Komiser yardımcısının terfi işlemlerinde liyakat kriterlerinin eşit ve objektif uygulanmaması ve KHK ile görevden çıkarılmasının etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir komiser yardımcısının 2015 yılı rütbe terfi döneminde terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, terfi işlemlerinin temel ölçütünün liyakat olduğunu belirterek, terfi için gerekli olan tüm kriterlerin (sicil, performans, başarı belgeleri, disiplin cezaları vb.) eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığını tespit etmiştir. Davacının terfi etmemesi durumunda, daha düşük […]

→

Rütbe terfiinde liyakat kriterlerinin eşitlik, objektiflik ve istikrarla değerlendirilmesi gerektiği ve hukuki süreçlerin dikkate alınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının rütbe terfiine ilişkin işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, liyakat kriterlerinin uygulanmasında eşitlik, objektiflik ve istikrarın sağlanmadığını tespit etmiştir. Davacının, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması ve bu süreçteki devam eden ceza yargılamalarının, terfi değerlendirmesinde dikkate alınması gereken unsurlar olduğu vurgulanmıştır. Bu durum, davacının liyakatinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya […]

→

Kamu görevlilerinin görev yeri değişikliğinde idarenin takdir yetkisinin sınırları ve hukuka uygunluk denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu görevlilerinin görev yerlerini değiştirme konusundaki idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, daire başkanlığından alınarak Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü emrine uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk olarak İdare Mahkemesi işlemin iptaline karar vermiş, ancak […]

→

Kamu idaresinin takdir yetkisi sınırları ve hukuka aykırı atama işleminin iptaliyle mali hakların iadesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanı olarak görev yapan davacının, görevden alınarak şube müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, idarenin üst düzey yöneticileri atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde kullanması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının görevden alınmasını gerektirecek bir başarısızlık […]

→

Davacının daire başkanlığından mühendisliğe atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisiyle kamu yararı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiş, ancak bu karar Bölge İdare Mahkemesi tarafından, idarenin takdir yetkisinin genişliği ve kamu yararı gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkeme, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir olumsuzluk tespit edilmediğini belirtmiş, ancak atama işleminin hukuka […]

→

Granit ocağı ruhsatının iptali, çevresel etkiler ve kamu yararı eksikliği nedeniyle hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, Yalova İli, Armutlu İlçesi’nde bulunan bir granit ocağına ait işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak davacının temyiz talebini reddetti. Mahkeme, ruhsatın iptaline yönelik işlemin hukuka uygun olduğunu belirtti. Dava konusu işyerinin zeytinlik alanlarına olan mesafesi ve çevresel etkileri dikkate alınarak, ruhsatın iptali için gerekli […]

→

İdarenin takdir yetkisiyle yapılan atamanın kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğu nedeniyle temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Hayvancılık Genel Müdürlüğü emrine Tarım ve Orman Uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının geçmiş hizmetlerini göz önünde bulundurarak, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusundaki takdir yetkisini kullandığını ve bu işlemin […]

→

Memurun naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının daire başkanlığı görevinden araştırmacı kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirten Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Kararda, 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca memurların naklen atanmalarında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, […]

→

Emniyet müdürünün terfi etmeme gerekçesi olarak kadro yokluğunun geçerliliği ve yıllık liyakat değerlendirmesi zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki davacının terfi etmemesiyle ilgili olarak yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacı, 2012 tarihinden itibaren terfi hakkı bulunmasına rağmen, 2014 yılında yapılan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında kadro yokluğu gerekçesiyle terfi ettirilmemiştir. Ancak, Danıştay, kadro yokluğu gerekçesinin geçerliliğini yitirdiğini ve terfi değerlendirmelerinin her yıl için ayrı ayrı […]

→

Daire başkanının şube müdürü olarak atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından zabıta daire başkanı olarak görev yapan davacının, Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı emrine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, daire başkanlığı kadrosunun üst düzey bir kadro olduğunu, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisinin geniş olduğunu belirterek, davacının görevden alınmasının […]

→

Emniyet amirliği terfisi için kıdem, soruşturmalar ve disiplin cezalarının değerlendirilmesi gerektiği ve liyakat şartının sağlanmadığı kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Terfi değerlendirmesinde, sadece kıdem değil, aynı zamanda personelin hakkında yürütülen soruşturmaların ve disiplin cezalarının da dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı ve bu durumun terfi için yeterli liyakatı sağlamadığı belirtilmiştir. […]

→

Akaryakıt istasyonu ruhsatı için imar planında belirlenme şartı ve yapı kayıt belgesine dayalı ruhsatın hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu inşa edilebilmesi için öncelikle parselin imar planında akaryakıt istasyonu olarak belirlenmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu parselin, imar planlarında akaryakıt istasyonu fonksiyonuna ayrılmadığı ve mahkeme kararları ile iptal edildiği tespit edilmiştir. Bu durum, parselin plansız alanda kaldığını göstermektedir. Müdahil şirket tarafından alınan yapı kayıt […]

→

Danıştay İkinci Dairesi, memurların naklen atanmaları konusunda idarelerin takdir yetkisini kullanma hakkını değerlendirirken, kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi bir kullanımın s (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, memurların naklen atanmaları konusunda idarelerin takdir yetkisini kullanma hakkını değerlendirirken, kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi bir kullanımın söz konusu olup olmadığını incelemiştir. Dava, davacının Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü görevinden sağlık teknikeri kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, davacının mevcut kadro derecesinin altındaki bir kadroya atanmasının hukuka […]

→

Sağlık Bakanlığı’nda daire başkanının eğitim uzmanı olarak atanmasının hukuka uygunluğu ve kamu yararı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davanın temyiz incelemesi sırasında, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Davacı, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde daire başkanı iken eğitim uzmanı olarak atanmasına itiraz etmiş ve bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, disiplin soruşturmasında davacının kusurlu bulunmadığını […]

→

Kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesi iddiasının ödeme emrine itiraz sürecinde ileri sürülmesi gerekliliği ve haciz işleminin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının banka hesaplarına konan haciz işleminin kaldırılması talebinin reddine ilişkin Didim Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kararını onayladı. Davacı, ecrimisil borçlarından sorumlu tutulamayacağını, çünkü kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiğini ileri sürdü. Ancak, İdare Mahkemesi, ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve buna itiraz edilmemesi nedeniyle haciz işleminin hukuka uygun olduğuna karar verdi. Danıştay, temyiz başvurusunun […]

→