İş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşması ve sorumluların yeniden tespiti gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğuna karar vermiştir. İlgili sözleşmeye göre, iş süresi toplam 360 gün olarak belirlenmişken, sözleşmeye aykırı olarak 121 günlük bir süre ilave edilmesi, iş bitim tarihinin hatalı hesaplanmasına yol açmıştır. Kamu […]

→

İş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararında kamu görevlilerinin sorumluluğu ve illiyet bağı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. İlgili sözleşmede toplam 360 gün olarak belirlenen iş süresine, sözleşmeye aykırı olarak, fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin ilave edilmesi, iş bitim tarihinin hatalı hesaplanmasına yol açmıştır. […]

→

İnşaat projesinde hatalı süre uzatımı ve kamu görevlilerinin sorumluluğu değerlendirilirken kamu zararı oluşumu dikkate alınmalı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin 2016 yılı hesabına ilişkin kararında, bir inşaat projesinin iş süresinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. İlgili sözleşmede toplam 360 gün olarak belirlenen iş süresine, fen koşullarında çalışmaya uygun olmayan 121 günün eklenmesi sonucu iş bitim tarihinin hatalı hesaplandığı belirtilmiştir. […]

→

İhaleye ilişkin hatalı süre uzatımı nedeniyle gecikme cezası uygulanmaması ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun illiyet bağı ile belirlenmesi gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen bir inşaat projesinde, sözleşmeye aykırı olarak eklenen 121 günlük sürenin iş bitim tarihinin hatalı belirlenmesine yol açtığını ve bu nedenle gecikme cezasının kesilmemesi gerektiğine hükmetmiştir. İlamda, kamu görevlilerinin sorumluluğu için, kamu zararı ile görevlilerin fiilleri arasında bir illiyet bağı kurulması gerektiği vurgulanmıştır. Eğer bu bağ kurulamazsa, kamu görevlilerinin […]

→

Eksik personel çalıştırma iddiası SGK bildirimleriyle çelişince kamu zararı iddiası reddedildi ve beraat kararı onaylandı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 185 sayılı İlamın 2’nci maddesinde, yüklenici tarafından ihale dokümanında belirtilen 199 personel sayısına hiçbir ayda ulaşılamadığını ve bu nedenle 5.970 prim gün sayısının sağlanamadığını tespit etmiştir. Ancak, eksik personel çalıştırma iddiasının SGK bildirimleri üzerinden yapıldığı, bazı personelin sağlık raporu nedeniyle geçici olarak çalışamadığı ve bu durumun prim gün sayılarına yansımadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, işin […]

→

İş güvenliği uzmanı ek ödemesinin iş yerinde 50’den az çalışan olması nedeniyle yersiz sayılması ve idarenin rücu talebiyle kamu zararı iddiası (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Konya’daki iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesi ve bu görev karşılığında aldığı ek ödemenin, iş yerinde 50’den az çalışan bulunması gerekçesiyle yersiz olduğu iddia edilmiştir. İdare, bu durumun kamu zararı oluşturduğunu belirterek başvurandan rücu talep etmiştir. Başvuran, ödemenin haksız olduğunu ve geri iade edilmesi gerektiğini savunmuştur. Danıştay, […]

→

Polis Akademisinde geçen öğrencilik sürelerinin borçlandırılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Polis Akademisi’nde geçirdiği öğrencilik sürelerinin borçlandırılması talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından reddedildiğini ifade etmektedir. Başvuru, 23 Ağustos 2020 tarihinde yapılmış olup, başvuranın iddiası, ilgili kanun hükümlerinin kendisine borçlanma hakkı tanıdığı yönündedir. Ancak SGK, başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma şartını yerine getirmediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. […]

→

Burs ve öğrenim kredisi başvurularında yaş sınırı olmaması gazi çocuklarının önceliklendirilmesini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın burs/öğrenim kredisi talebinin yaş gerekçesiyle değerlendirmeye alınmaması üzerine yapılan itirazı kapsamaktadır. Başvuran, gazi çocuğu olarak öncelikli kabul edilmesi gerektiğini savunurken, idare ise başvurunun değerlendirme kriterlerine dahil olmadığını belirtmiştir. Ancak, mevcut mevzuatta burs ve öğrenim kredisi başvurularında yaş sınırı öngören bir düzenleme bulunmamaktadır. Danıştay, başvuranın burs talebinin değerlendirilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun […]

→

Aylığın kesilmesi ve yersiz ödeme borcunun tahakkuk ettirilmesi nedeniyle fiili çalışma durumunun tespiti talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 01.03.2015 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının 24.02.2020 tarihinde iptal edilmesi ve adına 78.452,70 TL borç tahakkuk ettirilmesi işlemlerinin geri alınmasını talep etmiştir. İddialarına göre, iptal işlemi, fiili çalışması olmadığı gerekçesiyle yapılmış ancak başvuran, çalıştığına dair belgeler sunarak bu gerekçenin geçersiz olduğunu savunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın 2014-2015 yılları arasında fiilen çalışmadığını belirterek, yersiz […]

→

2020-27 sayılı Genelgede geçen, İdarece yapılacak değerlendirme sonucunda, ibaresinden ne anlaşılması gerektiği (ÇŞB)

ÖZET: T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü, 18 Aralık 2020 tarihli yazısında, 2020/27 sayılı Genelge ile ilgili olarak belediyelerin hangi organlarının değerlendirme yapması gerektiği konusunda açıklama talep edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre, belediyenin organları arasında belediye meclisi, encümeni ve başkanı yer almaktadır. Belediye başkanı, belediyenin en üst amiri olarak çeşitli görev […]

→

Uzun süreli durdurma cezasının rütbe terfisi ve amirlik eğitimi hakkına etkisi ve disiplin cezasının özlük dosyasından silinme süresi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2013 yılında aldığı 24 ay uzun süreli durdurma cezası nedeniyle başpolis ve kıdemli başpolis memurlarının ilk derece amirlik eğitimine katılma hakkının engellendiğini iddia ederek, ilgili mevzuatta düzenleme yapılmasını talep etmiştir. Danıştay, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. ve 82. maddeleri ile geçici 29. maddesine atıfta bulunarak, başvuranın başpolis memuru olarak bu düzenlemelerden yararlanamayacağını […]

→

Fazla ödenen işsizlik ödeneği nedeniyle oluşan borcun taksitlendirme talebine ilişkin usulüne uygun bilgilendirme yapılmaması (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından fazla ödenen işsizlik ödeneği nedeniyle oluşan borcunun kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuru süreci, 31 Temmuz 2018 tarihinde işten çıkış yaparak işsizlik ödeneği talebinde bulunmasıyla başlamış, 22 Temmuz 2019 tarihinde yeni bir işe girmesiyle ödeneği kesilmiştir. Başvuran, 530 TL fazla ödemenin taksitlendirilmesi için dilekçe vermiş, ancak bu talebinin kabul […]

→

Kamu görevinden ihraç sonrası banka promosyonunun ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, İzmit Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yöneltilen bir talep üzerine, bir öğretmenin banka promosyonu ödemesinin iadesi konusundadır. Şikayetçi, 2016 yılında kamu görevinden uzaklaştırılmasının ardından 2019’da göreve iade edilmiştir. Promosyon ödemesi için başvuruda bulunmuş, ancak 60 gün içinde yanıt alamamıştır. İzmit Kaymakamlığı, promosyon ödemelerinin, kamu kurumları ile bankalar arasında yapılan protokoller çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtmiş […]

→

Maden faaliyetlerinin durdurulmasına itiraz hakkının korunması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, İzmir’in Çeşme ilçesindeki maden ruhsatı kapsamında yürütülen madencilik faaliyetlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından durdurulmasına itiraz etmiştir. Başvurusunda, dekoratif taş üretim alanında herhangi bir olumsuzluk olmadığını ve bu nedenle durdurma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, ruhsatın ardından alanın kültür ve turizm koruma bölgesi olarak ilan edilmesinin kazanılmış haklarını ihlal ettiğini savunmuştur. […]

→

Yurt dışından alınan malın tesliminde PTT’nin hizmet kusuru nedeniyle yaşanan mağduriyetin giderilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, yurt dışından alınan bir ürünün teslimatında Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) tarafından yaşanan hizmet kusuru nedeniyle mağduriyetin giderilmesine ilişkindir. Şikayetçi, 2020 Mart ayında bir internet sitesinden yaptığı alışverişin kargolama sürecinden geç haberdar olduğunu belirtmiş, kargonun teslim edilmediği ve geri gönderildiği bilgisini geç öğrendiğini ifade etmiştir. PTT’ye yaptığı başvuruda, kargonun zamanında kendisine ulaşmadığını ve […]

→