Kamu Kurumlarının Kira Sözleşmelerinde Tahliye Talebinin Adli Yargıda Görülmesi Gerekliliği ve 2886 Sayılı Kanun’un Uygulanabilirliği Sorunu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir taşınmazın fuzuli işgali nedeniyle yapılan tahliye işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca tahliye talebiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 339. maddesi gereğince, kamu kurumlarının kira sözleşmelerinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu belirterek, davacı ile […]

→

Feragat beyanının irade bozukluğu nedeniyle geçersiz sayılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı Turistik Tesisler İşletmeleri A.Ş.’nin, belediyeye ait taşınmazın işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine, feragat beyanının geçerliliğini incelemiştir. Dava sürecinde, davacının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma için feragat ettiğini belirtmesine rağmen, bu feragatin sehven yapıldığı ve aslında davanın lehine sonuçlandığı gerekçesiyle feragat iradesinin […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı, hükümlülerin ailevi sebeplerle nakil taleplerinin değerlendirilmesini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ailevi sebeplerle İstanbul’daki bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin temel amaçlar arasında, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek ve topluma kazandırmak yer almaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olarak kabul edilmektedir. Ancak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka […]

→

Ceza infaz kurumuna nakil taleplerinde aile bütünlüğü ve çocuğun yüksek yararı nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Bursa ilinde bulunan bir ceza infaz kurumuna nakil talebi, idare tarafından reddedilmiştir. İdare, nakil talebinin reddini, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve başvuranın yüksek güvenlikli bir kurumda barındırılması gerekliliği gibi gerekçelere dayandırmıştır. Ancak, kararın değerlendirilmesinde, başvuranın aile bütünlüğü ve çocuklarının gelişimi üzerindeki olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmamıştır. Kararda, hükümlülerin aileleriyle olan […]

→

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na göre idarede bulunmayan bilgiler için başvuru reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, annesinin hangi bankalarda hesabı olduğuna dair bilgi talep etmiş, ancak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, bu talebi 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesi gereğince reddetmiştir. İdare, talep edilen bilginin kendilerinde bulunmadığını, bu bilgilerin doğrudan bankalardan temin edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Danıştay, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun […]

→

Eksik banka promosyonunun tam olarak ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Selçuk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Türkiye Vakıflar Bankası arasında imzalanan maaş ödemesi protokolü çerçevesinde, banka promosyonunun tam olarak ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, 2021 yılında yapılan promosyon ödemesinin eksik olduğunu belirterek, kendisine 4300 TL yerine yalnızca 2598 TL ödendiğini ifade etmiştir. Başvuruya ilişkin Selçuk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, başvuranın önceki iş […]

→

Mahkumun sağlık durumu nedeniyle cezaevi nakil talebinin reddi, yaşama hakkı ve sağlık hizmetlerine erişim hakkı kapsamında nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, hastalığı nedeniyle Diyarbakır ilindeki ceza infaz kurumuna nakil talep etmiş, ancak bu talep reddedilmiştir. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan yaşama hakkı, devletin mahkumların sağlık ve esenliğini koruma yükümlülüğünü içermektedir. Başvuranın sağlık durumu, bulunduğu kurumda tedavi olamayacak kadar ciddi olduğuna dair raporlarla belgelenmiştir. Ancak, başvuranın nakil talebinin reddi, ceza infaz kurumlarının doluluk […]

→

Sözleşmeli Personele Aile Yardımı Ödenmesi Gerektiği (ÇŞB)

ÖZET: Sözleşmeli personelin aile yardımı ödeneği ile ilgili yapılan değerlendirmelerde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında tam zamanlı çalışan sözleşmeli personele, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 203. maddesine göre aile yardımı ödeneği verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 8. maddesinde belirtilen hükümlere dayanmaktadır. Aile yardımı ödeneği, kısmi zamanlı […]

→

Belediye Başkanı’nın mevzuata aykırı atama işlemleri nedeniyle kamu zararının tazmini sorumluluğu üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu görevlilerinin mevzuata aykırı atama işlemleri sonucunda oluşan kamu zararının tazmini üzerine odaklanmaktadır. 118 sayılı İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan bir memurun, gerekli sınav şartını yerine getirmeden Şef kadrosuna atanması nedeniyle oluşan kamu zararının, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi ile birlikte üst yönetici olan Belediye […]

→

Kamu zararına yol açan mevzuata aykırı atamalarda sorumluluğun belirlenmesi ve tazmin yükümlülüğünün yöneticilere yüklenmesi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 193 sayılı İlamın 2. maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan bir personelin, gerekli sınav şartını yerine getirmeden Şef kadrosuna atanması nedeniyle oluşan kamu zararının, gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Belediye Başkanı’na müştereken ödettirilmesine karar vermiştir. Ancak, 18.10.2017 tarihli Temyiz Kurulu kararıyla, bu tazmin hükmünün sorumluluk açısından bozulmasına ve harcama yetkilileri ile […]

→

Komiser yardımcılığı sınavında iptal edilen soruların etkisiyle kazanılmış hakların değerlendirilmesi ve yoksun kalınan hakların iadesi talebi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının komiser yardımcılığı sınavında başarılı olmasına rağmen, iptal edilen sorular nedeniyle yeniden yapılan değerlendirmede başarısız duruma düştüğünü ve bu sebeple polis memurluğuna atanmasına ilişkin işlemin iptal edilmesini talep ettiğini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, idarenin yargı kararını uygulama yükümlülüğünü ve kazanılmış hakların korunması ilkesini gözeterek davacının işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. […]

→

İdarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, görevden alma işleminin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nde daire başkanı olarak görevden alınarak sağlık uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının görevden alınmasını gerektirecek herhangi bir olumsuz tutum veya davranışının bulunmadığını belirterek işlemin iptaline ve özlük haklarının tazminine karar vermiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, idarenin takdir yetkisini […]

→

TÜİK anketörlerinin ücret farkı talebi ve idarenin görev yeri özelliklerine göre ücret belirleme değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Denizli Bölge Müdürlüğü’nde 4/B sözleşmeli anketör olarak çalışan bir başvuran, Ankara, İstanbul ve İzmir Bölge Müdürlüklerinde çalışan anketörlere verilen ücret farkının diğer bölgelerdeki anketörlere de uygulanmasını talep etmiştir. İdare, bu talebi reddetmiş ve başvuranın ücret farkının belirlenmesinde görev yapılan birim, iş hacmi ve görev yerinin özelliklerinin dikkate alındığını […]

→

Disiplin soruşturması açma yetkisinin kullanımı ve idarenin takdir yetkisiyle şikayetin işleme alınmaması durumu (KDK)

ÖZET: Bu karar, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Türk Akreditasyon Kurumu’nda (TÜRKAK) görevli bir çalışanın, hakkında açılması talep edilen disiplin soruşturmasına ilişkin şikayetinin işleme konulmaması üzerine yapılan başvurunun reddine ilişkindir. Başvuran, şikayet dilekçesinin Bakanlık makamına sunulduğunu, ancak herhangi bir işlem yapılmadığını belirterek, disiplin soruşturması açılmasını talep etmiştir. Dışişleri Bakanlığı’nın cevabi yazısında, disiplin soruşturması açma yetkisinin Bakanlık makamında […]

→

Hükümlülerin isteğe bağlı nakil taleplerinde disiplin cezasının kaldırılması şartı nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunmakta ve Batman, Siirt veya Diyarbakır’daki ceza infaz kurumlarına nakil talep etmektedir. Ancak, 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereği, hükümlülerin isteğe bağlı nakil talepleri için bazı şartlar bulunmaktadır; bunlar arasında istekte bulunulan kurumda boş yerin olması ve disiplin cezasının kaldırılmış olması yer […]

→