İdari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargıda incelenmesi gerektiği ve 1774 sayılı Kanun’da görevli mahkeme belirtilmediği hususu üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin düzenlemenin bulunmadığını belirlemiştir. Dava konusu işlemin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16. maddesinde tanımlanan idari yaptırım niteliğinde olduğu ve bu nedenle itirazın adli yargı bünyesinde, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, 1774 sayılı […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kanun çerçevesinde işyeri ruhsatı iptali ve kapama kararlarının adli yargıda incelenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu çerçevesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyeri kapama kararının hukuki niteliğini değerlendirmiştir. Dava, davacıya ait otelin ruhsatının iptali ve kapama kararına itiraz üzerine açılmıştır. Daire, 1774 sayılı Kanun’da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için bir mahkeme belirlenmediğini, dolayısıyla uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında […]

→

İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsatı iptali uyuşmazlığının adli yargıda çözümlenmesi gerektiği hususunda hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin, idari yaptırım niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda, söz konusu kanunda idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince […]

→

İşyeri ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliğindeki uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olup olmadığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlığın, idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğunu belirlemiştir. Bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği, idari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlemin, 1774 sayılı […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan idari yaptırım kararlarının adli yargıda çözümlenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan bir faaliyetten men kararının idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, söz konusu kanunda idari yaptırımlara karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde, yani Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin […]

→

OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen memurun geriye dönük maaş alacakları yasal faizle ödenmeli midir (KDK)

ÖZET: Bu karar, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edilen bir kamu görevlisinin, görevden çıkarıldığı süre boyunca geriye dönük maaşlarının yasal faizleriyle birlikte ödenmesi talebini ele almaktadır. Başvuran, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra, OHAL Komisyonu kararıyla görevine geri dönmüştür. İlgili mevzuat gereği, görevden çıkarılma tarihinden göreve başlama tarihine kadar geçen süreye […]

→

Sözleşmeli personelin ücret belirlenmesinde farklı pozisyonlarda geçen hizmet süresinin dikkate alınıp alınamayacağı (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Sağlık Bakanlığı’nda 2011 yılında şoför olarak göreve başladığı, daha sonra unvan değişikliği ile VHKİ olarak çalıştığı ve 2020 yılında sözleşmeli sağlık teknikeri olarak atandığı belirtilmiştir. Başvuran, sözleşme ücretinin belirlenmesinde hizmet süresinin dikkate alınmasını talep etmiştir. Ancak, başvuranın sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre boyunca aynı pozisyonda veya kadroda hizmetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. […]

→

Kamu görevine iade sonrası mali hakların yasal faizle ödenmesi ve idarenin ödeme yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın kamu görevinden ihraç edilmesi ve sonrasında göreve iadesi sürecinde ödenmesi gereken mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmemesi hususu ele alınmıştır. Başvuran, görevden uzak kaldığı süreler için toplu maaş ödemesi almasına rağmen, yasal faiz, fazla çalışma bedeli ve operasyon tazminatı taleplerinin karşılanmadığını belirtmiştir. İdare, bu taleplerin mahkeme kararı olmadan yerine getirilemeyeceğini savunmuştur. […]

→

Sendika yöneticisi ve 12/36 çalışma düzenindeki çalışanın il dışına çıkışının engellenemeyeceği değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Yozgat İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü çalışanının nöbet istirahatli ve sendikal izinli olduğu zamanlarda il dışına çıkabilme talebine ilişkindir. Başvuran, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesi gereğince sendika yöneticisi olarak haftada bir gün izin kullanma hakkına sahip olduğunu ve 12/36 saat çalışma düzenine tabi olduğunu belirtmiştir. […]

→

Araştırmacı kadrosunda yer alan personelin pandemi sürecine özgü ek ödeme talebi hukuka uygun olarak reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü’nde araştırmacı olarak görev yaparken Covid-19 pandemisi sürecinde filyasyon çalışmaları kapsamında ek ödeme talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamına girmediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. 209 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılabilmesi için personelin belirli […]

→

Araştırmacı kadrosundaki personelin filyasyon çalışmaları için ek ödeme talebi zorla çalıştırma yasağı kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü’nde araştırmacı olarak görev yaparken, Covid-19 pandemisi sürecinde filyasyon çalışmaları kapsamında diğer sağlık personeli ile aynı şartlarda çalışmasına rağmen ek ödeme talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. 209 sayılı Kanun’un 5. maddesi, döner sermaye […]

→

Aile yardımı ödeneği talebinde geriye dönük ödeme sınırlaması ve geç bildirim hakkın kazanılmasını etkilemez mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın aile yardımı ödeneği talebi üzerine yapılan değerlendirmede, geriye dönük olarak yalnızca 3 aylık ödemenin yapılabileceği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın eşi ücretsiz izne ayrıldığı dönemde aile yardımı almaya hak kazandığı, bu durumun geç bildirilmesinin hakkın kazanılmasını etkilemeyeceği vurgulanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin, aile yardımı ödeneğine hak kazanma koşullarını […]

→

Sözlü sınavda objektiflik ve liyakat ilkelerine uygunluk değerlendirmesiyle hukuka aykırılık iddiası ve iptal talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Diyarbakır’daki bir okulda öğretmen olarak görev yaparken, 2021 Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nda 87,50 puan almasına rağmen sözlü sınavda 50 puan verilmesi nedeniyle atanmaya hak kazanamadığını iddia ederek sınavın iptalini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, sözlü sınavların kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Millî Eğitim […]

→

ÖSYM’nin sınav giriş belgesi edinme yükümlülüğü adayların sorumluluğunda mıdır (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi’nde (AİS) sınav giriş belgesi bulunmaması nedeniyle Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) giremeyerek maddi ve manevi tazminat talep etmesi üzerine verilmiştir. ÖSYM’nin, adayların sınav giriş belgelerini AİS üzerinden edinmeleri gerektiği ve bu belgeleri yanında bulundurmayan adayların sınav binasına alınmayacağı yönündeki düzenlemeleri, 6114 sayılı Kanun’un 7. maddesi gereğince […]

→

Jandarma sivil memurlarının harçsız silah taşıma ruhsatı talebi idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan sivil memurların harçsız silah taşıma ruhsatı talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalıştığını ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin sahip olduğu haklardan yararlanmak istediğini belirtmiştir. Ancak, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve ilgili […]

→