Başvuru bedelinin eksik yatırılması itirazen şikayet başvurusunun şekil yönünden reddine neden olabilir mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun şekil yönünden reddedilmesine ilişkin kararı değerlendirirken, başvuru bedelinin eksik yatırıldığı iddiasını incelemiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, davacının başvuru bedelini hiç yatırmadığına dair bir durumun söz konusu olmadığı, başvuru bedelinin banka aracılığıyla zamanında yatırıldığı ve başvuru dilekçesinin de belirtilen tarihlerde postaya verildiği tespit edilmiştir. Ancak, başvuru bedelinin o […]

→

Kamu ihale süreçlerinde kamu zararından Gerçekleştirme Görevlisi sorumlu, Yönetim Kurulu üyeleri sorumlu değil (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde, Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmetlerin ihale yoluyla temininde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerine aykırılık tespit etmiştir. Bu nedenle, yüklenici firmaya ödenen tutara ilişkin tazmin hükmü verilmiş, Gerçekleştirme Görevlisi’nin sorumluluğu kaldırılırken, Harcama Yetkilisi ve diğer Gerçekleştirme Görevlisi’nin […]

→

İş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşması ve sorumluların yeniden tespiti gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğuna karar vermiştir. İlgili sözleşmeye göre, iş süresi toplam 360 gün olarak belirlenmişken, sözleşmeye aykırı olarak 121 günlük bir süre ilave edilmesi, iş bitim tarihinin hatalı hesaplanmasına yol açmıştır. Kamu […]

→

İş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararında kamu görevlilerinin sorumluluğu ve illiyet bağı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. İlgili sözleşmede toplam 360 gün olarak belirlenen iş süresine, sözleşmeye aykırı olarak, fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin ilave edilmesi, iş bitim tarihinin hatalı hesaplanmasına yol açmıştır. […]

→

İnşaat projesinde hatalı süre uzatımı ve kamu görevlilerinin sorumluluğu değerlendirilirken kamu zararı oluşumu dikkate alınmalı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabına ilişkin kararında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. İlgili sözleşmede toplam 360 gün olarak belirlenen iş süresine, fen koşullarında çalışmaya uygun olmayan 121 günün eklenmesi sonucu iş bitim tarihinin hatalı hesaplandığı belirtilmiştir. […]

→

İhaleye ilişkin hatalı süre uzatımı nedeniyle gecikme cezası uygulanmaması ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun illiyet bağı ile belirlenmesi gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen bir inşaat projesinde, sözleşmeye aykırı olarak eklenen 121 günlük sürenin iş bitim tarihinin hatalı belirlenmesine yol açtığını ve bu nedenle gecikme cezasının kesilmemesi gerektiğine hükmetmiştir. İlamda, kamu görevlilerinin sorumluluğu için, kamu zararı ile görevlilerin fiilleri arasında bir illiyet bağı kurulması gerektiği vurgulanmıştır. Eğer bu bağ kurulamazsa, kamu görevlilerinin […]

→

Eksik personel çalıştırma iddiası SGK bildirimleriyle çelişince kamu zararı iddiası reddedildi ve beraat kararı onaylandı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 185 sayılı İlamın 2’nci maddesinde, yüklenici tarafından ihale dokümanında belirtilen 199 personel sayısına hiçbir ayda ulaşılamadığını ve bu nedenle 5.970 prim gün sayısının sağlanamadığını tespit etmiştir. Ancak, eksik personel çalıştırma iddiasının SGK bildirimleri üzerinden yapıldığı, bazı personelin sağlık raporu nedeniyle geçici olarak çalışamadığı ve bu durumun prim gün sayılarına yansımadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, işin […]

→

İş güvenliği uzmanı ek ödemesinin iş yerinde 50’den az çalışan olması nedeniyle yersiz sayılması ve idarenin rücu talebiyle kamu zararı iddiası (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Konya’daki iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesi ve bu görev karşılığında aldığı ek ödemenin, iş yerinde 50’den az çalışan bulunması gerekçesiyle yersiz olduğu iddia edilmiştir. İdare, bu durumun kamu zararı oluşturduğunu belirterek başvurandan rücu talep etmiştir. Başvuran, ödemenin haksız olduğunu ve geri iade edilmesi gerektiğini savunmuştur. Danıştay, […]

→

Burs ve öğrenim kredisi başvurularında yaş sınırı olmaması gazi çocuklarının önceliklendirilmesini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın burs/öğrenim kredisi talebinin yaş gerekçesiyle değerlendirmeye alınmaması üzerine yapılan itirazı kapsamaktadır. Başvuran, gazi çocuğu olarak öncelikli kabul edilmesi gerektiğini savunurken, idare ise başvurunun değerlendirme kriterlerine dahil olmadığını belirtmiştir. Ancak, mevcut mevzuatta burs ve öğrenim kredisi başvurularında yaş sınırı öngören bir düzenleme bulunmamaktadır. Danıştay, başvuranın burs talebinin değerlendirilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun […]

→

Uzun süreli durdurma cezasının rütbe terfisi ve amirlik eğitimi hakkına etkisi ve disiplin cezasının özlük dosyasından silinme süresi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2013 yılında aldığı 24 ay uzun süreli durdurma cezası nedeniyle başpolis ve kıdemli başpolis memurlarının ilk derece amirlik eğitimine katılma hakkının engellendiğini iddia ederek, ilgili mevzuatta düzenleme yapılmasını talep etmiştir. Danıştay, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. ve 82. maddeleri ile geçici 29. maddesine atıfta bulunarak, başvuranın başpolis memuru olarak bu düzenlemelerden yararlanamayacağını […]

→

İptal edilen atama sonrası maaş farklarının yasal faiziyle ödenmemesi mülkiyet hakkı ihlali ve hukuka aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, şube müdürü olarak görev yaparken tekniker olarak atanmasına dair işlemin iptali sonrası, ödenmesi gereken parasal haklarının ve maaş farklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. İdare, mahkeme kararlarında faiz ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını öne sürerek talebi reddetmiştir. Ancak, Danıştay içtihatlarına göre, iptal kararları geriye yürür ve idari işlemin hukuksal sonuçları ortadan […]

→

Hükümlülerin nakil talepleri ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi çerçevesinde ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. İlgili mevzuat, hükümlülerin aile ikametlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri konusunda emredici bir hüküm içermemekte, ancak nakil taleplerinin belirli şartlar altında mümkün olabileceğini belirtmektedir. Bu bağlamda, hükümlülerin […]

→

Açıköğretim fakültesinde ders muafiyeti talepleri hangi derslerle sınırlıdır ve 3. sınıftan başlatılma talebi nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çocuk Gelişimi Lisans Programına kayıtlı bir öğrenci, daha önceki Çocuk Gelişimi Önlisans Programından mezun olmasına rağmen, lisans programındaki derslerden muafiyet talep etmiş ve 3. sınıftan başlatılmayı istemiştir. Ancak, Atatürk Üniversitesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nin 23. maddesi gereğince, Türk Dili, Yabancı Dil ve Atatürk İlkeleri dersleri dışında, daha önce alınan derslerden […]

→

Açıköğretim programlarında ders muafiyeti hangi derslerle sınırlıdır ve bu sınırlama hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde Çocuk Gelişimi Lisans Programına kayıtlı bir öğrenci, daha önce mezun olduğu önlisans programındaki derslerden muafiyet talep etmiştir. Ancak, üniversitenin Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nin 23. maddesi gereğince, Türk Dili, Yabancı Dil ve Atatürk İlkeleri dersleri dışında, daha önce alınan derslerden muafiyet sağlanamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, açıköğretim sisteminin dinamikleri ve mevcut mevzuat […]

→

Disiplin cezası sürecinde süre ve savunma hakkı ihlali iddiası ve tanık dinletme talebinin geçerliliği değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, hakkında uygulanan aylıktan kesme cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiştir. İddiasının temelini, disiplin cezasının verilmesi için gereken süreye uyulmadığı ve savunma hakkının kısıtlandığı oluşturmuştur. Ancak Danıştay, disiplin cezasının verilmesinde gerekli sürelerin, ilgili kanun maddelerine uygun olarak yerine getirildiğini ve başvuranın savunma hakkının ihlal edilmediğini belirtmiştir. Disiplin cezasının verilmesi sürecinde, soruşturma […]

→