Belediye şirket işlemlerinin, idari işlem olarak nitelenerek, idari yargıda iptal davası açılıp açılamayacağı (Danıştay)

13. Daire 2021/1222 E.   2021/3492 K. T.C.D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2021/1222Karar No:2021/3492 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Sanayi ve Ticaret A.Ş.VEKİLLERİ : Av. …, Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kimya Endüstrisi A.Ş.(Eski Unvanı: … Genel Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve […]

→

Danıştay’ın taşınmaz üzerindeki hak sahipliğini ve tahliye işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmesi ile ilgili hukuki durumun incelenmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacıların Hazineye ait taşınmaz üzerindeki hak sahipliğini ve tahliye işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca, davacıların taşınmaz üzerinde hak sahibi oldukları, 2924 sayılı Kanun çerçevesinde Hak Sahipliği Tespit Komisyonu tarafından belirlenmiştir. Davacıların, taşınmazı satın alma başvurusu yapmalarına rağmen, üçüncü kişiler tarafından açılan davalar nedeniyle bu sürecin […]

→

Taşınmaz tahsis protokolünün feshi, kira sözleşmesinin doğrudan feshi için yeterli midir ve kiracının fuzuli şagil sayılması için adli yargıda dava açılması gerekir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, taşınmazın (mülga) Beldibi Belediye Başkanlığına tahsisine ilişkin protokolün Maliye Bakanlığı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin, davacı şirket ile imzalanan kira sözleşmesinin doğrudan feshi için yeterli olmadığını belirlemiştir. Mahkeme, adli yargıda sözleşmenin feshi için bir dava açılmadıkça davacı şirketin kiracı olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle, davacının fuzuli şagil konumunda olmadığı […]

→

İşyeri açma ruhsatında tapu kaydının mesken niteliği nedeniyle ruhsat iptali kararı hukuka uygun bulunmadı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi aşamasında, işletmenin faaliyet göstereceği taşınmazın tapu kaydındaki niteliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştır. Uyuşmazlıkta, Antalya’da bir kahvehane olarak işletilen işyerinin tapu kaydında mesken olarak görünmesi, ruhsatın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmiştir. İdare Mahkemesi, işyerinin mimari projesinin dükkan olarak düzenlenmiş olmasını dikkate alarak ruhsatın iptaline karar vermiştir. Ancak […]

→

Kiracıya Bildirim Zorunluluğu Olmadan Tahliye İşlemi ve Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmazda kiracı olan davacının tahliyesine ilişkin işlemi değerlendirmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca, kira süresi dolduğunda kiracıya herhangi bir bildirim yapılmadan fuzuli şagil sayılabileceği ve tahliye talep edilebileceği belirtilmiştir. Mahkeme, kiracıya kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair bir bildirim yapılmadığı gerekçesiyle tahliye işlemini iptal etmiştir. Ancak […]

→

İçkili lokanta ruhsat başvurusunun reddinde kolluk görüşünün somut gerekçelerle desteklenmemesi ve hukuka aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, içkili lokanta açma başvurusunun reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını hukuka aykırı bulmuştur. Olayda, Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede, işyerinin emniyet ve asayiş açısından sakınca doğuracağına dair görüş bildirilmiştir. Ancak, Danıştay, bu görüşteki gerekçelerin somut ve geçerli olmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, davacının işyerinin mimari projesine aykırılıkları giderdiği ve yangın önlemleri açısından yeterli […]

→

İşyeri açma ruhsatı 11/06/2013 öncesi alınan işletmelerde mesafe şartı aranmaz; açık alkollü içki satış belgesi yoksa ruhsat geçerliliği araştırılmalı. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 11/06/2013 tarihinden önce işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve satış belgesi almış işletmeler için mesafe şartının aranmadığını belirterek, davacının içkili kafe bistro için 10/04/2012 tarihinde düzenlenen ruhsatının geçerliliğini koruduğunu ifade etmiştir. Ancak, davacının dosyasında 11/06/2013 tarihinden önce alınmış bir açık alkollü içki satış belgesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının işyerine […]

→

İşyeri ruhsatının hukuka aykırılığı iddiasıyla tazminat talebinin hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının işyeri ruhsatının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açtığı tazminat davasını reddetmiştir. İdare Mahkemesi, davacının ruhsatı kendi isteğiyle aldığını ve bu ruhsatla uzun bir süre faaliyet gösterdikten sonra, tahliye edilmesi nedeniyle ruhsatın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesinin, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğine hükmetmiştir. Mahkeme, davacının bu […]

→

İşyeri açma ruhsatı talebinin reddi ve yönetmelik değişikliğinin haklı beklentiye etkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinin reddine ilişkin hukuki uyuşmazlıkta, karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir. Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca, karar düzeltme nedenlerinin belirtilen maddede sayılan nedenlere uymadığını tespit etmiştir. Daire, ayrıca, davacının 25/07/2010 tarihli yönetmelik değişikliği öncesinde, fırıncılık faaliyetini sürdürebilmek için gerekli yatırımları […]

→

Eczane sahibi ile etik dışı ilişki iddialarının delil yetersizliği nedeniyle temyiz isteminin reddi ve kararın onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, temyiz başvurusu üzerine, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını incelemiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, nihai kararların temyizen bozulması ancak belirli sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Danıştay, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, davalı idarenin ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, davalı […]

→

Kıyıda izinsiz çekek yeri bulunduran davacının tahliyesi ve idari işlemin hukuka uygunluğu 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi gereğince onandı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Zonguldak’taki kıyıda bulunan çekek yerinin tahliyesine ilişkin Zonguldak Valiliği’nin işleminin iptali istemiyle açtığı davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı. Mahkeme, davacının kıyıda herhangi bir izne veya tahsis kararına dayanmaksızın çekek yeri bulunduğunu ve bu nedenle fuzuli şagil olduğunu belirterek, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi gereğince tahliye işleminin hukuka uygun olduğuna […]

→

Aile hekiminin adli tabip ve ölüm belgesi düzenleme nöbetine katılmaması nedeniyle verilen ihtar puanı cezasının hukuka uygunluğu ve görev tanımının kapsamı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Balıkesir ili Balya ilçesinde bir aile hekimine, adli tabip ve ölüm belgesi düzenleme nöbetine katılmadığı gerekçesiyle verilen 20 ihtar puanı cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, aile hekimlerinin bu tür belgeleri düzenleme yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuş, ancak mahkeme, davacının mesai dışındaki görevi yerine getirmemesi nedeniyle cezalandırılmasının yerinde olduğunu belirtmiştir. Danıştay, idare […]

→

Komiser yardımcılığı sınavında başarısız sayılan kişinin idarenin hatalı uygulamaları nedeniyle atanmasının hukuki değerlendirmesi ve yargı kararlarının uygulanma yükümlülüğü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 2009 yılında yapılan komiser yardımcılığı sınavında davacının başarısız sayılmasına rağmen, idarenin hatalı uygulamaları nedeniyle kursa devam ettirilip komiser yardımcısı olarak atanmasını incelemiştir. İdare Mahkemesi, yargı kararına uygun olarak yapılan yeni sıralama sonucunda davacının başarısız olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının komiser yardımcılığı statüsünün kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Mahkeme, davacının […]

→

Komiser yardımcılığı atamasının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olarak iptali ve subjektif kazanımların korunması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının komiser yardımcılığına atanmasının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olmadığını belirterek, davanın reddine karar vermiştir. Davacı, 2010 tarihinde yapılan komiser yardımcılığı sınavında başarılı olmuş, ancak bazı soruların iptali nedeniyle yeniden yapılan değerlendirmede başarısız duruma düşmüştür. İdare, davacının komiser yardımcılığı kursuna devam etmesine izin vermiş ve kursu başarıyla tamamlayarak atanmasını sağlamıştır. Ancak, […]

→