657 sayılı Kanunun 68/B maddesi uyarınca derece yükselmesinde idarenin takdir yetkisi ve kadro yetersizliği nedeniyle atama talebinin değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi uyarınca 1. dereceye atanma talebinde bulunmuştur. İdare, başvuranın gerekli koşulları sağladığını kabul etmekle birlikte, mevcut 1. derece kadro sayısının yetersiz olduğunu ve başvuranın sıralamada 11. sırada yer aldığını belirtmiştir. Bu durum, başvuranın atanmasının mümkün olmadığını ortaya koymaktadır. İdare, yeterli kadro tahsis edildiğinde başvuranın talebinin tekrar değerlendirileceğini […]

→

Öğretim görevlisi alım sınavında puan farkı ve yönetmelik uygunluğu değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan öğretim görevlisi alım sınavına ilişkin bir itirazın değerlendirilmesine dayanıyor. Başvuran, yazılı sınavda beklediği puanı alamadığını ve sınavın yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Ancak, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, başvuranın sınavda aldığı puanların, asil olarak kazanan adayın puanlarıyla karşılaştırıldığında daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına […]

→

Doçentlik başvurusunda jüri değerlendirmelerinin sübjektif olduğu iddiası yeniden inceleme talebine gerekçe oluşturur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ekim 2019 döneminde “Turizm” bilim alanında doçentlik başvurusu yapmış ve jüri üyelerinin olumsuz değerlendirmeleri sonucu başarısız sayılmıştır. Başvuran, jüri üyelerinin değerlendirmelerinin sübjektif olduğunu ve bilimsel kriterlere uygun olmadığını iddia ederek, eserlerinin başka bir jüri tarafından yeniden incelenmesini talep etmiştir. Ancak, Üniversitelerarası Kurul tarafından yapılan incelemede, jüri üyelerinin değerlendirmelerinin bilimsel ve objektif olduğu sonucuna […]

→

Naklen atama işleminin hizmet gereği ve kamu yararı çerçevesinde hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisiyle değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çerkezköy Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğinde görev yaparken, Valilik kararıyla Saray Kaymakamlığına naklen atanmış, bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia ederek eski görevine iade talep etmiştir. Başvuran, görev değişikliğinin aile bütünlüğünü bozduğunu ve maddi-manevi zorluklar yarattığını belirtmiştir. İdare, naklen atamanın kamu yararı ve hizmet gereği yapıldığını savunmuş, başvuranın ikametinin nakil yapılan ilçeye yakın olduğunu […]

→

Naklen atama işleminin kamu yararı ve hizmet gereği yapılıp yapılmadığı ve idarenin takdir yetkisi kullanımı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çerkezköy Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğinde görev yaparken, Saray Kaymakamlığına naklen atanmış ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Başvuran, görev değişikliğinin aile bütünlüğünü bozduğunu, geçici görev yolluğu ödemesi yapılmadığını ve görevlendirmede süre belirtilmediğini belirterek eski görevine iade edilmesini talep etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, naklen atama işleminin kamu yararı ve hizmet gereği yapıldığı, […]

→

Dr. Öğretim Üyesi atamasında dil puanı kriterlerinin belirsizliği ve hukukun belirlilik ilkesiyle uyumu değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Dr. Öğretim Üyesi kadrosuna atanma talebinin, Tıp Fakültesi Akademik Yükseltilme ve Atama Kriterleri Yönergesi çerçevesinde reddedildiğini belirtmektedir. İdare, başvuranın Yabancı Dil Sınavından aldığı 71,25 puanın, YKS Kılavuzunda belirtilen “İngilizce sınavından en az 80 almış olmak” şartını sağlamadığını ifade ederek, başvuruyu kabul etmemiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararına atıfla, hukukun belirlilik ilkesinin önemine vurgu yapılmıştır. Somut […]

→

Aynı anda birden fazla lisansüstü programa kayıt yasağı eğitim hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, TODAİE’den Hacı Bayram Veli Üniversitesi’ne geçiş yaptıktan sonra, başka bir üniversitede kaydının bulunduğu gerekçesiyle kaydının silinmesine itiraz etmiştir. Başvuran, TODAİE’ye giriş şartlarının kanunla belirlendiğini ve başka bir üniversitede kaydının olmasının engel teşkil etmediğini savunarak, kaydının silinmesinin eğitim hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir. Ancak, başvuranın aynı anda Gazi Üniversitesi’nde de aktif öğrenci olduğu tespit […]

→

Ek Ders Ücretinin Hesaplanmasında 657 Sayılı Kanuna Aykırılık ve Kamu Zararının Oluşumu Üzerine Hukuki Değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı bulunmaması nedeniyle diğer kamu personeline ek ders görevi verilmesi ve buna bağlı olarak ödenecek ek ders ücretinin hesaplanmasında mevzuata aykırılık iddialarını içermektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89 ve 176. maddeleri uyarınca, ek ders ücreti, öğretim görevlileri için belirlenen gösterge rakamları üzerinden değil, belirtilen maddelerde tanımlanan tutarlar […]

→

Sözleşmeli yerli uzmanların ücret belirlemesinde eşitsizlik iddiası ve idarenin şeffaflık yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, yerli sözleşmeli uzmanların ücretlerinin belirlenmesinde yaşanan farklılıklar ve bu durumun yarattığı eşitsizlikler ele alınmıştır. Başvuran, ÖSYM başkanına verilen yetki çerçevesinde, aynı pozisyonda çalışan uzmanlar arasında ücret farklılıkları olduğunu ve bu kriterlerin net bir şekilde paylaşılmadığını iddia etmiştir. İdare ise, ücretlerin belirlenmesinde çeşitli kriterler kullanıldığını belirtmekle birlikte, bu kriterlerin yazılı bir dayanağının […]

→

Yerli sözleşmeli uzmanların ücret farklılıklarının eşitlik ilkesine aykırılığı ve şeffaflık gerekliliği (KDK)

ÖZET: Bu karar, yerli sözleşmeli uzmanların ücretlerinin belirlenmesinde yaşanan farklılıkları ve bu durumun neden olduğu eşitlik ilkesine aykırılıkları ele almaktadır. Başvuran, ÖSYM başkanına verilen yetki çerçevesinde, aynı pozisyonda çalışan uzmanlar arasında ücret farklılıkları bulunduğunu ve bu kriterlerin şeffaf bir şekilde paylaşılmadığını ifade etmiştir. İdare, ücretlerin belirlenmesinde çeşitli kriterler kullandığını belirtse de, bu kriterlerin yazılı bir […]

→

Hükümlülerin isteğe bağlı nakil talepleri cezaevi kapasitesi ve aile bağları açısından nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin isteğe bağlı nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde, ceza infaz kurumlarının kapasiteleri ve hükümlülerin sosyal rehabilitasyonuna yönelik hukuki çerçeveyi ele almaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması ve suç işlenmesinin önlenmesi olarak belirlemektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici […]

→

Yükseköğretim kurumlarında ders görevlendirmeleri liyakat ilkesine aykırı yapılabilir mi? (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Yükseköğretim Kurulu’na yaptığı şikayet üzerine, kendisine haftalık asgari 10 saat ders verilmesi gerekirken yalnızca 6 saat ders verildiği ve liyakat ilkesine aykırı olarak Dr. Öğretim Üyesi’ne ders verilmesi iddialarını incelemektedir. Yükseköğretim Denetleme Kurulu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, kendisine toplamda 12 saatlik ders tahsis edildiğini, ancak bu derslerin öğrenciler tarafından tercih edilmediği […]

→

Sözleşmeli personel olarak çalışılan sürenin 657 sayılı Kanun kapsamında kademe ilerlemesine etkisi ve disiplin cezası hükümlerine tabi olup olmadığı (KDK)

ÖZET: Başvuran, 8 yıl boyunca disiplin cezası almadığını belirterek kademe ilerlemesi talep etmiştir. Ancak Türkiye İş Kurumu, başvuranın sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönemin disiplin cezası hükümlerine tabi olmadığını ve bu nedenle 8 yıllık süreye dahil edilemeyeceğini ifade etmiştir. Başvuranın 09/04/2012 – 14/11/2013 tarihleri arasında 4/B kadrosunda sözleşmeli olarak çalıştığı, 15/11/2013 tarihinde ise kadrolu memur olarak […]

→

Kamu ihale süreçlerinde kamu zararından Gerçekleştirme Görevlisi sorumlu, Yönetim Kurulu üyeleri sorumlu değil (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde, Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmetlerin ihale yoluyla temininde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerine aykırılık tespit etmiştir. Bu nedenle, yüklenici firmaya ödenen tutara ilişkin tazmin hükmü verilmiş, Gerçekleştirme Görevlisi’nin sorumluluğu kaldırılırken, Harcama Yetkilisi ve diğer Gerçekleştirme Görevlisi’nin […]

→

İş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşması ve sorumluların yeniden tespiti gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğuna karar vermiştir. İlgili sözleşmeye göre, iş süresi toplam 360 gün olarak belirlenmişken, sözleşmeye aykırı olarak 121 günlük bir süre ilave edilmesi, iş bitim tarihinin hatalı hesaplanmasına yol açmıştır. Kamu […]

→