Müdürlük sınavını kazanan kişinin atamasının yapılmaması ve fiilen görev yürütmesinin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyede şef olarak çalışan bir kişinin, müdürlük sınavını kazanmasına rağmen atamasının yapılmaması ve bu süreçte müdürlük görevini fiilen yürütmesi üzerine hukuki bir değerlendirme yapılmıştır. Mahalli İdareler Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 18. maddesi gereğince, atanmaya hak kazanan personelin en geç iki ay içinde atanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, ilgili kişi atama […]

→

Mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilen yükleniciye gecikme cezası uygulanmaması ve kamu zararının değerlendirilmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesi tarafından ihale edilen “Mahalleleri Sanat Yapıları ve Beton Yol Kaplama” işinde, işin sözleşmesinde belirlenen sürede tamamlanmaması nedeniyle gecikme cezası uygulanmamasını kamu zararına sebebiyet verme olarak değerlendirmiştir. Ancak, yüklenici firmanın işin tamamlanmasında karşılaştığı olumsuz hava koşulları (yağmur, kar, fırtına, heyelan vb.) nedeniyle gecikmenin yüklenicinin ihmalinden kaynaklanmadığını ve bu durumun mücbir sebep olarak […]

→

Toplu iş sözleşmesinde sosyal denge tazminatının mevzuata aykırı olup olmadığı ve kamu zararı iddialarının hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Dairesi, … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin mevzuata aykırı hükümler içerdiğini ve bu nedenle 2017 yılında çalışan personele ödenen sosyal denge tazminatının, mevzuatın öngördüğü tutardan fazla olduğunu belirterek kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü vermiştir. Ancak, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. […]

→

Toplu iş sözleşmesinde sosyal denge tazminatı tavanının aşılması ve kamu zararı oluşması durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesi ile … Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin mevzuata aykırı hükümler içerdiği ve 2017 yılında çalışan personele mevzuatın öngördüğü tutardan fazla sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığına hükmetmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, sosyal denge […]

→

Belediye başkanının kiralama yetkisini belediye şirketine devretmesinin hukuken geçersizliği ve kamu zararına yol açması (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesi’nin baz istasyonu kurulması amacıyla kiraya verme yetkisinin, belediye şirketi olan … Ltd. Şti.’ne devredilmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığına karar vermiştir. İlk olarak verilen tazmin kararında, sorumluluğun ve kamu zararının tutarının yeniden incelenmesi gerektiği belirtilmiş, bu çerçevede yeni bir tazmin kararı verilmiştir. Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak, taşınmazların […]

→

Toplu iş sözleşmesinde sosyal denge tazminatı tavanının aşılması ve kamu zararının değerlendirilmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Daire, … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin mevzuata aykırı hükümler içerdiği ve 2017 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan fazla sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığı gerekçesiyle toplam … TL tazmin hükmü vermiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu […]

→

Ceza infaz kurumlarındaki doluluk ve güvenlik gerekçeleri aile hayatına saygı hakkını nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın oğlu için Bingöl İline yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, oğlunun bulunduğu cezaevinin kendisine uzak olduğunu ve ziyaret zorluğu yaşadıklarını belirtmiştir. İdare, başvuranın nakil talebini, ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle reddetmiştir. Ancak, başvuranın oğlu nakil koşullarını taşıdığı için, talep edilen kurumlarda boşalma olması durumunda […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilme talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazının amacı ve infaz rejiminin ıslah edici rolü üzerinde durulmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın genel ve özel önlemeyi sağlamak, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak gibi hedefleri olduğunu belirtmektedir. Hükümlülerin yakınlarıyla ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz sürecinin önemli bir parçası olarak […]

→

Toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarında sendika üyeliği gerekliliği (KDK)

ÖZET: Kişinin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için, imza tarihinde sendika üyesi olması gerekmektedir. Başvuran, 15.06.2015-31.12.2016 tarihleri arasında sendika üyesi olmadığından, toplu iş sözleşmesinden faydalanma talebi hukuken geçersiz sayılmıştır. Ayrıca, başvuranın dayanışma aidatı talebinde bulunmaması da bu durumu etkilemiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesi, toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarını açıkça belirtmektedir. […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile bağlarının korunması ve kurum kapasitesi nasıl dengelenmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaçlar üzerinde durulmaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, hükümlülerin yeniden suç işlemesini engelleyici etkenlerin güçlendirilmesi ve topluma kazandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Hükümlülerin kendi istekleriyle nakil talepleri, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve […]

→

Ceza infaz kurumlarında mahpusların ödüllendirilmesi teşvik esaslı bir ayrıcalık mıdır yoksa hak mıdır? (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir başvuranın, “eş ile mahrem görüşme” hakkından yararlanma talebi ve bu haktan yararlandırılmaması nedeniyle 10.000 TL manevi tazminat talebi incelenmiştir. Başvuran, idarenin keyfi bir tutum sergilediğini ve eşitlik ilkesine aykırı davrandığını öne sürmüştür. Ancak, Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel […]

→

Teknik öğretmen unvanı olanların ek özel hizmet tazminatından yararlanması kadro şartına bağlı mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ağrı İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak görev yapmakta ve teknik öğretmen unvanına sahip olmasına rağmen, Ek Özel Hizmet Tazminatının 3.0 katsayısından yararlanma talebi reddedilmiştir. İdare, başvuranın kadro unvanı esas alınarak tazminatın 2.0 katsayısından ödeneceğini belirtmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın teknik öğretmen unvanını almış olmasının, tazminatın 3.0 katsayısından […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve aile ziyaret imkanları nasıl dengelenmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği Batman’daki ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek ve topluma kazandırmaktır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddelerinde hükümlülerin nakil şartları düzenlenmiş […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi dışında hangi unsurlar dikkate alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikametine yakın ceza infaz kurumuna nakil talep etmektedir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve topluma kazandırmaktır. Hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesi, yalnızca cezaevi kapasitesi ile sınırlı kalmamalı, […]

→

Disiplin cezalarının siyasi görüş nedeniyle verildiği iddiası nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Didim Devlet Hastanesi yönetiminin kendisine yönelik mobbing uyguladığını ve disiplin cezalarının siyasi görüşü nedeniyle verildiğini iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, başvuranın hastanede görevli bir uzman tarafından takip edildiği ve ilaçlarını düzenli almadığı, bu nedenle çeşitli şikayetlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuran hakkında verilen disiplin cezalarının, hastane hizmet kullanıcılarının şikayetleri üzerine açılan soruşturmalar sonucunda […]

→