onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespiti sürecinde bilirkişi raporunun taşınmazın gerçek değerini yansıtması zorunlu mudur (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili üzerine kuruludur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırma bedelini belirlerken bilirkişi raporunu esas almış ve davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, taraf vekilleri bu karara itiraz ederek, belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunun taşınmazın özelliklerine uygun olduğunu ve […]

→

Yaklaşık maliyetin hatalı olduğu iddiası ihale tarihinden sonra iletilirse süre aşımı nedeniyle reddedilir mi (KİK)

ÖZET: Bu Kamu İhale Kurulu kararı, başvuru sahibinin yaklaşık maliyetin hatalı olduğu iddiasını incelemektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 9. maddesi gereği, ihale öncesinde idare tarafından belirlenen yaklaşık maliyetin, isteklilere açıklanmadan önce hesap cetvelinde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. İhale tarihinde, yaklaşık maliyetin açıklanmasıyla birlikte, isteklilerin bu durumu fark etmeleri gerekmektedir. Başvuru sahibi, yaklaşık maliyetin hatalı olduğunu […]

→

Yeterlik kriterlerine uygunluk için her bir kit ve cihaz için ayrı yetki belgesi sunulması zorunlu mudur (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunu değerlendirirken, yeterlik kriterlerinin belirlenmesinin ve bu kriterlere uygun belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 37. maddesi, tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında isteklilerin yeterlik kriterlerine uygunluğunun incelenmesi gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 28. maddesi, yeterlik değerlendirmesinde istenecek belgelerin ihale dokümanında açıkça belirtilmesini […]

→

Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışacak personel için ayrı satır açılmaması ihale dokümanında yeterli midir (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışacak personel için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılmaması iddiasını değerlendirmiştir. İdari Şartname ve Kamu İhale Genel Tebliği’nde, bu günlerde çalışacak personel için ayrı satır açılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, ihale dokümanında yapılan düzenlemelerin, hizmetin ifası sırasında gerekli olan personel sayısının belirlenmesi açısından […]

→

Maden ruhsatı başvurusunun reddinde genelge dayanağıyla yapılan işlemler hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Van ili Gürpınar ilçesinde maden arama ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Taşınmaz Komisyonu tarafından reddedilmesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, 3213 sayılı Maden Kanunu’na dayanarak, maden ruhsatı ve izni başvurularının mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenlendiğini ve bu süreçteki yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile devredilemeyeceğini belirtmiştir. Davacı tarafından yapılan temdit talebinin […]

→

Acele kamulaştırma işlemlerinde tarım dışı kullanım izni alınmadan yapılan işlemler hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, doğal gaz boru hattı projeleri kapsamında yapılan acele kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik Anayasa ve uluslararası sözleşmelere atıfta bulunmuştur. Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilen acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davacı, taşınmazının tarımsal faaliyet için kullanıldığını ve kamu yararı şartlarının sağlanmadığını öne sürmüştür. […]

→

Maden ruhsatı başvurusunun reddinde eksik hasım gösterilmesi, idari yargı süreçlerinde hukuki isabeti nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Isparta ili, Gönen ilçesinde IV. grup maden işletme ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün işlemini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, başvurunun ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, maden ruhsatı […]

→

İdarenin Maden Arama Ruhsatı Başvurusunu Reddederken Gerekçe Sunma Zorunluluğu ve Takdir Hakkının Kullanımına İlişkin Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Eskişehir’de yapılan IV-c grubu maden arama ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, idare tarafından sunulan savunma dilekçelerinde gerekçe gösterilmediğini ve her idari işlemin gerekçeli olması gerektiğini vurgulamıştır. İdarenin takdir hakkının nasıl kullanıldığını açıklamadan işlem tesis etmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. Bölge […]

→
onecikan-yargitay

Vazife malullüğü kapsamında görev esnasında hayatını kaybedenlerin ailelerine aylık bağlanması gerektiği hususunda hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların oğlu …’ın, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde görevli olduğu sırada başka bir akademisyen tarafından öldürülmesi nedeniyle vazife malullüğü aylığı talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, olayın 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği yönündeki davalı idaresinin kararını hukuka aykırı bulmuş ve davacıların aylık talebini kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının oğlu …’ın görev esnasında […]

→
onecikan-yargitay

Hazine’nin taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddiasının geçerliliği, kooperatif aracılığıyla yapılan satış işlemlerinin yolsuzluğu ile nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, Hazine’nin taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddiasının geçerliliği üzerine odaklanmaktadır. Mahkeme, Hazine’nin taşınmazı gecekondu önleme bölgesinde kullanılmak üzere tahsis ettiğini, ancak bu amaca aykırı işlemler yapıldığını belirterek, Hazine’nin tapu iptali davası açma hakkının bulunduğuna hükmetmiştir. Bu bağlamda, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl davanın ise davacı Çalkaya Belediye […]

→

Terör örgütleriyle irtibatın tespitinde sunulan bilgi ve belgelerin yeterli değerlendirilmemesi, kamu görevinden çıkarma işlemini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütleriyle irtibatı nedeniyle görevden alındığını iddia ederek işlemin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatının tespit edildiğini belirterek, idarenin takdir hakkının geniş olduğunu ve işlemin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. […]

→

Terör örgütü ile irtibatın tespitinde idari yargının delil değerlendirme yetkisi bulunmaması, adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini incelemiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütü ile irtibatı gerekçesiyle görevden alınmıştır. Ancak, idari yargı mercilerinin, terör örgütü üyeliği gibi ceza hukuku kapsamında tanımlanan suçlar hakkında doğrudan değerlendirme yapma yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatının […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davasında sigorta bildirimine ilişkin davacının beyanı, işverenin sorumluluğunu etkiler mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının 17.12.2016-29.07.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına dair hizmet tespiti istemi incelenmiştir. Davacı, çalıştığı dönemde sigortasının bildirilmediğini iddia ederken, davalı işveren, davacının sigorta girişinin yapılmadığını, ancak bu durumun davacının beyanı üzerine gerçekleştiğini savunmuştur. Fer’i müdahil olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, davacının resmi kayıtlarda görülmediğini belirterek, hizmet tespit davasının reddini istemiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıç tarihinin tespitinde belge ve tanık beyanlarının geçerliliği nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1985 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, bu tarihte çalıştığını ve sigorta girişinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı SGK ise, prim bordrolarının Kuruma verilmemesi nedeniyle davacının sigortalı sayılmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesini ve tanık beyanlarını değerlendirerek, sigortalılık başlangıcını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 01.11.1985 tarihinde çalıştığını […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti için hak düşürücü süre iddiasının geçerliliği 506 ve 5510 sayılı Kanunlar çerçevesinde nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının, Alemşahlı Köyü Muhtarlığına ait işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti ve sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi talebine ilişkindir. Davalı taraf, davacının sigortasız çalışmayı kendi isteğiyle kabul ettiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporları ve tanık beyanları doğrultusunda, davacının 01.07.1992-30.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını tespit ederek, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bölge […]

→