Yabancı uyrukluların Türkiye’de uluslararası öğretim kurumu açma taleplerinin 625 sayılı Kanun’a aykırılığı ve Türk Milli Eğitimi ile uyumsuzluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 1. ve 5. maddeleri çerçevesinde, yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin yalnızca yabancı öğrencilerin devam edebileceği uluslararası nitelikte öğretim kurumu açabileceğine hükmetmiştir. Bu durum, Türk vatandaşları ve tüzel kişilerin de aynı koşullarda uluslararası öğretim kurumu açamayacakları anlamına gelmektedir. Yabancı uyrukluların, yerli ve yabancı öğrencilerin birlikte devam edeceği […]

→

Kamu görevinden çıkartıldıktan sonra emekli olanların 375 sayılı KHK’da emekli olanlara ödenen tazminattan faydalanamayacağı (ÇŞB)

ÖZET: Kamu görevinden çıkarılan ve sonrasında emekli olan kişilerin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen emeklilik tazminatından yararlanamayacakları belirtilmiştir. Bu durum, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bir inceleme sonucunda ortaya konmuştur. İlgili yazıda, 657 sayılı Kanuna tabi memur olarak görev yapan bir personelin, 692 sayılı KHK ile […]

→

Kendi isteği ile istifa eden memura emeklilik harıcrahı ödenemeyeceği hakkında (ÇŞB)

ÖZET: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yaparken istifa eden bir personelin, zincirleme zimmet suçu nedeniyle ceza davası açılması üzerine emeklilik talebinin değerlendirilmesi yapılmıştır. İlgili yazıda, emeklilik talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususunda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1/D maddesi çerçevesinde tazminat ödenip ödenemeyeceği incelenmiştir. Devlet memurlarının emeklilik haklarına dair düzenlemeler, 657 sayılı Kanun’un 17, […]

→

Emekli olduktan sonra memuriyete açıktan atanan ve kendi isteği ile tekrar emekli olan personele 375 sayılı KHK’da belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği (ÇŞB)

ÖZET: Emekli olduktan sonra memuriyete açıktan atanan ve kendi isteğiyle yeniden emekli olan personelin 375 sayılı KHK kapsamında tazminat alıp almayacağına dair yapılan incelemede, ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, memurların haklarının korunmasını ve emeklilik süreçlerinin belirli şartlar altında gerçekleştirilmesini öngörmektedir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1/D maddesi, emekli […]

→

Belediyenin zorunlu görevlerinden olmayan hizmetler için ücret istenebileceği (Danıştay)

8. Daire  1988/811 E.  1990/25 K. Temyiz İsteminde Bulunan : …………… Belediye Başkanlığı Karşı Taraf : ……… İstemin Özeti : Kalorifer artıklarının taşınmasında çöp arabasının her seferinden 10.000.- lira taşıma ücreti alınmasına ilişkin Belediye Başkanlığı işlemini; 1580 sayılı yasanın ilgili kuralları uyarınca temizlik işlerinin belediyelerin zorunlu görevlerinden olduğu, çöp toplama yerlerine dökülen kalorifer artıklarının da (küllerinin) çöp sayıldığı, belediyelerin zorunlu görevlerinden yasa ile […]

→

Boğaziçi bölgesinde yapılaşmanın sınırlandırılması ve İl Genel Meclisi kararlarının iptali talebinin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Boğaziçi bölgesinin korunması gerektiğine ve bu alanda nüfus ile yapı yoğunluğunun arttırılmaması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu bağlamda, İl Genel Meclisi tarafından alınan kararların iptal edilmesi ve fidanlık arazisinin yeniden bu amaca tahsis edilmesi yönündeki taleplerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Boğaziçi’nin doğal yapısının korunması amacıyla, yapılaşmanın sınırlı tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Daire, daha önceki […]

→

İl genel meclisinin valinin temsil yetkisini sınırlayıcı karar almasının hukuka aykırılığı ve olağanüstü genel kurul toplantılarının usulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İl Özel İdaresi Kanunu’nun 75. ve 77. maddeleri uyarınca, il özel idaresinin tüzel kişiliğinin temsilinin valiye ait olduğunu belirlemiştir. Vali, bu temsil yetkisini bizzat kullanabileceği gibi uygun gördüğü kişiler aracılığıyla da kullanabilir. Bu bağlamda, İl Genel Meclisi’nin valinin yasal yetkisini sınırlayıcı bir karar almasının hukuken mümkün olmadığını vurgulamıştır. İl Genel Meclisi’nin, il özel […]

→

Tapu tahsis belgeleriyle ilgili kısıtlama olmadan gecekonduların satış ve devir işlemlerinin engellenemeyeceği değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, 2981 sayılı Yasa çerçevesinde tapu tahsis belgelerinin hukuki niteliği ve bu belgelerin satışına ilişkin düzenlemeleri incelemektedir. Karara göre, tapu tahsis belgesi düzenlenmeden önce tapulu taşınmazını satanların, sahip oldukları gecekondular için hak sahibi olabilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca, birden fazla gecekondusu olanların, hak sahibi niteliklerini taşıyan birine diğer gecekondularını satabileceği ifade edilmiştir. Tapu işlemleri […]

→

Belediye başkan vekillerinin encümen üyeliği yapıp yapamayacağı (Danıştay)

Danıştay 1. Dairesi Esas : 1989/110 Karar : 1989/150 Tarih : 25.10.1989   … Belediye Meclisinin 13.6.1989 gün ve 57, 58 sayılı kararlarına karşı, Belediye Meclisi Üyesi ……….. tarafından 1580 sayılı Belediye Kanununun 73 lineti maddesine dayanılarak yapılan itiraza ilişkin 15.6.1989 günlü dilekçesiyle bu konudaki Valilik yazısı, İçişleri Bakanlığının 1.8.1989 günlü ve MlGM-THDB-TEŞK. 521-89-07-35/27865 sayılı yazısıyla Danıştay Başkanlığına gönderilip Dairemize havale […]

→

Hidroelektrik santralı ihalesinde bedel değişikliği talebinin 2886 sayılı Kanun’a aykırılığı ve rekabet ilkesine zarar vermesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, hidroelektrik santralı inşaatı ile ilgili olarak ihale bedelinin değiştirilmesi talebinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdarenin, işin kararlaştırılan ihale bedeliyle yürütülmeyeceği iddiasıyla sözleşme değişikliği talebini kabul etmesi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun temel ilkelerine, özellikle açıklık ve rekabet ilkesine aykırıdır. İhaleye katılan firmaların, belirlenen koşullara göre karar vermesi gerektiği vurgulanarak, sözleşme akdinden sonra […]

→

Gelirler kontrolörlerinin mesleki yeterlik sınavı muafiyeti ve kazanılmış hakların korunması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 30.11.1973 tarihli “Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörleri Yönetmeliği”nin yürürlüğe girmesinden önce gelirler kontrolörü olarak atanmış ve asaletleri onanmış olanların, 3568 sayılı Kanun çerçevesinde mesleki yeterlik sınavını vermiş sayılmaları gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, 3568 sayılı Kanunun 9.maddesinde belirtilen yeminli mali müşavir olabilmenin şartları ile ilgili olarak, vergi inceleme yetkisi almış olanların yeterlik sınavı şartından muaf […]

→

Maden Kanunu çerçevesinde arama ruhsatı sahiplerine ön işletme ve işletme ruhsatı verilmesinin zorunluluğu ve yeni düzenlemelerin uygulanması gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde mermer arama ruhsatı almış hak sahiplerine, kullanma amacına bakılmaksızın ön işletme veya işletme ruhsatı verilmesinin zorunlu olduğunu belirlemiştir. Kanunun 19. ve 24. maddeleri gereğince, arama ruhsatı sahiplerinin ön işletme ve işletme ruhsatı alma hakları, arama ruhsatının doğal bir sonucu olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda, arama ruhsatı sahiplerinin, ruhsat […]

→

Mülkiyet hakkının sınırlanmasının Anayasa’ya aykırılığı ve kamu yararı ile bireysel haklar arasında adil denge gözetilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1989/130 E. ve 1989/112 K. sayılı kararında, Harçlar Kanunu’na eklenmek istenen bir madde ile mülkiyet hakkının sınırlanmasının Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetmiştir. Anayasa’nın 35. maddesi, mülkiyet hakkını güvence altına alırken, bu hakkın yalnızca kamu yararı amacıyla sınırlanabileceğini belirtmektedir. Daire, tasarıda yer alan “Satınalma Hakkı” düzenlemesinin, zor alım yöntemini içerdiğini ve mülkiyet hakkını zedeleyerek Anayasal […]

→

Perakende oto lastik satışının yapıldığı yerlerde tamir bakım onarım ve araç lastiklerinin sökülüp takılması faaliyetlerinin yapılıp yapılmaması (ÇŞB)

ÖZET: Perakende oto lastik satış noktalarında, lastik tamiri, bakımı, onarımı ve araç lastiklerinin sökülüp takılması gibi faaliyetlerin yürütülüp yürütülmeyeceği konusunda T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görüşü talep edilmiştir. 31.08.1989 tarihli Umumi Hıfzıssıhha Meclisi Kararı, oto tamircileri ve lastikçilerin belirli sanayi ve ticaret alanlarına taşınmasını öngörmektedir. Bu karar doğrultusunda, kent içinde lastik satış noktalarının yalnızca satış […]

→

Kanuna aykırı olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanamayacağı (ÇŞB)

ÖZET: Toplu iş sözleşmelerinin kanuna aykırı olamayacağına dair yapılan değerlendirmede, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan emeklilere yönelik emeklilik priminin düzenlenmesi ele alınmıştır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddesi, belirli kamu personeline emeklilikte tazminat ödenmesini öngörmektedir. Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun hükümleri gereği, kanuna, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olan sözleşmeler geçersiz sayılmaktadır. Bu durum, […]

→