Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ziyareti ve maddi durum gibi faktörler dikkate alınmalı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin nakil taleplerinin belirli şartlar altında kabul edilebileceğini belirtmektedir. Ancak, bu düzenlemede, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri için emredici bir hüküm bulunmamaktadır. Hükümlülerin nakil […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde ailelerin ulaşım olanakları ve maddi durumları dikkate alınmalı mı (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza infazının amacı ve hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi üzerine yapılan hukuki değerlendirmeler öne çıkmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın temel amacını, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz sürecinin ıslah edici rolü açısından […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aileye yakınlık ve cezaevi doluluk oranları nasıl dengelenmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesinin önemi vurgulanmaktadır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, yalnızca cezanın uygulanması değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve yeniden sosyalleşmesi amacı taşımaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan iletişimlerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolünü desteklemekte ve bu durum, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde sosyal barışın […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinde doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleri nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin infaz sürecinin amacı ve aile ilişkilerinin korunması üzerinde durulmuştur. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın sadece cezanın çekilmesi değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve yeniden sosyalleşmesi amacı taşıdığını belirtmektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Başvuranın […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi şartlarda reddedilebilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemi vurgulanmaktadır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve suç işlemesini engelleyici etkenlerin güçlendirilmesidir. Hükümlülerin aileleriyle olan iletişimlerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın cezaevlerine yerleştirilmesi mevzuatla zorunlu kılınabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına yönelik temel amaç, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve suç işleme riskinin azaltılmasıdır. Bu bağlamda, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarında barındırılmalarının sağlanması, infazın ıslah edici rolünü desteklemektedir. Ancak, mevcut mevzuatın, hükümlülerin ailelerine yakın cezaevlerine yerleştirilmesine dair […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacının sadece cezanın çekilmesi değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve yeniden sosyalleşmesi olduğunu belirtmektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan iletişimlerinin sürdürülmesi, infaz sürecinin ıslah edici rolü açısından kritik bir unsur olarak […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve aile ziyareti imkanları nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesinin önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını sadece cezanın uygulanması olarak değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve yeniden sosyalleşmesi olarak tanımlamaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan iletişimlerinin devam ettirilmesi, infaz sürecinin ıslah edici rolünü desteklemekte ve bu […]

→

Teknisyen kadrosuna atanma talebinin reddi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kastamonu Valiliği’nde muhasebe bölümü mezunu olarak teknisyen kadrosuna atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, 2828 sayılı Kanun gereği, teknisyen unvanına atanabilmek için ilgili kurumun ihtiyaçları ve mevcut kadro durumu dikkate alınmalıdır. İlgili mevzuatta, başvuranın atanmayı talep ettiği birimde yeterli sayıda teknisyen bulunduğu ve bu teknisyenlerin çoğunluğunun elektrik-elektronik alanında eğitim almış olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın atanma […]

→

İdarenin Memur Görev Yeri Değişikliğinde Takdir Yetkisi ve Hukuka Uygunluk Kriterleri Nelerdir (KDK)

ÖZET: Başvuran, görev yerinin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi veya 4. Asliye Ceza Mahkemesi olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idarenin memurların görev ve yerlerini değiştirme konusunda takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. İdarenin bu yetkisini kullanırken, kamu yararını gözetmesi, eşitlik ilkesine uyması ve gerekçeli kararlar alması gerektiği […]

→

Aile yardımı ödeneği geriye dönük 3 ayla sınırlı olabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda çalıştığını ve 2014 yılında evlendiğini belirterek, 17/12/2014-15/05/2018 dönemi için aile yardımı ödeneğinin kendisine ödenmesini talep etmiştir. İdare, yalnızca geriye dönük 3 ay için ödeme yapılabileceğini savunmuştur. Ancak Kamu Denetçiliği Kurumu, aile yardımı ödeneğinin, memurun eşinin çalışmaması durumunda, evlenme tarihini takip eden ay başından itibaren ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. İlgili mevzuat […]

→

Sosyal ve Ekonomik Destek Yönetmeliği’nde “yoksunluk” tanımına uymayan başvuranın yardım talebi reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, eşinin cezaevinde olması ve gelirinin bulunmaması nedeniyle çocuklarına sosyal yardım talep etmiştir. Sorgun Kaymakamlığı, başvuranın yardım talebini reddetmiş, Kamu Denetçiliği Kurumu ise yapılan incelemeler sonucunda başvuranın sosyal ve ekonomik durumunu değerlendirerek yardım talebinin uygun olmadığını belirtmiştir. İnceleme sonucunda, başvuranın çocuklarıyla birlikte kira bedeli 400 TL olan bir dairede yaşadığı, ayrıca TOKİ’den kendilerine ait […]

→

Bilgi işlem birimine atanma talebi teknik yeterlilik gerekçesiyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışmakta olup, görev yerinin sınıfına uygun birim olan Bilgi İşlem ve Eğitim Teknolojileri birimine atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, idare, mezuniyetinin bilgisayar programcılığı olmasına rağmen, başvuranın teknik işlerde yeterli olmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mevcut görevlerinin Genel İdari Hizmetler Sınıfına tabi personelce yürütülebileceğini belirterek, başvuranın […]

→

Mesleki eğitim stajlarında ücret ödenmesi zorunluluğu hangi hukuki dayanaklara dayanır (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın zorunlu stajı sırasında staj ücreti talebinin hukuki dayanağını incelemektedir. Başvuran, 25/06/2018-20/07/2018 tarihleri arasında DKMP Manisa Bölge Müdürlüğü İzmir Şube Müdürlüğü’nde staj yapmış ve staj ücreti ödenmediğini belirtmiştir. 6111 sayılı Kanun ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun hükümleri gereğince, mesleki ve teknik eğitim veren yükseköğretim kurumları öğrencilerinin stajları için ücret ödenmesi zorunludur. […]

→

Vakıf üniversitelerinde görevli akademik personelin hususi pasaport hakkı Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı mı (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik personelin, Pasaport Kanunu’nun 14. maddesi gereği “hususi damgalı pasaport” alma hakkına sahip olmaması, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olarak ayrımcılığa neden olduğu belirtilmiştir. Başvuran, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi öğretim üyesi olarak, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik personel ile eşit haklardan yararlanma talebinde bulunmuştur. İdarelerin açıklamaları ve mevcut mevzuat […]

→