Kamu İhale Kanunu’na Aykırı Parçalama: Eşik Değer Altında Alım Yapmanın Hukuki Sonuçları ve Sorumluluk Yükümlülüğü Eksikliği (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi çerçevesinde, bir işin doğrudan temin yöntemiyle parçalara bölünerek gerçekleştirilmesi hukuki bir uyuşmazlık olarak ele alınmıştır. İdarelerin, ihale süreçlerinde saydamlık, rekabet ve eşit muamele gibi ilkeleri gözetmekle yükümlü olduğu belirtilmiş; ayrıca, eşik değerin altında kalmak amacıyla mal ve hizmet alımlarının kısımlara bölünemeyeceği vurgulanmıştır. İlgili işte, […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği, ek ödemenin vergi muafiyetinin kapsamına girmediği sonucuna varılabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddeleri gereğince yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu hususunu ele almaktadır. İlgili kanun maddeleri, encümen üyeleri ve vali yardımcılarına belirli bir gösterge rakamı üzerinden aylık brüt ödenek verilmesini öngörmektedir. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi gereğince bu ödemelerin gelir vergisinden muaf olmadığı […]

→

Doğrudan temin usulüyle yapılan harcamaların %10 sınırını aşması, kamu zararı tespiti olmaksızın hukuki yaptırım gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, doğrudan temin usulüyle gerçekleştirilen hizmet binası yapım ve onarımlarının bütçeye konulan ödeneğin %10’unu aşması durumunu ele almaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesi gereğince, idarelerin bütçelerine konulan ödeneklerin %10’unun aşılmaması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü alınmadığı için bu sınırın aşılması durumunda kamu zararı tespit edilememiştir. Kararda, doğrudan […]

→

Kamu İhale Kanunu’na Aykırı Doğrudan Alımlarda %10 Sınır Aşımı: Kamu Zararı Olmadığı İçin Yasal Yükümlülük Yokluğu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri uyarınca yapılan doğrudan alımların bütçe ödeneklerinin %10 sınırını aştığını ortaya koymaktadır. Kanunun 62. maddesi, bu harcamaların yıllık toplamının, Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü olmadan bütçeye konulan ödeneklerin %10’unu aşamayacağını belirtmektedir. Ancak, yapılan incelemede, bütçe ödeneklerinin %10 sınırının aşıldığı tespit edilmesine rağmen, kamu […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu, 5540 sayılı Kanun’un muafiyetinin uygulanamayacağına dair içtihat nasıl değerlendirilmektedir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na dayanarak yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olup olmadığını incelemektedir. 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddeleri gereğince yapılan ödemelerin, 5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemelerden farklı bir nitelik taşıdığı ve bu nedenle gelir vergisi kesintisine tabi olduğu belirtilmiştir. Danıştay’ın içtihadı da bu görüşü desteklemektedir. […]

→

Kısmi statüde görev yapan öğretim üyelerinin maaşlarının devamlı statüde ödenmesi kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, kısmi statüde görev yapan öğretim üyelerinin maaşlarının tam olarak ödenmesi ve yurtdışında görevlendirilen akademik personelin Eğitim Öğretim Ödeneği alması konularında bir karar vermiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun geçici 57. maddesi, kısmi statüde görev yapan öğretim üyelerinin bir yıl içinde talepte bulunmaları halinde devamlı statüye geçirileceğini belirtmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu maddenin son cümlesini […]

→

Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyelerinin ek gösterge alabilmesi için unvan kazanımı yeterli midir, yoksa derece yükseltilmesi de gereklidir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, Diş Hekimliği Fakültesinde görevli öğretim üyelerinin “Doçent” unvanını kazanmaları nedeniyle 2914 sayılı Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde belirtilen ek göstergenin verilmesinin yasal olarak uygun olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda, ilgili düzenlemeler çerçevesinde öğretim üyelerinin ek göstergelerinin belirlenmesinde “kadroya atanma” şartının kaldırılması, unvan ve derecelerin esas alınmasını sağlamıştır. Ancak, azınlık görüşü, öğretim üyelerinin “Doçent” […]

→

İkinci öğretim derslerinin 17.00’den önce yapılması durumunda ek ders ücretinin üç katı ödenmesi kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde yapılan ikinci öğretim derslerinin saat 17.00’den önce gerçekleştirilmesine rağmen, bu derslerin 17.00’den sonra yapılmış gibi değerlendirilerek öğretim üyelerine üç katı üzerinden ek ders ücreti ödenmesini konu alıyor. 3843 sayılı Yükseköğretim Kurumlarında İkili Öğretim Yapılması Kanunu’na göre, ikinci öğretim dersleri normal örgün öğretimin bitiminden sonra yapılmalıdır ve […]

→

Hazinece karşılanan sigorta prim tutarlarının hakedişlerden kesilmemesi kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Hazinece karşılanan sigorta prim tutarlarının mahsubu ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlgili düzenlemeler çerçevesinde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesinin (ı) bendi, özel sektör işverenlerinin sosyal güvenlik prim yükünü hafifletmek amacıyla Hazine tarafından karşılanan 5 puanlık işveren hissesinin, ihale bedelinden kesilmesi gereken tutarların mahsubunu […]

→

Aile yardımı ödeneği için memurun beyanı yeterli midir, eşinin sigortalı çalışması durumunda kamu zararı oluşur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, …………. Bakanlığı bünyesinde çalışan bazı personelin, eşlerinin sigortalı çalışmasına rağmen aile yardımı alması nedeniyle kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. 657 sayılı Kanun’un 202. maddesi gereğince, aile yardımı ödeneği, memurun beyanına dayanmaktadır. Ancak, yapılan incelemelerde, bazı personelin eşlerinin sigortalı çalıştığı tespit edilmiştir. Bu durum, aile yardımı ödemelerinin mevzuata aykırı olduğunu göstermektedir. […]

→

Hazine tarafından karşılanan sigorta primlerinin yüklenici hakedişlerinden KDV’siz kesilmesi zorunluluğu ihale mevzuatına aykırı bir uygulama mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, Hazine tarafından karşılanan sigorta primlerinin ihale bedelinden kesilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesinin (ı) bendi uyarınca, özel sektör işverenlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinden Hazinece karşılanan 5 puanlık işveren hissesinin, yüklenicilerin hakedişlerinden KDV’siz olarak kesilmesi zorunludur. Ancak, yapılan incelemede bu kesintinin KDV’li olarak […]

→

Kadro karşılığı sözleşmeli personelin mali hakları belirlenirken Başbakanlık Müsteşarı için ödenecek ücretin hesaplanmasında hangi unsurlar dikkate alınmalıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca, kadro karşılığı sözleşmeli personelin mali ve sosyal haklarının, Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen aylık ücreti aşamayacağına dair düzenlemeleri içermektedir. Ayrıca, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemelerde, kamu görevlilerine yapılan ayni ve nakdi ödemelerin ortalaması ile en yüksek devlet memuruna yapılan ödemelerin ortalaması arasındaki […]

→

Yurtdışında Eğitim Giderlerinin Ek Ödenekten Karşılanması: Kamu Zararına Sebep Olma ve Sorumluluk Üzerine Hukuki Değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yurtdışına yüksek lisans eğitimi için gönderilen devlet memurlarının eğitim giderleri ile ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Yönetmelik ve 1416 sayılı Kanun çerçevesinde, yurtdışında eğitim gören memurların ihtiyaç duyduğu malzemelerin ek ödenekle karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, sorumluların savunmalarında bu ödemelerin zorunlu eğitim giderleri olduğu ifade edilmiştir. Sayıştay, bu masrafların eğitim-öğretim giderleri […]

→

Kesintilerin yapılmadığı durumlarda kamu zararının tazmini için sorumluluk kimlere aittir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, Mühendislik Fakültesi bünyesindeki bazı personelin kuruluş geliştirme ve eğitim ödeneği ödemelerinde kesinti yapılması gereken durumlarda bu kesintilerin yapılmadığı tespit edilmiştir. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve ilgili Bakanlar Kurulu kararları gereğince, bu ödeneklerin fiilen çalışılmadığı günler için ödenmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, ödenen tutarların kamu zararına yol açtığına karar verilmiştir. Ayrıca, 657 […]

→

İnşaat Mühendisi veya Şantiye Şefi Bulundurmama Durumu Kamu Yararı Açısından Ceza Kesintisi Gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresinin ihale mevzuatına uygun olarak yeterli tecrübeye sahip İnşaat Mühendisi veya Şantiye Şefi bulundurmaması nedeniyle ceza kesintisi yapılmadığı iddiasını incelemektedir. Sorumlular, iş hacminin küçük olması, zaman kısıtlamaları ve 5 yıllık deneyime sahip personelin çalışmak istememesi gibi nedenlerle teknik personel bildirimlerinin kabul edildiğini savunmuşlardır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin ilgili maddeleri çerçevesinde, […]

→