Ankara Barosu’nun bilgi edinme başvurusuna süresinde yanıt vermemesi 4982 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Ankara Barosu Başkanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusuna yasal süre içinde cevap verilmediği iddiasına dayanıyor. Anayasa’nın 74. maddesi ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, bireylerin bilgi edinme hakkını güvence altına alırken, kamu kurumlarının bu talepleri etkin ve hızlı bir şekilde sonuçlandırma yükümlülüğünü de belirtiyor. Başvuran, Baro Başkanlığı’na yaptığı başvurunun süresinde yanıtlanmadığını […]

→

Adalet Bakanlığı’nın takdir yetkisi kapsamında memur kadrosuna geçiş talebinin reddi ve kamu yararı değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Adliyesinde mübaşir olarak görev yaparken, daha önceki memur kadrosuna geçiş talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığı, başvuranın talebini reddetmiş, gerekçe olarak Gaziosmanpaşa Adliyesinde mübaşir unvanında ihtiyaç bulunması ve memur unvanında ise ihtiyaç olmamasını göstermiştir. Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği uyarınca, başvuranın daha önceki memur kadrosuna geçişinin yapılabileceği belirtilse de, idarenin […]

→

Orman arazisinde pansiyon ruhsatının iptali ve imar barışından yararlanamama durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya Kemer’de bulunan bir pansiyonun işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile ilgili davada, ruhsatın iptaline ilişkin Kemer Belediye Başkanlığı’nın işlemini hukuka uygun bulmuştur. Dava konusu taşınmazın orman arazisi olması nedeniyle, 2709 sayılı Anayasa’nın 169. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4. maddesi gereğince, orman […]

→

Danıştay’ın işyeri ruhsatı iptali işleminin idari yaptırım niteliği ve uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiğine ilişkin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin iptali istemini incelemiştir. Dava, davacıya ait bir otelin ruhsatının iptal edilmesi üzerine açılmıştır. Mahkeme, davanın esasına girmeden, işlemin hukuka uygun olmadığını belirterek iptal kararı vermiştir. Ancak, Danıştay, bu kararın hukuki isabet taşımadığını değerlendirerek, uyuşmazlığın adli yargı kapsamında […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı itirazda görevli mahkemenin belirlenmesi ve adli yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme bulunmadığını belirlemiştir. Dava konusu işlemin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16. maddesinde tanımlanan idari yaptırım niteliğinde olduğu ve bu nedenle uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde, Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı itiraz mekanizmasının eksikliği ve 1774 sayılı Kanun uyarınca görevli mahkeme belirlenmesi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaliyle ilgili bir uyuşmazlıkta, idari yaptırım kararlarına karşı itiraz mekanizmasının eksik olduğunu tespit etmiştir. Dava, davacıya ait işletmenin ruhsatının iptaline ilişkin işlemden kaynaklanmakta olup, bu işlem 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16. maddesi çerçevesinde idari yaptırım niteliğindedir. 1774 sayılı Kanun’da, idari […]

→

Covid-19 tedbirleri ve cezaevi doluluk oranları hükümlülerin nakil taleplerini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin Kayseri’de yaşadığını belirterek, bu bölgeye yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının amacını hem suçun önlenmesi hem de hükümlünün topluma kazandırılması olarak belirlemektedir. Hükümlülerin nakil talepleri, 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddelerinde düzenlenmiş olup, özellikle 54. maddede “Kendi istekleri […]

→

Bilgi edinme hakkı kapsamında kişisel verilerin açıklanması özel hayatın gizliliğini ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde talep ettiği bilgi ve belgelerin, kişisel veriler ve özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirildiği belirtilmiştir. Başvuran, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda görev yapan kişilere ait davaların kararlarını talep etmiştir. Ancak, bu bilgilerin açıklanmasının, ilgili kişilerin mesleki şeref ve haysiyetine haksız müdahale oluşturabileceği ve özel hayatlarının […]

→

Cerrahi onkoloji uzmanının kliniğin birleştirilmesi sonrası ek ödemeden mahrum kalması ve ayrımcılık iddiası üzerine hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Başvuran, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Cerrahi Onkoloji Uzmanı olarak görev yaparken, Temmuz 2020’de cerrahi onkoloji kliniğinin genel cerrahi kliniği ile birleştirilmesi sonucu liste dışı bırakıldığını ve ek ödemeden mahrum kaldığını iddia etmiştir. Başvuran, bu durumun ayrımcılık olduğunu ve diğer uzmanlarla eşit muamele görmediğini öne sürerek, çalışma listelerine dahil olmayı ve ek ödemelerin yapılmasını talep […]

→

İcap nöbeti ücreti talebinde uzman hekim dışındaki sağlık personelinin hakları ve angarya yasağının ihlali değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın icap nöbetleri için talep ettiği ücretin ödenmemesi üzerine yaşanan hukuki uyuşmazlık incelenmiştir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesine dayanarak, izin kullandırılmayan icap nöbetleri için ücret talep etmektedir. İdare, uzman hekim dışındaki sağlık personeline icap nöbeti ücreti ödenmeyeceği yönünde görüş bildirmiştir. Ancak, bu görüşün yasal dayanağı bulunmamaktadır ve […]

→

Doktora sahibi personelin atanabilirlik şartları ve idarenin takdir yetkisiyle kamu yararı ve eşitlik ilkesi gözetimi (KDK)

ÖZET: Başvuran, doktora eğitimini tamamladıktan sonra Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir kadroya geçiş talep etmiştir. Ancak, Sağlık Bakanlığı, başvuranın Fizyoterapist olarak görev yaparken Anatomi alanında doktora yapmış olmasını, talep ettiği Uzman, Araştırmacı veya Eğitim Uzmanı kadrosuna geçiş için yeterli görmemiştir. Yönetmelik gereği, doktora sahibi personelin atanabilmesi için belirli hizmet süreleri ve öğrenim şartlarını taşımaları gerektiği belirtilmiştir. […]

→

Belediye bütçesinden Özel Kalem Müdürlüğü personeline giyim eşyası alımının hukuka aykırılığı ve kamu zararı oluşturması üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 5. Dairesi, Belediye Özel Kalem Müdürlüğü personeline giyim eşyası alımının Belediye bütçesinden karşılanmasının hukuka aykırı olduğuna ve kamu zararı oluşturduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmelikler, giyim yardımı alacak personeli belirlerken Özel Kalem Müdürlüğü personelini kapsam dışı bırakmaktadır. Bu nedenle, yapılan harcama mevzuatta öngörülmediği için kamu zararı olarak değerlendirilmiştir. […]

→

Aşırı düşük teklif açıklamalarında birim fiyatı alınan kurumun belirtilmemesi hukuka aykırılık teşkil eder mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, aşırı düşük teklif açıklaması yapan müdahil şirketin, analiz girdileri için hangi kamu kurum ve kuruluşunun birim fiyatını kullandığını belirtmemesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Yapılan incelemede, müdahil şirketin sunduğu tabloda “Birim Fiyatı Alınan Kurum/Kuruluş” sütununun boş bırakıldığı ve bu durumun Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.5. maddesine aykırı olduğu tespit edilmiştir. İlgili […]

→

Asfalt plent kapasitesinin ihale şartnamesindeki değerlerin üzerinde olması teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına engel midir (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, Feza Taah. A.Ş.’nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin idari işlemi iptal etmiştir. İlgili karar, davacının sunduğu Kapasite Raporu’nda belirtilen asfalt plentinin kapasitesinin 320 ton/saat olarak ifade edilmesi ve bu kapasitenin SMMM Demirbaş Tespit Raporu ile desteklenmesi üzerine şekillenmiştir. İhaleyi gerçekleştiren idarenin yaptığı hesaplamalara göre, davacının asfalt plentinin kapasitesi 243 ton/saat olarak […]

→

Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımında kıdem tazminatı yükümlülüğünün yükleniciye devredilmesi hukuka uygun mu (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalesinde işçi alacaklarının asıl işveren olan kamu kurumuna ait olduğunu tespit etmiştir. Ancak, Teknik Şartname’deki düzenlemenin, işçilik alacakları açısından idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı ve bu durumun mevzuata aykırı olduğu belirtilmiştir. Özellikle, kıdem tazminatına ilişkin yükümlülüğün yükleniciye devredilmesi, hukuka uygun bulunmamıştır. Bu nedenle, Kurul […]

→