Devlet memurunun kadro unvanına uygun görevde çalıştırılmasının kamu yararı ve hizmet gereği kapsamında hukuka uygunluğu değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bartın Üniversitesi’nde teknisyen olarak görev yapan başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde uygun pozisyonda çalışmadığı iddiasıyla başvuruda bulunmuştur. Başvurusu, 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi uyarınca Döner Sermaye İşletmesi’nde görevlendirilmesi üzerine odaklanmıştır. İdare, başvuranın kadro unvanına uygun olarak görev yaptığını ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını belirtmiştir. Başvuranın, mesleğine uygun görevlerde çalıştığı ve başka […]

→

Sosyal destek başvurularında hane halkı gelir kriterleri nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Karaman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne yapılan sosyal destek başvurusu, başvuranın torununun bakıma muhtaç olduğu iddiasıyla reddedilmiştir. Yapılan sosyal inceleme sonucunda, başvuranın torununun 16 yaşında olduğu ve birebir bakıma ihtiyaç duymadığı, ailenin ekonomik durumunun iyi olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın malulen emekli olduğu, hane içinde düzenli gelir bulunduğu ve çeşitli gayrimenkullere sahip olduğu belirlenmiştir. […]

→

OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen kişinin ihraç dönemi maaşlarına faiz talebi süresinde yapılmadığında hak kaybı olur mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen bir başvuranın, ihraç olduğu döneme ait maaşlarının yasal faizi için yaptığı talebin reddedilmesi üzerine verilmiştir. İdare, başvuranın tüm mali haklarının ödendiğini, ancak faiz talebinin süresinde yapılmadığını belirterek talebi kabul etmemiştir. Danıştay, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını […]

→

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından icra takibi süreçlerinin özel hukuk büroları aracılığıyla yürütülmesine yönelik uygulamanın incelenm (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen icra takibinin özel hukuk büroları tarafından takip edilmesine yönelik uygulamanın incelenmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, bu süreçte avukatları olmasına rağmen, icra takiplerinin neden özel hukuk büroları aracılığıyla yürütüldüğünü açıklamıştır. Kurum, hukuki süreçlerin yürütülmesinde kadrolu ve sözleşmeli avukatlar ile serbest avukatlardan hizmet satın alarak çalıştığını belirtmiştir. Sosyal Güvenlik […]

→

Kamu görevlisinin nakil talebinde idarenin muvafakat yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup nesnellik ve orantılılık ilkelerine uyulmalıdır (KDK)

ÖZET: Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda “Müşavir Hazine Avukatı” olarak görev yapan başvuran, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne naklen atanma talebinde bulunmuş, ancak Bakanlık, başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle muvafakat vermemiştir. İdarelerin muvafakat verme yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olup, bu yetkinin kullanımı sırasında nesnellik, tarafsızlık ve orantılılık ilkelerine uyulması gerekmektedir. […]

→

Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi nedeniyle alışveriş merkezi tarafından e-Devlet şifresi ve T.C. kimlik numarasının talep ed (KVKK)

ÖZET: Veri sorumlusunun bir alışveriş merkezi olduğu ve bu merkezin senetli alışverişler için e-Devlet şifresi talep etmesi, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi olarak değerlendirildi. İlgili kişilerden e-Devlet şifresi ve T.C. kimlik numarası talep edilmesi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırılık teşkil etmekte. İhbar dilekçesinde, alışveriş merkezi web sitesinde senetli alışveriş için e-Devlet şifresinin istenildiği […]

→

İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde yönetici kadrosundan araştırmacı kadrosuna atama işleminin hukuki değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda “Daire Başkanı” olarak görev yapan davacının, aynı Daire Başkanlığı emrine “Araştırmacı” olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yönetici kadrolarından Araştırmacı kadrosuna atanmasının, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla idarenin takdir yetkisi çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek davayı […]

→

Liyakat ilkesinin ihlali nedeniyle terfi ettirilmeyen davacının parasal haklarının ödenmesi kararı ve idari işlemlerde eşitlik ilkesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi için gerekli şartları taşıdığını, herhangi bir ceza veya soruşturma bulunmadığını, performans değerlendirme puanının iyi düzeyde olduğunu ve kıdem sıralamasında daha düşük puan ve kıdemdeki personelin terfi ettirildiğini tespit etmiştir. […]

→

Hatalı döviz kuru uygulaması sonucu oluşan kamu zararı için sorumluların tazmin yükümlülüğü nasıl belirlenir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, ………………… Şehir Hastanesi’nde kullanım bedeli ödemelerinin hesaplanmasında döviz kuru sepetinin yanlış kullanılması nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. Sözleşmeye göre, borçlanılan döviz sepetinin yalnızca Euro kurundan oluşması gerekirken, hem Dolar hem de Euro kuru üzerinden güncellemeler yapılmış, bu da toplamda ………………… TL kamu zararı oluşturmuştur. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı olduğunu ve […]

→

Şube müdürlüğü atamalarında yazılı ve sözlü sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, şube müdürlüğü kadrolarına atama sürecinde yazılı ve sözlü sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlgili yönetmeliklerin yalnızca sözlü sınav puanına dayalı atama yapılmasını öngörmesi, Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmasıyla sonuçlanmıştır. Bu durum, yazılı ve sözlü puanların aritmetik ortalamasının alınarak başarı düzeyinin belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Dava, davacının yazılı ve sözlü sınav sonuçlarının […]

→

Memurun görevden alınması ve naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde daire başkanlığı görevinden alınarak veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanan davacının iptal edilen işlemiyle ilgili hukuki değerlendirmede bulunmuştur. İdarenin, memurların naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi bulunduğu, ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Davacının görevden alınmasına ilişkin hukuken […]

→

Polis amirlerinin terfisinde kıdem ve liyakatın önemi, FETÖ/PDY yargılamalarının terfiye etkisi ve somut delil yetersizliğine rağmen geçmiş fiillerin değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilmesinde kıdem ve liyakatın temel ölçütler olduğunu belirterek, terfi etmeyi hak edenlerin liyakat yönünden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan yargılanmakta olduğu ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı dikkate alınarak, bu durumun terfi işlemini etkileyebileceği sonucuna varılmıştır. […]

→

Emniyet müdürünün görevden alınmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Bitlis İl Emniyet Müdürü olarak görevden alınarak Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı emrine Başmüfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin takdir yetkisini kullanma hakkının bulunduğunu ve bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava […]

→

6360 sayılı Kanun gereği atananların önceki hizmet sürelerinin görevde yükselme için dikkate alınıp alınmayacağı (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının İçişleri Bakanlığına bağlı bir kurumda “yazı işleri müdürü” kadrosuna atanabilmesi için gerekli olan hizmet süresi şartını taşıyıp taşımadığına ilişkindir. Davacı, 6360 sayılı Kanun gereği il özel idaresinden İçişleri Bakanlığına atanmış olup, bu durumun, görevde yükselme sınavına başvuruda aranan üç yıllık hizmet süresi şartını etkilemesi gerektiği iddiasındadır. İdare Mahkemesi, davacının bu şartı taşımadığı […]

→

Sözleşmeli personelin merkezi atama ile kadrolu memur olarak atanması sonrası iş sonu tazminatı talebi ve ihbar yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, 657/4B kapsamında sözleşmeli yurt yönetim personeli olarak görev yapan bir başvuranın, merkezi atama ile kadrolu memur olarak atanması sonrası iş sonu tazminatı talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. İdare, başvuranın iş sözleşmesinin feshedileceği bilgisinin bir ay önce bildirilmemesi nedeniyle tazminatın ödenmeyeceğini savunmuştur. Ancak, Danıştay içtihatları, haklı bir nedenin varlığı halinde bir ay önceden ihbar […]

→