Dava sürecinde taraflardan birinin ölümü halinde davanın takibi için mirasçıların rolü ve mahkemenin dosyayı işlemden kaldırma yükümlülüğü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, davacının 22/10/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, davanın devamı için gerekli işlemlerin yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Dava sürecinde taraflardan birinin ölümü, davanın takibi açısından önemli bir değişiklik yaratmakta ve bu durumda ilgili mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Davalı idarenin karar düzeltme talebi, davacının vefatından […]

→

Ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin, kira sözleşmesine dayalı kullanım nedeniyle hukuka uygun olmadığı iddiası (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir spor kulübü derneğinin ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi üzerine yapılan temyiz başvurusunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının taşınmazı İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yaptığı kira sözleşmelerine dayanarak kullandığını ve bu nedenle fuzuli işgalin söz konusu olmadığını belirterek, ecrimisil talebinin hukuka uygun olmadığına karar vermiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin […]

→

Memurların görev yerlerinin değiştirilmesinde idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların görev ve yerlerinin değiştirilmesinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre içinde hakkında açılan ceza davaları nedeniyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanmasını hukuka aykırı bulmuş ve iptalini istemiştir. Ancak, idare mahkemesi, davacının atanmasının kamu yararı ve hizmet […]

→

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün terfi kararında liyakat kriterlerini eşit ve objektif uygulamaması nedeniyle işlemin iptali ve parasal hakların ödenmesi talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2015 yılı terfi döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu tarafından davacının terfi etmemesi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacının performans puanı 4,95 olarak belirlenmiş ve hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın, daha düşük puan alan ve disiplin cezası bulunan personelin terfi ettirilmesi, […]

→

Rütbe terfilerinde liyakat esasının önemi ve idarenin takdir yetkisinin objektif kullanımı gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir komiser yardımcısının 2015 yılı rütbe terfi döneminde terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davayı incelemiştir. Davacı, terfi etmemesi nedeniyle yoksun kaldığı maaş farkları ve özlük haklarının ödenmesini talep etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi etmemesine ilişkin işlemin iptaline karar vermiş, ancak Danıştay Beşinci Dairesi, liyakat koşullarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle bu kararı bozmuştur. Yeniden […]

→

Kamu kurumlarında memur atamalarında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu kurumlarında memur atamalarında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. Davacı, daire başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir disiplin cezası veya yetersizlik tespiti olmaksızın şube müdürü olarak atanmıştır. Davalı idare, bu atamayı haklı kılacak somut bir gerekçe sunamamıştır. Mahkeme, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdari yargı, bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığını kanıtlayan durumlarda, idari işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verebilir. Dava konusu olayda, davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin, kamu yararı […]

→

Ferî müdahilin, asıl tarafın iradesine aykırı olarak davayı sürdürememesi ve tek başına temyiz talebinde bulunamaması durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ferî müdahillik kavramını ve bunun adil yargılanma hakkıyla olan ilişkisini ele alarak, davanın tarafı olmayan bir ferî müdahilin, asıl tarafın iradesine aykırı olarak davayı sürdürebilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir. Ferî müdahillerin, davanın sonucunu etkileyen menfaatleri olmasına rağmen, asıl tarafın temyiz iradesine bağlı olarak hareket etmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, ferî müdahilin […]

→

Polis memurunun meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memurunun meslekten çıkarma cezasına ilişkin davada, İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Davacı, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş, ancak mahkeme, davacının yetkisini kötüye kullandığını ve bu nedenle cezanın yerinde olduğunu belirtmiştir. Temyiz isteminin reddedilmesinin gerekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve […]

→

İdari yargıda re’sen araştırma ilkesi gereği keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddi hukuka aykırıdır, ecrimisil hesaplamasında emsal kira bedelleri dikkate alınmalıdır. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idari yargıda re’sen araştırma ilkesinin geçerliliğini vurgulayarak, İdare Mahkemesi’nin keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, davacıdan keşif ve bilirkişi avansı talep etmiş, ancak avansın yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddine hükmetmiştir. Danıştay, bu durumu hukuka aykırı bulmuş ve ecrimisil tutarının hesaplanmasında emsal taşınmazların kira bedellerinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. […]

→

İdari yargıda takdir yetkisi ve kamu yararı ilkesiyle davacının atama işleminin iptali isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, idare mahkemesinin verdiği kararın temyiz incelemesi sonucunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetmiştir. Dava, davacının bölge müdürlüğüne bağlı bir yurtta müdür yardımcısı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek işlemin […]

→

Kamu görevlisinin terfi sürecinde liyakat ve eşitlik ilkesinin ihlali nedeniyle terfi ettirilmeme işleminin iptali ve haklarının iadesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Muş ili Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davada, idare mahkemesinin kararını onayladı. Mahkeme, Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun terfi işlemi için belirlediği kriterlerin, liyakat değerlendirmesinde eşit ve objektif bir şekilde uygulanmadığını tespit etti. Bu durum, davacının terfi hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaştırdı. Mahkeme, davacının terfi […]

→

Disiplin cezası için kesin ve somut delil gerekliliği, suç kastı bulunmayan davacıya verilen cezanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için disipline aykırı eylemin usulüne uygun bir soruşturma ile ispatlanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, yetkisini kötüye kullanmakla suçlanmış, ancak yapılan soruşturma sonucunda, davacının eyleminin suç kastı taşımadığı ve kesin delil bulunmadığı belirlenmiştir. Ceza mahkemesi, davacının beraatine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, disiplin cezasının hukuka uygun olduğu yönünde bir […]

→

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin 5. fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle haksız çıkma zammı işleminin geçersizliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinin 5. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna dair Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, davalı idarenin karar düzeltme talebini kabul ederek önceki kararını kaldırmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kuralın mülkiyet hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiğine ve hak arama özgürlüğünü kısıtladığına hükmetmiştir. Dava konusu işlem, haksız çıkma […]

→

Ecrimisil talebinde taşınmazın Hazineye ait olduğu ve izinsiz kullanım nedeniyle talep edilebileceği, temyiz taleplerinin reddiyle onandı. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir taşınmazın ecrimisil talebi üzerine açılan davada, davacıların temyiz taleplerini reddederek İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır. Davacılar, taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğunu ve fuzuli şagil olmadıklarını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir. Ancak, davalı idare, taşınmazın satış işlemlerinin başlamadığını belirterek davacıların fuzuli şagil olduğunu savunmuştur. Mahkeme, 2924 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince, taşınmazın […]

→