Belediye başkanına sosyal denge tazminatı ödenmesi kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye başkanına yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine yönelik bir hüküm içermektedir. Temyiz başvuruları, Sayıştay 5.Dairesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğu, belediye başkanının kamu görevlisi statüsünde olmasına rağmen sosyal denge tazminatı alamayacak şekilde değerlendirilmesinin mevzuata aykırı olduğu iddialarına dayanmaktadır. Kararda, belediye başkanının sosyal denge tazminatı […]

→

Belediye başkanına yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri kamu zararı teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye başkanına yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili kamu zararı tespitine odaklanmaktadır. 571 ve 601 İlam sayılı Daire Kararları, belediye başkanının, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğunu belirterek, bu ödemeler nedeniyle oluşan kamu zararının tahsil edilmesine hükmetmiştir. Temyiz başvurularında, belediye başkanının kamu görevlisi olarak kabul edilmesi gerektiği ve dolayısıyla sosyal […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinin yargı denetiminden muafiyeti 7421 sayılı Kanun ile nasıl sağlanır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 213 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, memur personele mevzuata aykırı olarak tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmetmiştir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesi gereği, sosyal denge tazminatı ödemeleri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu […]

→

Ceza infaz kurumlarında sağlık hizmetlerine erişim hakkı ihlali iddialarının somut delil yetersizliği nedeniyle geçerliliği sorgulanabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda mahpusların maruz kaldığı kötü muamele, sağlık hizmetlerine erişim hakkı ve ifade özgürlüğü ihlalleri üzerine yapılan başvurular incelenmiştir. Başvuran Dernek, mahpusların hastane sevklerinde yaşadıkları sorunlar, sağlık muayenelerinin kelepçeli yapılması ve insan onuruna aykırı muameleler gibi iddialarda bulunmuş, bu durumların işkence ve kötü muamele yasağını ihlal […]

→

Nargile sunumu yapılan iş yerlerinin yükseköğretim kurumlarına en az 100 metre mesafede bulunması şartı var mıdır (ÇŞB)

ÖZET: Nargilelik tütün mamulü sunan işyerlerinin, örgün eğitim kurumları ile olan mesafe ilişkisi hakkında yapılan değerlendirmede, bu işyerlerinin yükseköğretim kurumlarıyla da en az 100 metre mesafede bulunması gerektiği belirtilmiştir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre, örgün eğitim; okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarını kapsamaktadır. Bu bağlamda, yükseköğretim kurumları da örgün eğitim kapsamında değerlendirilmektedir. […]

→

Belediye başkanının mahalli örf ve adetler çerçevesinde yaptığı kılıç alımı, bütçe harcaması olarak hukuken geçerli midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin bütçesinden satın alınan 90 adet kılıcın, belediye başkanının yetkisi dahilinde ve mahalli örf, adet ile sosyal yaşantı için gerekli sayılan etkinlikler kapsamında değerlendirildiğini ortaya koymaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin ilgili hükümleri, temsil ve tören giderlerinin kapsamını belirlerken, bu giderlerin […]

→

Akaryakıt fiyat farkı hesabında bayi satış fiyatı kullanılması, Kamu İhale Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, “…………. Mal Alımı İşi”nde akaryakıt fiyat farkı hesabının hatalı yapıldığını tespit etmiştir. İlgili mevzuat gereği, fiyat farkı hesabında A2 değişkeninin EPDK tarafından yayımlanan fiyatlar üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, bu hesaplamada bayi satış fiyatı esas alınmış ve bu durum sonucunda …………. TL kamu zararı oluşmuştur. Hatalı hesaplamanın nedenleri arasında, 4734 sayılı Kamu İhale […]

→

Damga vergisi ödenmemesi durumunda kamu zararı oluşması ve iş artış bedeli üzerinden vergi tahsilatının gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin ihale ettiği “…………. Yapım İşi” sözleşmesine ilişkin damga vergisinin ödenmemesi konusunu ele almaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca, sözleşme bedeli üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak incelemeler sonucunda, sözleşme bedeli üzerinden damga vergisinin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, kamu zararına yol açmış ve […]

→

Teknik personelin süresi içinde bildirilmemesi, sözleşmede öngörülen ceza kesintisini engeller mi? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, “…………. Yapım İşi” kapsamında teknik personele ait bilgilerin süresi içinde bildirilmemesi ve deneyim şartının sağlanmaması nedeniyle sözleşmede öngörülen ceza kesintisinin yapılmaması sonucunda kamu zararına neden olunduğunu tespit etmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve sözleşme hükümlerine göre, yüklenicinin teknik personeli belirtilen süre içinde idareye bildirmesi ve gerekli deneyim şartlarını sağlaması zorunludur. Bu yükümlülüklere uyulmaması […]

→

Damga vergisi ödenmemesi durumunda kamu zararı tazmini için Sayıştay kararına itiraz süresi ne zaman başlar (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, yüklenici ile alt yüklenici arasında imzalanan sözleşmeden doğan damga vergisinin ödenmemesi durumu ele alınmıştır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, sözleşmeler damga vergisine tabidir ve yüklenici firmanın alt yüklenici ile yaptığı sözleşme üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi ödenmesi gerekmektedir. Yapılan incelemeler sonucunda, sözleşmeye ait damga vergisinin ödenmediği tespit edilmiştir. Bu durum, […]

→

Sözleşmede teknik personel belgelerinin süresinde sunulmaması kamu zararına yol açar mı? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, “…………. Yapım İşi” kapsamında yüklenicinin, sözleşmede belirtilen teknik personele ait belgeleri süresi içinde İdareye sunmadığını tespit etmiştir. Bu durum, sözleşmede öngörülen günlük cezaların hakedişlerden kesilmemesiyle sonuçlanmış ve kamu zararına yol açmıştır. Yüklenici, Kamu İhale Tebliği’nin 48. maddesine dayanarak, teknik personelin işin tamamında sürekli bulundurulması zorunluluğunun olmadığını savunsa da, asıl sorun, teknik personele ait […]

→

Zabıta müdürlüğünde büro hizmeti veren personelin fazla çalışma ücreti alması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede zabıta müdürlüğünde görev yapan veri hazırlama ve kontrol işletmeni unvanlı personelin, mevzuata aykırı olarak aylık maktu fazla çalışma ücreti almasının hukuka uygun olmadığını tespit etmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, zabıta hizmetleri yalnızca zabıta kadrosunda bulunan personel tarafından yürütülebilir. Büro hizmetlerinde görevli olan personelin zabıta görevini fiilen yerine […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı, eğitim hakkı için nakil taleplerini nasıl etkiler? (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi olarak, eğitimine devam edebilmek amacıyla uygun bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereğince, nakil talepleri belirli şartlara bağlıdır. Bu şartlar arasında, talep edilen kurumda yer ve uygunluk durumu yer almaktadır. Anayasa’nın 42. […]

→

Emekli uzman jandarmanın hususi damgalı pasaport talebi kadro derecesi nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, muvazzaf uzman jandarma olarak görev yaparken malulen emekli olduğunu ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun Ek 4. maddesi gereğince hususi damgalı pasaport almak için gerekli belgenin verilmesini talep etmiştir. Ancak, başvuranın emekliye ayrıldığı tarihte 7’inci derecenin 3’üncü kademesinde bulunduğu, daha sonra 6318 sayılı Kanun gereği 5’inci derecenin 1’inci kademesine intibakının yapıldığı belirlenmiştir. Bu durum, […]

→

Mahkeme kararlarının kesinleşmesini beklemeden uygulanması zorunluluğu idarenin takdir yetkisini sınırlar mı (KDK)

ÖZET: Bu karar, Nusaybin Belediye Başkanlığı’nın, mahkeme kararlarını uygulamama konusundaki tutumunu ele almaktadır. Başvuran, Nusaybin İcra Müdürlüğü’nde başlatılan icra takibi kapsamında, mahkeme tarafından belirlenen alacakların ödenmesini talep etmiştir. İdare, mahkeme kararının kesinleşmesini beklediğini belirtmiş, ancak Anayasa’nın 138. maddesi gereği, mahkeme kararlarının geciktirilmeden uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, yargı kararlarının uygulanmasının, adil yargılanma hakkının bir parçası olduğunu […]

→