Sosyal denge tazminatı ödemeleri 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince mali yargılamaya tabi midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesi çerçevesinde yapılan ödemelerin kamu zararına yol açtığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmesini içermektedir. 153 sayılı İlamın 3. maddesinde belirtilen tazminat talebi, 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile sosyal denge tazminatına ilişkin yapılan ödemeler nedeniyle idari veya mali yargılama yapılamayacağına dair hükümle değerlendirilmektedir. Bu […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle idari veya mali yargılama yapılamaz mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin yetkili sendika ile imzaladığı sosyal denge sözleşmesi çerçevesinde yapılan ödemelerin kamu zararına yol açtığı gerekçesiyle tazminat talebini incelemektedir. 153 sayılı İlamın 3. maddesi uyarınca, eğitim yardımı ve bayram ikramiyeleri gibi ödemelerin sosyal denge tazminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Sorumlular, bu tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi […]

→

Belediye başkanına konut tahsisi için gerekli izinlerin alınmaması kamu zararının tazminini gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, belediye başkanına konut tahsisinin mevzuatında öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirildiği gerekçesiyle kamu zararının tazminine hükmetmiştir. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve buna dayanan yönetmelik hükümleri, belediye başkanına konut kiralanmasının İçişleri Bakanlığı’nın teklifi ve Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile yapılabileceğini belirtmektedir. Söz konusu izinlerin alınmaması, kiralama işleminin hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmuştur. Belediye başkanının, kiralanan […]

→

Yabancı menşeli araç kiralaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye ile özel bir şirket arasında yapılan binek otomobil kiralama sözleşmesinin hukuka uygunluğunu incelemektedir. Sözleşme gereği kiralanan aracın aylık kiralama bedeli, aracın kasko değerinin %2’sini aşmış ve bu durum kamu zararı olarak değerlendirilmiştir. Başsavcılık, kiralanan aracın yabancı menşeli olması sebebiyle, ödenen tutarın tamamının kamu zararı olduğunu savunarak Daire kararının bozulmasını […]

→

Sözleşmeli personelin müdürlük kadrolarına vekalet etmesi sosyal denge tazminatı ödemelerine engel teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personelin müdürlük kadrolarına tedviren görevlendirilmesine ilişkin sosyal denge tazminatı ödemelerinin mevzuata uygun olduğuna karar vermiştir. İlgili belediyede Fen İşleri, İmar ve Şehircilik, Bilgi İşlem Müdürlüklerine vekalet eden sözleşmeli personelin, müdür unvanlı kadrolar için belirlenen sosyal denge tazminatını almasının hukuka aykırı olmadığı belirtilmiştir. Başsavcılığın temyiz talebinde, sözleşmeli […]

→

Belediye başkanına konut kiralanmasında gerekli izinlerin alınmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye başkanına konut kiralanması işleminin mevzuata aykırı olarak gerçekleştirildiği ve gerekli izinlerin alınmadığı gerekçesiyle kamu zararına yol açtığını tespit etmektedir. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve buna dayanan yönetmelikler gereği, belediye başkanına konut kiralanabilmesi için İçişleri Bakanlığı’nın teklifi ve Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile Başbakanlık’tan izin alınması zorunludur. Ancak, yapılan kiralama […]

→

Belediye başkanına izin alınmadan konut kiralanması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye başkanına mevzuatında belirtilen izinler alınmadan konut kiralanması nedeniyle oluşan kamu zararına ilişkin bir tazmin hükmünü içermektedir. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince, belediye başkanına konut kiralanabilmesi için İçişleri Bakanlığı’nın teklifi ve Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile Başbakanlıktan izin alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, belediye tarafından gerekli izinler […]

→

Sosyal denge tazminatının kanuni üst sınırın aşılması yargı denetimi dışında mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personele kanuni üst sınırın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle yapılan tazmin talebini incelemektedir. 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi, sosyal denge tazminatı ödemeleriyle ilgili olarak idari ve mali yargılama yapılamayacağını belirtmektedir. Bu bağlamda, Sayıştay 3. Dairesi, ilgili tazmin hükmünün kaldırılmasına dair yapılan başvuruyu değerlendirerek, söz konusu […]

→

Genel müdürlüğün sigorta primleri kamu zararı olarak değerlendirilebilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyeye bağlı genel müdürlüğün taşınır ve taşınmaz mallarının sigorta ettirilmesi sonucu oluşan kamu zararının değerlendirilmesi ele alınmıştır. İlgili karar, 4325 sayılı Kanun çerçevesinde, genel müdürlüğün özel hukuk hükümlerine tabi bir ticari işletme olarak kabul edilmesi nedeniyle sigorta primlerinin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmektedir. Bu bağlamda, kuruluşun sunduğu riskli hizmetler ve personel […]

→

Özel hizmet tazminatının mevzuatta belirlenen sınırın aşılması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dâhil 1 inci dereceli Kent Tarihi ve Tanıtım Müdürlüğü kadrosunda bulunan bir memura, özel hizmet tazminatının mevzuatta belirlenen sınırın üzerinde ödendiğine karar vermiştir. İlgili mevzuat gereği, bu memura ödenecek özel hizmet tazminatı ve yan ödemelerin belirli bir puan ve oran çerçevesinde olması gerektiği vurgulanmıştır. Temyiz edilen kararda, memura toplamda […]

→

Sosyal denge tazminatının kanuni üst sınırın aşılması Sayıştay tarafından nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediyelerde çalışan memur ve sözleşmeli personele ödenen sosyal denge tazminatının hukuki durumunu incelemektedir. 92 sayılı İlamda, söz konusu tazminatın kanuni üst sınırın üzerinde ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi, sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle idari veya mali yargılama yapılamayacağını belirtmektedir. Bu durum, Sayıştay’ın ilgili tazmin […]

→

Naklen atama kavramı, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’na göre sürekli görev yolluğu ödemesini kapsar mı (Sayıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Sağlık Bakanlığına bağlı bir devlet hastanesinde doktor olarak görev yapan bir kişinin, üniversitede öğretim görevlisi olarak atanması ve bu atama sonrasında kendisine sürekli görev yolluğu ödenmesi üzerine ortaya çıkmıştır. 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 10. maddesinde belirtilen “naklen atama” kavramının kapsamı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesi ile sınırlı olmayıp, diğer personel kanunlarına […]

→

Teknik personel taahhütnamesinin eksikliği cezai şart uygulanmasını gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yüklenici İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin, sözleşmesinde öngörülen teknik personel taahhütnamesini idareye sunmaması nedeniyle kesilmesi gereken cezaların uygulanmaması sonucunda kamu zararına yol açıldığı iddiasını incelemektedir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin ilgili maddeleri gereğince, yüklenici, teknik personelin belgelerini belirli bir süre içinde idareye sunmakla yükümlüdür. Ancak, teknik personelin iş başında bulundurulup bulundurulmadığına dair […]

→

Teknik personelin yeterli deneyime sahip olmaması cezai şartın uygulanmasını gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yüklenici … İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin, sözleşmesinde belirtilen 5 yıllık tecrübeye sahip teknik personel çalıştırmaması nedeniyle kamu zararına yol açtığı iddiasını incelemektedir. İhale dokümanlarında, yüklenicinin işyerinde bulundurması gereken teknik personelin isimleri ve belgelerinin, yer tesliminden itibaren on gün içinde idareye sunulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, yüklenici tarafından sunulan teknik personelin yeterli […]

→

COVID-19 nedeniyle verilen süre uzatımı, yüklenicinin mal temini girişiminde bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, COVID-19 salgını nedeniyle bir yükleniciye verilen süre uzatımının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirirken, sözleşme tarihinden itibaren yüklenicinin mal temini için gerekli girişimlerde bulunmadığını tespit etmiştir. Yüklenici, 28.07.2021 tarihinde imzalanan sözleşme sonrası, malzeme temini için distribütör firmadan herhangi bir talepte bulunmamış ve bu durum, yüklenicinin kusurunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, COVID-19 salgınının etkilerinin geçmediği gerekçesiyle […]

→