından alınan karar gereği, belediye personeli ve meclis üyelerinden ücret alınmaması, 4736 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile çelişmektedir. Bu kanun, kamu kurumlarının mal ve hizmet bedellerinde, işletmecilik gereği yapılması gereken indirimler dışında, herhangi bir kişi […]

→

Sosyal denge tazminatının yasal limitlere uyulmaksızın ödenmesinin hukuki geçersizliği ve kararların bozulması durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlerine uyulmaksızın ödenmesinin hukuken geçersiz olduğu vurgulanmaktadır. Sosyal denge tazminatı, kamu personelinin karşılaştığı sosyal farklılıklara dayanan maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla verilen bir ödemedir. Ancak bu ödemelerin yasal limitlere uygun olarak yapılması zorunludur; aksi takdirde, düzenlemelerin amaçlarından sapma söz konusu olur. Karar, 2-183 sayılı İlamın 16. […]

→

Banka çalışanının yetkisiz kişisel veri aktarımı nedeniyle veri güvenliği tedbirlerinin yetersizliği (KVKK)

ÖZET: Bir bankanın veri ihlaline ilişkin bildirim, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından incelenmiştir. Söz konusu ihlal, bankanın Veri Sızıntısı ekibi tarafından tespit edilmiştir. İncelemeler sonucunda, bir çalışanın 346 müşteriye ait kişisel verileri bir Word belgesine kaydederek, bu bilgileri bir yatırım firmasında çalıştığını iddia ettiği bir üçüncü şahsa e-posta ile ilettiği belirlenmiştir. İhlalden etkilenen veriler arasında […]

→

Kişisel verilerin ev sahibi ile paylaşılmasında rıza gerekliliği ve hukuki dayanaklar (KVKK)

ÖZET: Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 29 Eylül 2020 tarihli ve 2020/755 sayılı kararında, bir ev sahibinin aidat borcu bilgilerini site yönetiminden almasıyla ilgili bir durumu değerlendirmiştir. İlgili kişi, ev sahibinden aldığı bir SMS ile aidatının bazı aylarda eksik yatırıldığını öğrenmiş ve bu durumun kişisel verilerinin izinsiz işlendiğini iddia etmiştir. Kendisi, site yönetimine başvurarak kişisel verilerinin […]

→

Veri sorumlusuna ait telefon görüşmesi kayıtlarına erişim talebi (KVKK)

ÖZET: İlgili kişinin, veri sorumlusuyla abonelik sözleşmesi oluşturma amacıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmesi kayıtlarına erişim talebi üzerine Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından 29/09/2020 tarihinde alınan 2020/746 sayılı karar, başvuru sürecinin detaylarını içermektedir. İlgili kişi, yaşadığı bir sorun nedeniyle veri sorumlusuna ait kayıtlı elektronik posta adresi üzerinden ses kayıtlarına erişim talep etmiş, ancak belirtilen süre içinde yanıt […]

→

Uygulamalı eğitimde sosyal bilimler için ek ders ücreti ödenmesi kamu zararına yol açar mı? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, mesleki uygulama eğitimlerinin lisans düzeyinde fen ve mühendislik bilimlerinde yürütülmesi gerektiği, ancak ön lisans düzeyinde de uygulama eğitimi yapılması ve öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığı iddiası incelenmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun geçici 74. maddesi, uygulamalı eğitimin yalnızca lisans düzeyindeki fen ve mühendislik bilimleriyle sınırlı olduğunu belirtmektedir. […]

→

Lojman tahsisinde kamu hizmetinin sürekliliği ve enerji arzının güvenliği önceliğiyle yapılan değerlendirme (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Doğalgaz Kombine Çevrim Santralı’nda çalışan bir işçi olarak, beş yıldan fazla lojmanda ikamet edenlerin çıkarılarak kendisine lojman tahsis edilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın sıra tahsisli lojman talep edenler arasında 121. sırada olduğunu ve toplam 171 adet lojman bulunduğunu belirtmiştir. Ayrıca, pandemi sürecinin işlemleri etkilediği ve yeni lojmanların inşası için çalışmaların sürdüğü ifade […]

→

Lojman tahsisinde enerji arzı güvenliği ve öncelik sırasının hukuki değerlendirmesiyle başvuranın talebinin reddi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü’nde çalışan bir personelin lojman tahsisi talebinin reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, beş yıldan fazla lojmanda kalan personelin çıkarılarak kendisine lojman tahsis edilmesini istemiştir. Ancak, idare, lojman tahsisinin enerji arzının güvenliği açısından kritik olduğunu ve mevcut lojmanların tahsisinde öncelik sırasının dikkate alındığını belirtmiştir. Başvuranın, lojman talep edenler listesinde 74. […]

→

Aile yardımı ödeneğinin geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve süre kısıtlaması olmaksızın kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, aile yardımı ödeneği talebinde bulunan bir memurun durumunu incelemektedir. Başvuran, ikinci çocuğunun doğumunu takip eden ay başından itibaren çocuk yardımı ve eşinin ücretsiz izne ayrıldığı tarihten itibaren eş yardımı talep etmiştir. İdare, başvuranın geriye dönük aile yardımı talebini reddetmiş, ancak Danıştay, aile yardımı ödeneğinin kazanılmış bir hak olduğunu ve başvuranın bu yardımı […]

→

Eş durumu tayin talebinin, hizmet ihtiyacı ve yerleşim yakınlığı nedeniyle reddedilmesinin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, eşinin ilçe merkezinde görev yapması nedeniyle kendisinin de ilçe merkezinde uygun bir camiye atanmasını talep etmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde, eş durumuna bağlı yer değişikliği talebinin belirli şartlara bağlı olduğu belirtilmiştir. Başvuranın eşinin %52 engelli olduğu ve Niksar ilçesinde görev yaptığı, başvuranın ise Yolkonak […]

→