Yiyecek yardımının nakit veya lokantalardan sağlanması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde memurlara yapılacak yiyecek yardımlarının hukuki dayanaklarını incelemektedir. 657 sayılı Kanun’un 212. maddesi, yiyecek yardımının hangi şartlarda ve nasıl verileceğini belirlemek için yönetmelik hazırlanmasını öngörmektedir. Yönetmelik, yiyecek yardımının nakit olarak değil, yemek verme şeklinde yapılacağını ve bu yardımın belirli şartlar […]

→

Fazla Mesai Ücreti Talebi: Tedviren Görevlendirmenin Hukuki Dayanağı Yok, Kamu Zararının Tazmini Gerekiyor (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, bir belediyede zabıta hizmetlerinin yürütülmesi sırasında fazla mesai ücreti ödenip ödenmeyeceği hususu incelenmiştir. Denetim sonucunda, Zabıta Müdürlüğü görevini tedviren yürüten bir personelin, aynı zamanda Temizlik İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğü ve bu nedenle fazla mesai ücreti talep ettiği belirtilmiştir. Ancak, 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, […]

→

Yiyecek yardımı ödemeleri, mevzuata aykırı olduğunda kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde memurlara yapılacak yiyecek yardımı ile ilgili hukuki bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Yönetmelik hükümlerine göre, yiyecek yardımının nakit veya lokantalardan bedeli ödenerek sağlanması mümkün değildir. Bu durum, kamu zararına yol açmakta ve mevzuata aykırı bir ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Kararda, 5018 […]

→

İhaleye Aykırılık İddiasında Mevzuata Uygunluk: Kamu Zararının Önlenmesi ve İlgili İş Kalemleri Üzerine Karar (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, Spor Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen bir yapım işinin proje ve teknik şartnamesine aykırı imalatları nedeniyle kamu zararına yol açılıp açılmadığı incelenmiştir. Özellikle 25.017/İB-1 poz no.lu iş kaleminin imalatının uygun şekilde gerçekleştirilmediği iddia edilmiştir. Sorumlular, yüklenicinin şartnamesine uygun boya kullanıldığını ve eksik imalatlar nedeniyle kesinti yapıldığını savunmuşlardır. Yapılan incelemeler sonucunda, son […]

→

Toplu iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 50. maddesine aykırı olarak yıpranma primini ödemesi geçersiz midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 50. maddesi ile toplu iş sözleşmesinin 96. maddesi arasındaki uyuşmazlık ele alınmıştır. 4857 sayılı Kanun, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için ödenecek ücretlerin belirlenmesinde yıpranma primlerinin hesaba katılmayacağını belirtirken, toplu iş sözleşmesi ise bu günlerde yıpranma priminin ödenmesini öngörmektedir. Bu durum, toplu iş sözleşmesinin, […]

→

İl özel idareleri genel sekreter yardımcılarının ek ödeme talebi, 5302 sayılı Kanun ve 666 sayılı KHK çerçevesinde hukuken geçerli midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesi ve 666 sayılı KHK çerçevesinde il özel idareleri genel sekreter ve yardımcılarının özlük hakları ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. 666 sayılı KHK, belirli kamu kurumlarına ek ödeme yapılmasını öngörmekte, ancak il özel idareleri bu kapsamda yer almamaktadır. Dolayısıyla, bu idarelerde görev yapanların ek ödemeden […]

→

Sosyal Denge Ödemeleri Üzerinden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılmaması Nedeniyle Kamu Zararı ve Tahsilat Yükümlülüğü (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, kamu idaresi personeline yapılan sosyal denge ödemelerinin gelir vergisine tabi olduğu ve bu ödemelerden vergi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerine göre, sosyal denge ödemeleri ücret tanımı içinde yer almakta ve herhangi bir istisna kapsamına alınmamaktadır. Bu nedenle, bu ödemeler üzerinden gelir vergisi […]

→

Sosyal denge yardımı ödemeleri gelir vergisi kesintisine tabi midir ve kesinti yapılmaması kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, belediyelerde görevli memur ve sözleşmeli personele yapılan “Sosyal Denge Yardımı” ödemelerinin gelir vergisi kesintisine tabi olduğunu belirlemektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca, bu tür ödemeler ücret niteliğinde kabul edilmekte ve dolayısıyla gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Belediyenin, bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapmaması, hukuka aykırı bir durum olarak değerlendirilmiştir. […]

→

Hazinece karşılanacak işveren primlerinin ihale teklif fiyatlarına yansıtılması rekabeti nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, ihale teklif fiyatlarının oluşturulmasında Hazinece karşılanacak işveren primlerinin dikkate alınmaması gerektiğine karar vermiştir. Yapılan incelemede, işverenlerin istihdam ettikleri işçilerle ilgili yararlanacakları sigorta primi teşviklerinin, ihale teklif fiyatının hesaplanmasında göz önünde bulundurulup bulundurulmayacağına dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, ihalelerde eşitlik ve rekabet ilkesine aykırı olarak, başvuru sahibinin özürlü […]

→

Asgari ücret artışlarının ihale teklif fiyatına yansıtılmaması hukuka aykırılık teşkil eder mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir ihale sürecinde en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenen isteklinin, işte çalıştırılacak personel sayısı üzerinden yalnızca 2012 yılının birinci dönemine ait asgari ücret üzerinden maliyet oluşturduğunu tespit etmiştir. İhale süresi itibarıyla asgari işçilik ücretinin değişkenlik gösterebileceği 2012 yılı ikinci dönemi ile 2013 yılı birinci dönemine ait asgari ücret artışlarının hesaba katılmaması, […]

→

Kamu İhale Kurulu’nun yasaklama kararları idareye yol gösterici nitelikte midir ve hukuki geçerliliği nedir (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir davacı şirket hakkında yasaklama kararı verilmesi gerektiği yönündeki ifadelerinin yalnızca idareye yol gösterme niteliğinde olduğunu, bu durumun davacı şirketin hukuki durumunda bir değişikliğe yol açmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, Kurul kararının esasının incelenmesine olanak bulunmadığına ve dolayısıyla Mahkeme kararında hukuka uygunluk olmadığına hükmetmiştir. Bu değerlendirme, 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesi […]

→

Özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğünün Hazine yardımları ihale maliyetine dahil edilmeli mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda, özürlü işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili Hazine yardımlarının ihale maliyetine dahil edilmesinin kamu zararına yol açabileceğini tespit etmiştir. İhalede, işverenlerin özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, bu yükümlülük kapsamında Hazine tarafından karşılanacak giderlerin tekliflerde yer alıp almayacağına dair mevzuatta net bir düzenleme olmaması, ihale sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından önemli bir […]

→

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın kamu tüzel kişisi sayılmaması ihale süreçlerini nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında bulunmadığına dair kararını, Danıştay’ın verdiği bir hükme dayandırarak iptal etmiştir. Danıştay 13. Dairesi, vakfın kamu tüzel kişisi olarak kabul edilmediğini, kamu kaynağı kullanmadığını ve kamu denetimine tabi olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, vakfa herhangi bir kamu görevi verilmediği ve bu nedenle 4734 […]

→

Geçici teminatın tamamının gelir kaydedilmesi ihale yasaklılığı durumunda hukuka uygun mudur (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin geçici teminatının tamamının gelir kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlgili davada, davacı şirketin ihale tarihinden sonra sözleşme imzalamadan önce kendi kusuruyla ihalelere katılmaktan yasaklı hale geldiği ve idarenin sözleşme imzalama iradesini ortaya koymasına rağmen sözleşme imzalamaktan kaçındığı tespit edilmiştir. Bu durum, geçici teminatın irat kaydedilmesinin yerinde olduğunu gösterirken, […]

→

İlave tediye ödemelerinden sigorta primi kesintisi yapılmaması, kamu zararı oluşturur mu yoksa sadece SGK kurum zararı olarak mı değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde, döner sermaye işletmesinde çalışan işçilere ödenen ilave tediyelerden kesilmesi gereken sigorta primlerinin yapılmadığını tespit etmiştir. 6772 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun arasındaki çelişki, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle ortadan kalkmış ve ilave tediye ödemelerinden prim kesintisi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. […]

→