Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazının temel amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Ancak, 5275 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri […]

→

Lisansüstü eğitimde azami süreyi dolduran öğrencinin kaydının yenilenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sağlık Yönetimi Tezli Yüksek Lisans programında kayıtlı bir öğrenci olarak, 09.09.2022 tarihinde azami sürenin dolması nedeniyle kaydının silindiğini belirtmiştir. Yükseköğretim Kurulu’nun 02.10.2022 tarihli toplantısında alınan karar doğrultusunda, COVID-19 nedeniyle ilişikleri kesilen öğrencilerin yeniden kayıt olabilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak başvuran, bu karardan faydalanamadığını ve kaydının […]

→

Ücretli öğretmenlik döneminde eksik yatırılan sosyal güvenlik primlerinin tamamlanması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, 2016-2018 yılları arasında ücretli öğretmen olarak çalışan kişinin, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yatırılan primlerin eksik olduğunu iddia etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, çalıştığı süre boyunca tam gün çalışmasına rağmen, SGK primlerinin eksik yatırılması nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş ve eksik prim günlerinin tamamlanmasını talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın ders ücreti karşılığı çalıştığını ve bu dönemdeki […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinde hangi kriterler dikkate alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. Başvuran, ailesinin bulunduğu yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerini zorunlu kılmamaktadır. Bununla birlikte, hükümlülerin sosyal rehabilitasyonu ve aile […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları dışında hangi kriterlerle değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiş, ancak bu talep, ilgili kurumların doluluk oranları gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacının hükümlünün […]

→

Süreli çalışma talebinin değerlendirilmesi ve işverenin yükümlülükleri (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde geçici işçi olarak çalışmakta olup, 14.11.2022 tarihinde doğum yapmıştır. Doğum sonrası, 09.08.2023 itibarıyla hafta içi 08:00-12:30 saatleri arasında kısmi süreli çalışma talebinde bulunmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı’na yapılan başvuru, 04.05.2023 tarihinde iletilmiş ve kısmi süreli çalışma için gerekli altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından talebin değerlendirileceği belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın […]

→

İcra takibinde ödeme bildirim yükümlülüğü olmaması iyi yönetim ilkelerine aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü tarafından başvuranın aleyhine icra takibi başlatılması işleminin hukuka uygunluğunu ve idarenin yükümlülüklerini ele almaktadır. Başvuran, kendisine ödeme bildiriminde bulunulmadan icra takibinin başlatılmasının maddi zarara yol açtığını iddia etmekte, idare ise böyle bir bildirim yükümlülüğünün bulunmadığını savunmaktadır. Ancak, idarenin bu tutumunun iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu değerlendirilmiştir. İdare Mahkemesi, vekalet […]

→

Sosyal güvenlik statüsünün belirlenmesinde 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nde 2003 yılında çalışmaya başlamış ve 2013 yılında İstanbul Defterdarlığına memur olarak atanmıştır. Ancak, sosyal güvenlik statüsünün belirlenmesinde 5510 sayılı Kanun’un esas alındığını, oysa 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olmasını talep etmektedir. Başvuru, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan açıklamalarla değerlendirilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın […]

→

Askerlik borçlanması işlemlerinin başvuru tarihindeki katsayılar esas alınarak yapılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, askerlik borçlanmasıyla ilgili işlemlerin, başvuru tarihine göre yapılması talebini içermektedir. Başvuran, 18 aylık askerlik süresini borçlanmak için 26/12/2022 tarihinde Marmaris Sosyal Güvenlik Merkezine başvurmuş, ancak memur statüsü nedeniyle işlemin görev yaptığı kurum aracılığıyla yapılması gerektiği belirtilmiştir. Başvuru, 28/12/2022 tarihinde Muğla İli İlçesi Komutanlığına teslim edilmiş, ancak SGK’ya ulaşması Ocak 2023’te gerçekleşmiştir. Bu durum, […]

→

İcap nöbeti ücretlerinin ödenmemesi mülkiyet hakkına aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, Düzce Hastanesi’nde Biyokimya Uzmanı olarak görev yapan başvuranın, 2022 yılı Aralık ayından itibaren icap nöbeti ücretlerinin ödenmediği iddiası değerlendirilmektedir. İdare, ödemelerin yapılmamasını Bakanlık Ek Ödeme E-Bordro Sistemindeki hataya dayandırırken, başvuran vekili, müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini belirtmektedir. Kararda, icap nöbeti hizmetinin gerekliliği ve bu hizmetin karşılığında ödenecek ücretin hukuki dayanağına vurgu yapılmakta, […]

→

İcap nöbeti ücretlerinin ödenmemesi mülkiyet hakkına aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Biyokimya Uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. ’ın icap nöbeti ücretlerinin 2022 yılı Kasım ayından itibaren ödenmediği iddiası ele alınmıştır. Başvuran, idarenin bu durumu Bakanlık Ek Ödeme E-Bordro Sistemindeki hataya dayandırdığını belirtmiştir. Kararda, icap nöbeti hizmetinin, sağlık hizmetlerinin kesintisiz sunulması açısından zorunlu olduğu ve […]

→

Engellilik mazeretine dayalı nakil talebi, uygun kadro bulunmaması durumunda reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, %84 engelli olarak Pınarbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak çalışmakta ve ailesinin ikamet ettiği Elazığ’a nakil talep etmektedir. İdare, başvuranın kazanılmış hak aylık derecesinin 9 uncu derecenin 1 inci kademesinde olduğunu ve Elazığ’da uygun kadro bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Danıştay, başvuranın engellilik mazeretine dayalı nakil talebinin reddinin hukuka […]

→

657 sayılı Kanun’un 4/B ve 4/C kapsamındaki sözleşmeli personelin hizmet süreleri kademe ilerlemesinde dikkate alınabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Kanun’un 4/B ve 4/C maddeleri kapsamında çalıştığı sürelerin, kademe ilerlemesinde dikkate alınmasını ve ilave bir derece verilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın taleplerini, 657 sayılı Kanun’un 64. maddesinde geçici ve sözleşmeli personel için düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Danıştay kararları, sözleşmeli personelin geçirdiği sürelerin, kamu hizmetinde geçen süre olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya […]

→

Ticaret uzman yardımcılığı sözlü sınavında nesnellik ve şeffaflık ilkeleri nasıl sağlanmalı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ticaret Uzman Yardımcılığı Gıda Mühendisliği branşında katıldığı sözlü sınavda, soruların rastgele sorulması ve değerlendirme kriterlerinin belirsizliği nedeniyle başarısız sayıldığını iddia ederek, sınav sonucunun yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın sözlü sınavda 35 puan aldığını ve gerekli asgari puanı sağlayamadığını belirtmiş, ancak sınav sürecinde sorulan soruların ve verilen cevapların kayda geçirilmediği, dolayısıyla değerlendirme kriterlerinin […]

→

Engelli ehliyeti talebinin reddi, özel tertibatlı araç kullanma raporuna rağmen hukuka uygun mudur? (KDK)

ÖZET: Başvuran, 26/01/2023 tarihinde 10 yıldan fazla süredir sahip olduğu B sınıfı ehliyetini, engel durumu nedeniyle engelli ehliyetine çevirmek amacıyla Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi sağlık kuruluna başvurmuş, ancak sağlık kurulu tarafından “sürücü olamaz” raporu verilmiştir. Başvuran, bu karara itiraz ederek Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvurmuş, burada da benzer şekilde “sürücü olamaz” kararı alınmıştır. Başvuran, kas […]

→